Testler

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 2

2020 EKPSS LİSANS  TÜRKÇE DENEME SINAVI 2

  1. “Başarının önündeki engelleri bir bir yok etmek gerekir.” cümlesindeki altı çizili sözcük öbeğinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
    A) Parçalamak
    B) Engellemek
    C) Yıkmak
    D) Gizlemek
    E) Kısıtlamak
  2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kapalı” kelimesi “Saat on buçukta bütün dükkanlar açıktı.” Cümlesindeki “açık” kelimesinin anlamca zıddıdır?
    A) Kapalı renk giymek seni bayağı açmış.
    B) Kapalı konuşursan bu kitle seni anlayamaz.
    C) Anladığım kadarıyla arkadaşınız kapalı birisi, biraz açılması gerekiyor.
    D) Dışarı çıkarken bahçe kapısını muhakkak kapat.
    E) Bu saatte bizim şehrimizde bütün mağazalar kapalı olur.
  3. “Derin” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel anlamında kullanılmıştır?
    A) Onun uykusu çok derindir, kolay kolay uyanmaz o.
    B) Derin konulara girme, başın ağrır.
    C) Derin yerlerde yüzmeyi severdi.
    D) Nihal’in sözleri bende derin yaralar açtı.
    E) Ayağını tutma serin, düşünme derin derin.
  4. “Sorunlar ne kadar büyük olursa olsun onları çözeceğime eminim.” diyen birisinin en belirgin niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Kendisine güvenen
    B) Problemleri küçük gören
    C) Geleceğe ümitle bakan
    D) Kendini büyük gören
    E) Kendini beğenen
  5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir tasarı söz konusudur?
    A) Bu sene daha planlı çalışmalısın.
    B) Arkadaşlarla Türkiye turnesine çıkacağımız bir çalışma yapacağız.
    C) Zeki dayım da eve hep geç gelirdi.
    D) Diyelim ki birbirinden ilginç hikâyeleriniz var, öncelikle nerede yayımlamayı düşünürsünüz?
    E) Müşterilerin talebine yetişmek için gece gündüz çalışıyoruz.
  6. (I) Köyün etrafında, böğürtlenlerin, yabani sarmaşıkların arasında gizlenmiş küçük bir ev vardı. (II) Evin etrafı yüksek çitlerle çevriliydi. (III) Bu evde yaşayan ihtiyar, her sabah erkenden kalkar, hayvanların yemini verir, bahçedeki çiçekleri sulardı. (IV) Daha sonra sazların arasından bir yılan gibi kıvrılan suların yanındaki yoldan tarlaya giderdi. (V) Tarlada akşama kadar çalıştıktan sonra yorgun argın eve dönerdi.
    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde benzetme söz konusudur?
    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E)V.
  7. (I) Her şeyden önce şiirin bir ses değeri vardır. (II) Belli bir ölçü, sıralanış, vezin düzeni gibi noktaların şiir yazarken göz önünde tutulması gerekir. (III) Şiir okumak sanıldığından daha zor bir iştir. (IV) Kendi şiirlerimi her okuyuşumda ayrı ayrı okuyuşlar oluşur. (V) Bazen yazarken hissetmediklerimi okurken hissettiğim olur. (VI) Kalıplaşmış bir şiir okuma şekline inanmıyorum, herkes şiiri kendince okur, duyar ve yorumlar.
    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) V.
    E) VI.
  8. Batı kültürü, Hacivat’a karşı Karagöz’ü tutmuş kültür diye tanımlanabilir. Diyeceksiniz ki şu benim kullandığım “tanımlanmak” terimi de Karagöz’ü huylandırabilir. Doğrudur. Ama ben bu terimi niçin kullandığımı Karagöz’e anlatabilirim de Hacivat’a anlatamam. Bütün mesele burada. Hacivat donmuş bir kültürün adamıdır. Karagöz ise bütün bilgisizliğine karşın söz dinler, anladığı kadarını söyler, aklı yatıncaya kadar ne demek istendiğini sorar ve Hacivat’ın dolaplarına düşmek pahasına da olsa olumlu işlere girişir.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi ağır basmaktadır?
    A) Karşılaştırma
    B) Örneklendirme
    C) Tanık gösterme
    D) Betimleme
    E) Öyküleme
  9. İstanbul, her geçen gün ağaçlarını kaybediyor. Bu hâl, aramızdan şu veya bu âdetin, geleneğin kaybolmasına benzemez. Gelenekler, arkasından başkaları geldiği için veya kendilerine ihtiyaç kalmadığı için gider. Fakat asırlık bir ağacın gitmesi başka şeydir. Yerine bir başkası dikilse bile o manzarayı alabilmesi için zaman ister. Alsa da evvelkisi, babalarımızın, altında oturdukları zamanın kutsadığı ağaç olamaz.
    Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
    A) Toplumda âdet ve geleneklerin kaybolmasından
    B) İstanbul’un gittikçe ağaçsız kalmasından
    C) Günümüzde ağaç sevgisinin yeterince bilinmemesinden
    D) Bir ağaç kültürünün zihinlere yerleşmemiş olmasından
    E) Bir ağacın ölmesinin bir mimari eserin kaybı gibi görünmesinden
  10. Son yıllarda dostları azalmış olan Yahya Kemal, dünyada en üstün değerin şiir olduğunu, dostluğunun şiirden de daha değerli olduğunu söylerdi. Ankara’da şöyle demişti bir gün: “Ufuk, ufuk diyorlar; nedir ufuk?” bir boşluk nihayet. Ne kadar bakarsan bak, kendini görürsün içinde. Asıl ufuk nedir bilir misiniz? Bir dostla bir masada karşı karşıya oturur, gözleri, gözlerinizde konuşursunuz: İşte o dost insandır ufuk.
    Bu parçada Yahya Kemal’e göre asıl ufuk aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Şiirde ulaşılabilecek son nokta
    B) Upuzun ve sonsuz bir boşluk
    C) İnsanın sadece kendisini gördüğü boşluk
    D) Odağında sevgi olan konuşmalar
    E) Sahip olunan dost insan
  11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşaması yoktur?
    A) Senelerden beri yapmadığım şeyi yaptım: Süt içtim.
    B) Hepsi bu saati, bu sabahı sütçü dükkanına girdiğim dakikaya kadar getirip kapıdan ayrıldılar.
    C) Ekmeği, bir sütçü dükkanının köpürmüş inek sütüyle dolu kasesine doğrayacağım.
    D) Sütçü dükkanından çıkar çıkmaz demir kapıdan girerken kovduklarım yeniden etrafımı mı alacaklardı? 
    E) Genzimi yakan yanmış zeytinyağı kokularından uzak sulh ve hürriyet içinde bir sütlü dünyada kırk iki sene sonra da yeniden doğmuşçasına yaşayacağım.
  12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralması yoktur?
    A) Dükkânın içinde su buharı, süt kokusu, insanı ağlatıp uyutacak, kırk sene evvelki bir beşik hatırasına kadar sürüklüyordu.
    B) Evet, senelerden beri ne erken uyanmış, ne de süt içmiştim; işe sütle başlıyorduk.
    C) Süt kokusu geçmiş zamanla gelecek günlerin zincirinde bir halka bile değil miydi? 
    D) Süt diye diye ağlayan çocukların sesiyle uyandım.
    E) Biz de bekliyoruz sütçüyü sabahtan beri.
  13. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi isim değildir?
    A) Onların arasında oynadığın oyunu bitirmeye mecbursun. 
    B) Yarın sabah yine her sabahki gibi ağzın küflü, yapış yapış, bezgin uyandıracağız seni.
    C) Omzumu sıvadılar, sonra birdenbire yakama yapıştılar.
    D) Birden her günkü hayatın deli gömleğini sırtımda düğümlenmiş buldum.
    E) Ah, iki bardak süt, sen bana neler ettin.
  14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ”-lar, -ler” çokluk eklerinden birini almadığı hâlde birden fazla varlığı karşılayan bir isim vardır?
    A) Bizim sınıf yarın o sahada maça çıkacak.
    B) Hepimiz sınavdan geçer not almıştık.
    C) Pazardan alınan balığın pullarını kim temizleyecek?
    D) Saksıdaki çiçekler bakımsızlıktan mı kurudu?
    E) Hiçbirimiz yeni gelen hizmetlinin adını bilmiyorduk.
  15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtili isim tamlaması yoktur?
    A) Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesi, zaman geçtikçe daha canlı, daha berrak hatıralarla bize döner, bizi tekrardan içine alırdı. 
    B) Bir daha buraya ömrümüzün sonuna kadar talebe olarak giremeyeceğiz.
    C) Seneler böyle geçtiği halde aynı sarışın, esmer, ayakları çıplak çocuklar hiç büyümeden aynı servi ağaçlarına tırmanmaya çalışıyorlar, aynı ölülerin taşları arkasında saklambaç oynuyorlardı.
    D) Senelerce aynı mektebin eşiğini aşındırmamış mıydık? 
    E) Kış geceleri dar sokaklar birbirine yapışır, bir ölü aydınlık sokaklara iner

CEVAPLAR: 1.C, 2.E, 3.C, 4.A, 5.B, 6.D, 7.B, 8.A, 9.B, 10.E, 11.D, 12.C, 13.D, 14.A, 15.E

Yazdır

Yazar hakkında

admin

2 yorumlar

Yorum yap