Eğitimle İlgili Yazılar Editörün Seçtikleri

Düşünen (Fikreden) Öğretmen

Her meslek erbabı yaptığı iş hakkında düşünür ve çalışma biçimlerini düşünmelerinin sonucuna göre yeniden düzenler. Öğretmenlik, üzerinde düşünülerek yapılması gereken meslekler sıralamasının en üst basamaklarında yer almaktadır. Burada “düşünme” ile kastedilen bir konu üzerinde derinlemesine düşünme, fikretme ya da “tefekkür”dür.

Tefekkür, herkes tarafından yaygın biçimde kullanılan, ancak herkesin anlamını tam olarak kavradığını söyleyemeyeceğimiz bir kavram.

Tefekkür nedir?

Tefekkür bir konu hakkında derinlemesine ve sistemli bir şekilde düşünmek demektir. Tefekkür bir yolculuktur. Ancak, rüzgârın önündeki yaprağın değil en şiddetli fırtınalar içerisinde nereye gideceğini bilen bir geminin dümenini tutan kaptanın yolculuğudur.

Öyleyse düşünen öğretmen, fikreden öğretmen başka bir deyişle mütefekkir öğretmen ne demektir?

Düşünen öğretmen, eğitim ve öğretim üzerinde düşünen, kafa yoran öğretmenden çok daha öte bir şeydir. O, eğitim ve öğretim hakkında kristalleşmiş, berrak ve net fikirlere sahip yaptığı işe eleştirel bir gözle bakabilen öğretmendir.

Düşünen öğretmen olmanın üç seviyesi vardır:

  1. Teknik düzeyde düşünen öğretmen

Anlatacağı bir sonraki konuda ya da bir sonraki dersinde ne yapması gerektiğinin farkına varabilen ya da neyi değiştirmesi gerektiği üzerine düşünen öğretmen.

Konuyu öğretmenleri en çok meşgul eden konuların başında gelen sınıf yönetimi ya da sükûneti sağlama açısından ele alalım. Öğretmenler verimli bir ders işleyebilmeleri için ilk adımın sükûneti sağlamak olduğuna inanırlar. Ders ortamını bozan öğrenciler üzerinde otorite kurarak tüm öğrencilerin dersten en yüksek verimi elde edeceğini varsayar.

Teknik düzeyde düşünen öğretmen uygun sınıf yönetimi tekniklerini kullanarak sınıfta huzuru ve sessizliği sağlamanın yolları üzerinde düşünür. Yeni yol ve yöntemler arar ve bu konuda kendini geliştirir. “Ne yapmalıyım?” sorusunun cevabına odaklanır.

  1. Pratik düzeyde düşünen öğretmen

Yaptığı iş hakkında varsayımlar ve yorumlar üretmeye başlayan öğretmendir. Birinci düzey tefekkür sonucunda ulaştığı yöntem ve tekniklerin sonuçları üzerine yorumlar ve varsayımlar oluşturur.

Sınıfta sessizliği sağlamak için kullandığı yöntem ve tekniklerin asıl amacı olan eğitim ve öğretime ne düzeyde hizmet ettiğine kafa yorar. Amaç sessiz sınıf değil en üst düzeyde öğrenen sınıftır. Bu durumda en iyi öğretimi sağlamak için sınıf ortamını nasıl yönetmesi gerektiği konusunda kendini geliştirir. Cevabını aradığı soru “Nasıl yapmalıyım?” sorusudur.

  1. Eleştirel düzeyde düşünen öğretmen

Yaptığı işin, kullandığı yöntem ve tekniklerin, eğitimsel amaçların etik ve politik boyutlarını da düşünür. Eğitimin amacı her şeyden önce bireyin içindeki potansiyel insanı açığa çıkarmaktır. Bu noktada tüm etkinliklerinin öğrencilerinin nasıl daha fazla insan olacağına kafa yormak öğretmenin tefekkürünün zirvesidir.

Sınıfta sessizliği sağlamak için kullanılan yöntem ve tekniklerin öğrencilerini nasıl bir insan yapacağını göz ardı etmez. Sadece bugünü değil yarını da tefekkür dairesine dâhil eder. Tefekkür yolunda kendine “Niçin yapmalıyım?” sorusunu sorar.

Geleceği kuran fikir işçileri olan öğretmenler için tefekkür olmazsa olmaz bir eylemdir. Tefekkür merdiveninin birinci basamağı olan “teknik düşünme” içten gelen ve zorlayıcı olmayan bir süreçtir. İkinci ve üçüncü basamaklar ise iradi olarak tırmanılması gereken basamaklardır. Zorlayıcıdır, var olanın ötesinde donanımlar ister.

Ve öğretmen bu tefekkür basamaklarını tırmandığı zaman gerçek öğretmen olur.

Bu basamakların hiçbirinde yer almayanlara gelince! Onlar hakkında edilecek sözler israftır…

Yazdır

Yazar hakkında

Mehmet Nuri Öztürk

Yorum yap