Ders Notları

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ROMAN VE HİKAYE

Cumhuriyet Döneminde Roman

Yazarlar toplum gerçeklerini yansıtmaya, toplumsal sorunlara çözüm getirmeye çalışırlar. Gözlemlerini yansıtırlar.

1930-1940 yılları arasında eser veren yazarlar; toplumsal gerçekleri, 2.Abdülhamit Döneminden başlayıp 1.Dünya Savaşı yıllarını konu olarak işlerler.

1940’lı yıllarda romanlarda 2. Dünya Savaşı yıllarında konularda toplumsal endişe ağırlık kazanır ve toplumu ilgilendiren konularda çeşitlilik görülür. Türk edebiyatında köy edebiyatı başlar, köy ve köylünün sorunları dile getirilir.

1950’li yıllarda 2.Dünya Savaşı yıllarında yetişen köy çıkışlı, Köy enstitülü yazarlar köy ve kasaba romanlarını yayımlarlar.

1960’lı yıllarda toplumcu yazarlar konuları çeşitlendirirler, geçirilen siyasi, toplumsal ve ekonomik değişmeler, bunların sonuçları ele alınır.

1970-1980 yılları arasında roman yazarları sayısında büyük bir artış görülüyor. Konu türlerinde artış olur, 27 Mayıs ve 12 Mart olayları ele alınır. Belgelere dayanarak yazılan tarihi romanlar ve Almanya’ya göç edenlerin dramlarını anlatan romanlar dikkati çeker.

1980-1990 yılları arasında aileden hareket ederek, 1900’lerden başlayan geniş bir zaman dilimi içinde, Türkiye’nin toplumsal yaşamından kesitler verilir. Biyografik romanlar yazılır. İnsanların alın yazılarına egemen olmak için gösterdikleri çaba, köyden kente göç ile köylülerin kentte içine düştükleri çıkmazlar, kadın sorunları anlatılır. 12 Eylül 1980 öncesi olaylarından kesitler verilir.  Roman klasik yapısından uzaklaştırılarak romana yeni bir kurgu kazandırılır.

Cumhuriyet Döneminde Hikaye

Cumhuriyetin ilk yıllarında, Milli Edebiyat Dönemi yazarlarından Halide Edip, Yakup Kadri, Reşat Nuri hikaye de yazmışlardır.

1930-1940 yılları arasında sanatın toplum üzerindeki etkisini savunan yazarlar, gerçekçi ve gözleme dayalı hikayeler yazarlar.

1940’lı yıllarda 1.Dünya Savaşı’ından sonra Anadolu’nun durumu, 2.Dünya Savaşı sonrasında toplumdaki ahlak çöküntüsü ağırlık kazanır, toplumsal konular çeşitlenir.

1950’li yıllarda küçük memur, işçi, köylü, kasabalı ve şehirlerin kenar mahallelerindeki insanların sorunları anlatılır. Birey merkezli psikolojik, anı türünde öyküler yazılır.

1960’lı yıllarda yazar sayısı artar ve ona bağlı olarak konular çeşitlenir. İşçi, köylü, kasabalı ve şehirlerin kenar mahallelerindeki insanların sorunları ve cinsellik öyküye girer. 27 Mayıs ve 12 Mart’ı hazırlayan olaylar işlenir. Varoluşçuluk akımı öyküyü etkiler.

1970’li yıllarda siyasal, toplumsal, günlük konular ele alınır, 1960’tan sonra gelişen siyasi olaylar, anarşik olaylar, bunlar karşısında halkın durumu dile getirilir. Küçük insanın yaşam kavgası, kadının toplumdaki yeri, çocuklar için yazılan öyküler önem kazanır.

1980 ve 1990’lı yıllarda birey merkezli yazılan öyküler ile Güneydoğu Anadolu ve Doğu insanının sorunları verilirken, bunların politikaya malzeme edilişi eleştirel bir bakışla incelenir.

Cumhuriyet Dönemi Roman ve Hikayelerinin Genel Özellikleri:

√ Türkiye’nin gerçeklerine eğilme söz konusudur.

√ Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki, köylerdeki yaşam ve insan ilişkileri, yurtdışına göçen işçiler ele alınır.

√ Her sınıftan, her yaşam biçiminden gelen kahramanlar canlandırılır.

√ Toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirilir.

√  Dil devrimi edebiyatı yakından etkiler.

√ Toplumdaki değişmeleri, siyasal yaşamdaki çalkantıları, çatışmaları ele alan romanlar yazılır.

√ Kurtuluş Savaşı’na katılan halk ve aydınlar, yeni döneme ayak uydurmaya çalışan çıkarcılar ve işbirlikçiler işlenir.

√ Batı uygarlığı karşısında geleneksel ahlak ve yerleşik değerler tartışılır.

√ Toplumdaki değişmelerin, Batılılaşmayı yanlış anlamanın yıkıcı etkileri anlatılır.

√ Toplumsal konulara bireysel sorunlar, ruhsal çözümlemeler eklenir.

√ Köylüler, düşkün kadınları, toplumsal sınıflar arasındaki çelişkileri ele alan öyküler yazılır.

Cumhuriyet Dönemindeki Hikaye ve Romanların Sınıflandırılması:

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler

Toplumcu Gerçekçi Eserler

Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler

Modernizmi Esas Alan Eserler

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler:

Bu anlayışla yazılan roman ve hikayelerde, 1.Dünya Savaşı ve Milli Mücadele dönemi, Atatürk ilke ve inkılaplarının Anadolu insanına benimsetilmesi ile ilgili konular işlenmiştir. Halkın ve Anadolu insanının yaşama tarzı konu edilmiş, yanlış Batılılaşmanın getirdiği ahlak bozuklukları, geri kalmış halk arasındaki hurafeler, halk-aydın ilişkisi, Doğu-Batı çatışması ele alınmıştır.

Milli Edebiyat zevk ve anlayışıyla eser veren sanatçılar:

Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay

Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren roman ve hikayelerin genel özellikleri:

√ Birinci Dünya Savaşı, Milli Mücadele, Atatürk ilke ve inkılapları, halkın yaşam tarzı, ahlak bozuklukları, yanlış Batılılaşma, halkla aydın arasındaki ilişkiler konu edilmiştir.

√ Cumhuriyet’le birlikte siyasi, ekonomik ve toplumsal hayattaki değişimler ele alınmıştır.

√ Anadolu’ya açılma, Anadolu’yu görüp anlatma ve Anadolu insanını konu edinme öne çıkmıştır.

√ Eski-yeni çatışması, köy ve kasaba insanının çelişkileri, tarihi konular işlenmiştir.

√ Batıl inançlar ve hurafeler eleştirilmiştir.

√ Toplumsal faydayı esas alan eserler yazılmıştır.

√ Doğu-Batı karşılaştırılmaları yapılmıştır.

√ Halkın sıkıntıları, aydın-halk çatışması işlenmiştir.

√ Konuşma diline yakın sade bir dil tercih edilmiştir.

√ Realizm akımının etkisinde kalınmıştır.

Toplumcu Gerçekçi Eserler:

Sabahattin Ali ve Sadri Ertem’in eserleriyle ortaya çıkmıştır. Anadolu köy ve kasabalarının sorunlarını anlatmışlardır.  1930’ların sonunda Kemal Bilbaşar ve Samim Kocagöz gibi yazarlarla alanını genişletmiştir.

1950’den sonra köy enstitüsü çıkışlı yazarlarla yaygınlaşan köy romanı bu dönemden sonra sosyalist düşüncenin etkisiyle ideolojik bir yön kazanmıştır. Bu etki 1960’lı ve 1970’li yıllarda da devam etmiştir.

Yazarlar köylerdeki toprak kavgaları, ağa-köylü, zengin-fakir, güçlü-güçsüz, öğretmen-imam çatışması, köyden kente göç ve sonuçları, dar gelirlinin sorunları ve geçim mücadelesi gibi konuları işlemişlerdir.

Yazarlar realizm ve natüralizm akımlarının etkisinde kalmışlar, yapıtlarını konuşma diliyle yazmış, kahramanlarını bölgesel ağızlarına göre konuşturmuşlardır.

Toplumcu Gerçekçi yazarlar:

Sadri Ertem, Sabahattin Ali, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Bilbaşar, Samim Kocagöz, Faik Baysal, Aziz Nesin, Dursun Akçam, Muzaffer Buyrukçu, Cahit Irgat, Tahsin Yücel, Reşat Enis, İlhan Tarus, Cevdet Kudret, Halikarnas Balıkçısı

Toplumcu Gerçekçi roman ve hikayelerin genel özellikleri:

√ Marksist ve sosyalist ideolojiden etkilenir.

√ Yazarlar görüşlerini toplumla paylaşabilmek, halkı aydınlatmak için eserleri araç olarak kullanır.

√ Halkı aydınlatmak düşüncesiyle belirli bölgeler özellikle konu edilir.

√ Yurt gerçeklerini anlatmak, edebiyatçının sosyal bir sorumluluğu olarak değerlendirilir.

√ Anadolu coğrafyası, halkın sorunları, köy hayatı, köylülerin sorunları ele alınır.

√ Büyük şehirlere göçün ortaya çıkardığı problemler ve sosyalizm üzerinde durulur.

√ Gündemdeki sosyal olaylara ve toplumsal sorunlara yoğunlaşılır.

√ Konuşma dili kullanılır, kahramanları bölgesel ağızlarına göre konuşturulur.

√ Kişiler iç ve dış yönleriyle tasvir edilir.

√ Anlatımda yer yer aksaklık görülür.

√ Roman ve hikayelerde sağlam bir kurgu görülmez.

√ Olaylar ve kişiler bir düşünceyi doğrulamak veya haklı göstermek üzere düzenlenir.

√ Sanat toplumdur içindir, anlayışı egemen olur.

√ Toplum sorunlarına çözüm önerileri sunulur.

Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler:

Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır. Toplumda bireyin yabancılaşmasını anlatırken bunun sosyo-ekonomik yönünden çok bireyin ruh durumunu analiz etmeye çalışmışlardır. Psikolojik roman ve öyküde yazarın dikkati, bireyin iç dönüşümlerine yönelmiştir. Bu yüzden olay örgüsüne bağlı merak unsuru ikinci planda kalmış bireyin ruh hali ve iç çatışmaları gerekçi psikolojik tasvirlerle verilmiştir. Bireyin iç dünyasını anlatan yazarlar eserlerinde özellikle iç konuşma, bilinç akışı gibi teknikleri kullanır. Bu eserlerde çağrışımlara, ruh tahlillerine önem verilir.

Bunalım, yabancılaşma, bireyin toplumla hesaplaşması, yalnızlık, sıkıntı, bilinçaltı, bireysel sorgulamalar, evrenin düzeni gibi konular ele alınır.

Mekan, olay ve zaman bireyin iç dünyasını anlatan eserlerde birey üzerindeki etkisiyle verilir.

Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar:

Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra, Samiha Ayverdi, Mustafa Kutlu, Abdülhak Şinasi Hisar

Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerin genel özellikleri:

√ İnsan realitesinin psikolojik yönleri ele alınır.

√ Olay örgüsü insanın iç dünyasını yansıtmak amacıyla kurulur.

√ Çehov tarzı durum hikayeleri yazılmıştır.

√ Eserlerde bireysel çözümlemeler önemli bir yer tutar.

√ Dil ve anlatım bakımından seçkinci, mükemmeliyetçi bir anlayış hakimdir.

√ Zaman, psikolojik problemler, hastalık, bireysel bunalım, Doğu-Batı problemi, kaçış, değer yargıları gibi konular ele alınır.

√ Özellikle iç konuşma, bilinç akımı gibi teknikler kullanılır.

√ Yalın bir dil kullanılır.

Modernizmi Esas Alan Eserler:

Modernizmle birlikte gerçeklerin göründüğü gibi olmadığı, yerleşik kurallara ve toplumun bayalığına isyan düşüncesi ağırlık kazanmıştır.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının insanlık üzerindeki yıkıcı etkileri modernizmin doğuşunda etkili olmuştur. İnsan, yaşadığı dünyada hep acılarıyla baş başa kalmış ve yalnızlıktan kurtulamamıştır. Öyleyse insanın bu durumunu anlatmak gerekir. Modernist yazar, gerçekten, düşten, bilinç ve bilinçaltından birer parça alarak hepsini beraberce yoğurur ve hikayesini biçimlendirir.

Modernizm akımı bireyin özünü bulması gerektiğini, hür olmanın son derece önemli olduğunu, kişinin geleceğini kendisinin verdiği kararların oluşturduğunu ve bu yüzden bireyin kendini sorgulaması gerektiğini savunur.  Varoluşçuluk akımından etkilenmiştir. Franz Kafka, Albert Camus ve J.P.Sartre’ın varoluşçuluğundan etkilenmişlerdir. Burjuva toplumuna karşı isyancı yaklaşımı destekleyen varoluşçuluk, eserlerde özellikle küçük burjuva aydınının ruhsal bunalımlarının işlenmesine neden olmuştur. Modernist edebiyat bu yüzden bunalım edebiyatı olarak da isimlendirilmiştir.

Modernist yazarlar, kişilerin iç dünyalarını romanlarına katmayı ve dün-bugün-yarından oluşan zaman zincirini kırmayı hedeflerler. Artık yolculukları dışa değil içe yöneliktir. Karakterlerin anılarını ve bilgilerini, kafalarından nelerin geçtiğini, dillerinden dökülmeyip kalplerine gömdüklerini okuyucuya aktarabilmek için bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi teknikler kullanırlar.

Sinemadan aldıkları geriye dönüş tekniğini kullanırlar. Bu teknikler sayesinde okuyucu, hem karakterler hakkında daha doğru bilgiler edinir hem de bugünün durup geçmişin araya girmesiyle iç içe geçmiş zaman ve olaylardan oluşan bir hikaye okur.

Modernist romanlarda neden-sonuç ilişkisi ortadan kalkmıştır. Roman, en baştan başlamak veya belirli bir sonla bitmek zorunda değildir.

Modernizmi esas alan sanatçılar:

Sait Faik Abasıyanık, Oğuz Atay, Orhan Pamuk, Haldun Taner, Yusuf Atılgan, Bilge Karasu, Nezihe Meriç, Attila İlhan, Adalet Ağaoğlu, Ferit Edgü, Rasim Özdenören, Füruzan, Vüsat O. Bener, Pınar Kür, Latife Tekin, İnci Aral, Mustafa Miyasoğlu, Hulki Aktunç

Modernizmi Esas alan eserlerin genel özellikleri:

√ Geleneksel olanı günün anlayışına uydurma, yerleşik ve alışılmış olanı yeni olana tabi kılma eğilimi vardır.

√ Geleneksel anlatım ve yapı reddedilir.

√ Yerleşik uzlaşımlara, modern toplumun vasatilik ve bayağılığına isyan vardır.

√ İnsanın dışındaki toplumsal dünyayı yalın bir biçimde yansıtmaktan kaçınılır.

√ Bireyin bunalımları ve toplumla olan çatışmaları anlatılır.

√ Çağrışıma çok yer verilir.

√ Anlatımda şiire has bir söyleyiş söz konusudur.

√ Kişilerin toplum içindeki yer ve değerinden çok psikolojik özellikleri öne çıkarılır.

√ Diyalog ve hikaye etme yerine bilinç akışı tekniği kullanılır.

Cumhuriyet Döneminde Hikaye ve Roman adlı yazıyı indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

Cumhuriyet Döneminde Roman ve Hikaye

Yazdır

Yazar hakkında

Süleyman Kara

Öğrenci ve öğretmenlere faydalı olmak için onlara kaliteli edebiyat sitesi olan edebiyat sultanını sundum.

Yorum yap