Roman Yorum-Özet

ÖTEKİ EİNSTEİN

öteki einstein

Kahvemin kokusuna kitabın özenle düzenlenmiş dokusu eşlik etti. Kitabı okurken betimleme cennetine düştüğümü sandım. Sıfatlar birbirini ardı sıra kovalarken kelimeler adeta su gibi akıp gitti. Zihnim realizme davetiye çıkartırken Mileva hayal alemine dalmaya davet etti. Hatta paçamdan tutup sürükledi. Çoğu zaman kızdım ona, hatta hiç hak bile vermedim sayılır ta ki gidişine kadar. Onun canına tak etmeden benimkine çoktan gına gelmişti bile. Okurken sık sık sordum kendime: “ Kim haklı, kim haksız?” Acaba bilime aşk karıştırılabilir mi? Tabi bir de şunu bilmek gerek; şu zamana kadar aşkı kim alt etmiş ki. Her şeye çözüm bulan bilim bir aşka, aşkın açtığı derin yaralara derman olamamış. Kalbin insafına bırakmış.
Ara sıra rastladığım yazım ve noktalama hataları hikayenin büyüsüne kapılmış zihnini karartmaya yetmedi. Hatalar göz yormuyor; fakat gözden de kaçmıyor değil.
Hikaye Mileva adındaki kızın üniversiteye kabul edilişini ve devamında gelişen olayları ele alıyor. Şu an için üniversiteye kabul edilme düşüncesi normal olsa da 1896’lı yıllarda durum hiç parlak değilmiş. Mileva, kabul edilen ender kızlardan biri. Onu diğerlerinden ayıran zekasının yanında bir ayağının aksıyor oluşu da dikkatleri üzerine çekmesine yetiyor. Zekasının farkında olan Mileva, durmaksızın okuyor, yazıyor. Sınıf arkadaşı Einstein ile tanışınca zekası onu baştan çıkarıyor. Sürükleyici bir ilişki oluyor. Onları birbirine bağlayan en önemli faktör ise Mileva ile Einstein sürekli fikir ortaklığı yaptıkları projeler.

Einstein’ın öne çıkma hevesi Mileva’nın fikirlerini kendi fikirleriyle beraber kullanıp onu ekarte etmesine neden oluyor. Aldığı ödüllerde, yayınladığı makalelerde veyahut yer aldığı konferansların hiçbirinde ona yer vermiyor. Bu Mileva’nın canını sıksa da Einstein onu kıvrak zekasıyla kandırıyor, tekrar tekrar. Derken Mileva hamile kalıyor, tek başına babasının evinde doğum yapıyor. Evlilik dışı bu ilişkiden doğan çocuğu hiç sahiplenmiyor Einstein. Öyle ki doğan kız çocuğu kızıl hastalığından vefat ediyor, dirisine gitmeyen Einstein çocuğunun ölüsüne de gitmiyor. Ölüm acısına kolay alışmasa da Mileva rutin hayatına zar zor adapte oluyor. Ev hanımlığı ağır basıyor Mileva’da. Bir çocuk, bir çocuk daha derken Einstein’ın ilgisini tamamen kaybediyor.

Birkaç kez aldatılmayı sineye çekse de son aldatılmasını affedemiyor. Nitekim Einstein da pişmanlık duymuyor. Her şeyden Mileva’yı suçlu tutuyor. Sonunda da şartları zorlayan bir anlaşma kağıdı imzalatmaya yelteniyor. Anlaşma Einstein’ı özgür, Mileva’yı aldatılmaya göz yummak zorunda kalan ev hanımı kılıyor. Onca yükü kaldıran Mileva’nın sabrını artık bu anlaşma taşırıyor. Ve nihayetinde iki çocuk, bir dolu valiz, sınırsız hayal kırıklığını yanına alarak hatıralarına veda ediyor.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Yorum yap