Yazılı Soruları Editörün Seçtikleri

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları C Grubu

2018-2019 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI  …………………………………………. LİSESİ 9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 2.DÖNEM 1.YAZILI SORULARI C GRUBU

Onun fikirlerinde ve duygularında hiçbir şey değişmemiştir. Bu gidişten o da memnun değil, ne bu yaşayış tarzını, ne evlerine girip çıkan insanları, o da beğenmiyor; fakat ne çare ki iş çığrından çıkmış, karısına olan zaafı yüzünden yahut daha başka sebeplerden kendini bir kere bu korkunç akıntıya kaptırmıştır; bu müdafaalar bu zaafa bir mazeret göstermekten başka bir şey için değildir.
                                                           Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü
Birinci ve ikinci soru yukarıdaki paragrafa göre cevaplanacaktır.

1.Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü romanından alınan yukarıdaki paragrafın anlatıcı bakış açısı hakkında bilgi veriniz.

2.Yukarıdaki paragrafta bulunan zamirlerin altını çizerek bu zamirlerin ne tür zamir olduğunu belirtiniz.

3.Aşağıdaki belirtilen romanlar yansıttıkları edebî akımlara göre ne tür romanlardır? Karşısına yazınız.
Telemak
Sefiller
Kırmızı ve Siyah
Nana
Bulantı
Gülün Adı

4.Yaprak Dökümü ve Küçük Ağa romanlarında olaylar hangi mekanlarda geçmektedir? Yazınız.

5. Anlatma tekniğinde okuyucu ile eser arasına anlatıcı girer. Okuyucu hemen her şeyi anlatıcı kanalıyla görür ve öğrenir. Okuyucunun dikkati anlatıcı üzerinde yoğunlaşır. Anlatma; kişi tanıtımı, olay anlatımı, geriye dönüş, iç çözümleme veya özetleme şeklinde olabilir.
Aşağıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? Bu anlatım tekniği hakkında bilgi veriniz.

Çerviakov General’e kuşkuyla bakarak, “Unutmuş! Ama gözleri sinsi sinsi parlıyor, benimle konuşmak bile istemiyor! Aksırmanın çok doğal bir şey olduğunu söylemeliydim ona. Yoksa kasten tükürdüğümü sanabilir. Şimdi değilse bile sonradan böyle gelir aklına. Oysa hiç istemeden oldu,” diye düşündü.

6. Roman kahramanları ruhsal ve fiziksel özellikleriyle tanıtılır. Kişilerin kendine özgü ayırt edici özellikleriyle diğerlerinden ayrılanlarına ……………………………………..; kıskançlık, cimrilik, korkaklık gibi benzerlerinin niteliklerini abartılı bir biçimde üzerinde toplayanlarına ………………………….. denir.
Yukarıdaki paragrafta bulunan boşluklara uygun sözcükleri getiriniz.

7. Birdenbire ( ) derin bir mağaranın bağrından çıkıvermiş gibi kalın bir ses: “Hangi rüzgâr kesiliyor?” diye sordu. Amcamın sesini tanıdım. Donakaldım. Başım ( ) göğsüm sırsıklamdı. Amcam yanaştı: ( )Mahmut sen misin(  ) (  ) dedi.
Yukarıdaki cümlelerde boşluklara hangi noktalama işaretleri getirilmelidir? Yazınız.

8. “Sahne tozu yutmak” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.

9.Tarihî bir olayı anlatan bir tiyatro eseri gerçeği bire bir yansıtabilir mi? Yazınız.

10.Aşağıdaki diyalog Necati Cumalı’nın Kaynana Ciğeri adlı tiyatro eserinden alınmıştır. Bu eser hangi tiyatro türüne girmektedir? Yazınız ve bu tiyatro türünün dört özelliğini açıklayınız.

Gelin — Anneciğim, bu sabah tam mutfağa girdim!..
Kaynana — Neyse! Hemen lafa başlama! Söyle bakayım, dün gece ne rüya gördün?
Gelin — Dur bakayım?.. Ah, anneciğim, az kaldı unutacaktım! Dün gece rüyamda iki dizi kırmızı biber gördüm!..
Kaynana — Nerede?
Gelin — Tavanda asılıydı!..
Kaynana — Hayırdır inşaallah! Kaç kez söyledim! Gördüğün rüyayı anlatmadan işe başlamak iyi değildir diye… Tavanda asılıydı… Sonra?
Gelin — Sonrası bu işte! İki dizi kırmızı biber gördüm. Tavanda asılıydı (Tavana bakarak) şurada, ocağın yanında…
Kaynana — Dur bakayım?!.. Kırmızı biber! görmek iyi değildir! Acı söz! Yeşil görsen murat sayılır. Ama kırmızı biber acı söz! Sonra?.. Başka ne gördün? İnsan rüyasını hemen anlatmazsa, hem unutur! Hem de anlatmazsa, o gün işinin nasıl gideceğini de bilemez!
Gelin — (Heyecanla) Ah, rüyam çıktı! Vallahi çıktı!..
Kaynana — Dur bakayım! Hemen nereden anladın çıktığını? Hayra yor! Hemen çıktı deme! Anlat başka ne gördün?
Gelin — Ah, ben şimdi ne yapayım?
Kaynana — Teker teker anlat kızım! Laf karıştırma! Anlat, nasıl gördün?

CEVAPLAR:

1. Hâkim bakış açısı kullanılmıştır. Anlatıcı, olaylara ve kahramanlara hâkimdir. Olayların nasıl gelişeceğini bilir ve görür. Olayları anlatırken kahramanların aklından geçenleri ve psikolojilerini yansıtır.

2. Onun (şahıs zamiri) fikirlerinde ve duygularında hiçbir şey (belgisiz zamir)değişmemiştir. Bu gidişten o (şahıs zamiri) da memnun değil, ne bu yaşayış tarzını, ne evlerine girip çıkan insanları, o (şahıs zamiri) da beğenmiyor; fakat ne çare ki iş çığrından çıkmış, karısına olan zaafı yüzünden yahut daha başka sebeplerden kendini (dönüşlülük zamiri) bir kere bu korkunç akıntıya kaptırmıştır; bu müdafaalar bu zaafa bir mazeret göstermekten başka bir şey (belgisiz zamir)için değildir.

3. Romantik roman – Sefiller
   Realist roman – Kırmızı ve Siyah
   Natüralist roman – Nana
   Egzistansiyalist roman Bulantı
   Postmodern roman- Gülün Adı

4. Yaprak Dökümü’nde İstanbul, Küçük Ağa’da Akşehir’de geçmektedir.

5. İç çözümleme tekniği kullanılmıştır. İç çözümleme; kişilerin iç dünyalarının, iç yaşantılarının, hâkim anlatıcı ve bakış açısıyla anlatıldığı psikolojik tahlil tekniğidir. Bu anlatım tekniğinde anlatıcı, kişinin iç dünyasına bütünüyle egemen olan dışarıdan bir unsur olarak etkindir; anlatılan kişi ise edilgendir.

6. Roman kahramanları ruhsal ve fiziksel özellikleriyle tanıtılır. Kişilerin kendine özgü ayırt edici özellikleriyle diğerlerinden ayrılanlarına ……..karakter……..; kıskançlık, cimrilik, korkaklık gibi benzerlerinin niteliklerini abartılı bir biçimde üzerinde toplayanlarına ………..tip………….. denir.

7. Birdenbire ( , ) derin bir mağaranın bağrından çıkıvermiş gibi kalın bir ses: “Hangi rüzgâr kesiliyor?” diye sordu. Amcamın sesini tanıdım. Donakaldım. Başım ( , ) göğsüm sırsıklamdı. Amcam yanaştı: ( “  )Mahmut sen misin( ?  ) ( ” ) dedi.

8. Sahne tozu yutmak genellikle tiyatro çalışmalarında duyulmaktadır. Oyunculuğun gelişmesi ve ilerlemesi için, alanda uzun bir süre çalışarak deneyim sahibi olmak anlamlarında kullanılmaktadır. Sahnede olmanın, oradaki hissi tecrübe etmenin önemini vurgulayan bir sözdür. Her ne kadar en çok tiyatrocular için kullanılıyorsa da sahne işi yapan herkese söylenebilmektedir.

9. Tarihi bir olayı anlatan bir tiyatro eseri gerçeği birebir yansıtamaz. Tiyatro eserleri kurmaca gerçekliğe sahip metinlerdir. Kurmaca metinlerde gerçek yaşamdan alınmış kişi ve olaylar yazarca yeniden işle­nerek, değiştirilip ayıklanarak bir bakıma “düşsel bir gerçekliğe dönüştürülerek” anlatılır ve bu gerçeklik tarihi gerçeklikle birebir aynı olmaz.

10. Komedidir.
Kişilerin ve toplumun aksayan yönlerini güldürücü ögelerle iç içe yansıtan tiyatro türüdür.
Korkaklık, cimrilik, dalkavukluk gibi huy ve davranışlar abartılarak seyirciyi güldürürken düşündürmek amaçlanır.
Konular günlük yaşamdan alınır.
Kahramanlar, halk kesiminden kimselerdir.
Üç birlik kuralına uyulur.
Kaba şakalar, söz oyunları, imalar önemli yer tutar.
Öldürme, yaralama gibi olaylar sahnede canlandırılır.

9.sinif turk dili ve edebiyatı 2.donem 1.yazili sorulari c grubu indir.

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap