Testler

Paragrafın Yapısı Test 2

PARAGRAFIN YAPISI TEST 2

1.Eleştirmenlerin sanat yapıtlarının nitelik bakımından doğru algılanmasında önemli bir yeri vardır. O, sanat yapıtlarını kendi çağları ve oluşum koşulları içinde ele alıp inceler. İçinde yeşerdikleri tarihsel, toplumsal koşulları ortaya sererek sanat yapıtlarına daha bir açıklık getirir, onların daha iyi anlaşılmalarını sağlar. Böylece…
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) sanat dünyasında tek otoritenin kendisi olduğunu belirtmiş olur.
B) sanat yapıtlarını eleştirirken kendi düşüncelerini de dile getirir.
C) gerçek sanat yapıtlarını, okurların daha önce fark etmeleri sağlanmış olur.
D) sanatçılara bir özgün yapıtın nasıl yazılması gerektiğini gösterir.
E) sanat yapıtlarına nasıl bakılacağını göstermiş olur.

2. Geleneksel toplumun kültür dünyasında şiirin, açıklanmayı ve doğrulanmayı gerektirmeyecek apaçık bir anlamı vardı. Şair ve okur anlamın doğrudan iletildiği bir yazın yolculuğunu gerçekleştiriyordu. … Açıklanmayı ve doğrulanmayı bekleyen dolaylı bir nitelik kazandı. Şairler şiirlerinde duygu ve düşüncelerini imge ve sembollerle anlatmaya başlamıştır.
Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A) Artık şiir herkesin okumaktan zevk aldığı bir tür haline gelmiştir.
B) Günümüz şiiri, geleneksel şiirden hiçbir zaman kopmamıştır.
C) Günümüzde şiir, diğer türlere göre daha geride kalmıştır.
D) Ancak içinde bulunduğumuz çağda şiir, dolaysız anlatımını yitirmiştir.
E) Her şeye rağmen şiir, her dönemde en çok ilgi gören tür olmuştur.

3. Dostoyevski, beni romancı olarak değil insan olarak çok etkilemiştir. İnsan ruhu ve karakteri hakkında beni bilgilendirmiş, yaşamı değerlendirişimi etkilemiştir. Yani… Bir adam yalancı mı veya söylediği şeyin doğruluğuna kendisi ne derece inanıyor gibi yaşam hakkında psikolojik bin bir gerçeği bana genç yaşımdayken öğretmiştir. Bir yazarın zenginliği size kısa yoldan bir çeşit bilgi vermekse Dostoyevski bana bunu kazandırmıştır.
Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A) romanlarındaki anlam, her okuyuşunda beni derinden etkilemiştir.
B) insanları anlama noktasında düşüncelerimi zenginleştirmiştir.
C) insanı ve yaşadıklarını anlatmayan bir romancı, romancı değildir.
D) yapıtlarıyla düşünce dünyamın sınırlarını zorlayamamıştır.
E) psikolojik romanlar bizde onunla başlamıştır diyebiliriz.

4. … Böyle biri için önemli olan, bir yapıtı ilk okuyuşta ondan edindiği izlenimdir. Böyle okurlar yapıtı, okuduktan sonraki duygularına göre iyi veya kötü bulur. Halbuki böyle bir bakışla sanat yapıtının güzelliklerini görmek mümkün değildir. Böyle okurlar, yapıta yönelik doğru değerlendirme yapacak birikime ulaşıncaya kadar eleştirmenlerin yardımına başvurmalıdır.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) Sanatçıları, daha iyi eserler vermek için zorlayan okurlar da vardır.
B) İncelemelerini yapıtın dışına çıkarmayan eleştirmenler değerlendirmelerinde hataya düşebilir.
C) Bir yazınsal yapıta, sıradan bir okurun bakışı genellikle derinlikten yoksundur.
D) Her okurun aynı zamanda iyi bir eleştirmen olmasını beklemek boşunadır.
E) Bir yapıttan her okurun aynı şekilde etkilenmesi beklenmemelidir.

5. Elbette hayır. Bizim geleneğimizde şiir, daha çok, söz oyunlarına dayanır. Başından beri yenileşme çabalarında, yüzyılların bu alışkanlığından bütünüyle kurtulduğumuz söylenemez. Söz oyunu, gazetelerin çapraz bulmacalarına çevirir şiiri. Anlatılmak istenenden uzaklaştırır okuru. Nasıl o bulmacaları çözenler, kareleri tamamladıkça kendi zekalarından hoşnut kalırlarsa şiiri de öyle anlamaya kalkarlar, bulmacasını çözerek anlayışlı kişiler olduklarını kanıtlarla. Peki, şiir bu mudur; hayır, şiir söz ve anlam sanatıdır, söz oyunu değil.
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Türk şiirinin içinde bulunduğu çıkmaza, geleneğe sırt çevirmenin sebep olduğu görüşüne katılıyor musunuz?
B) Bir şiirin, oluşturulduğu dönemde ilgi görmemesi, onun niteliksiz olduğunu mu gösterir?
C) Şiirde söz oyunlarına önem vermek anlamdan daha önemlidir denebilir mi?
D) Gerçek şiirin toplumsal bir duyarlılıkla yazılması gerektiğini söyleyebilir miyiz?
E) Eski Türk şiirini, günümüz şiiriyle kıyaslarsak arada nitelik farkı var mıdır?

6. Sanatçılara ödül verme konusunda eksiklerimiz var bizim. Bu ödüller kurumsallaştırılmadığı sürece, bunların ömrü, aile bireylerinin ömrü ile sınırlı kalmaktan kurtulamayacaktır. Oysa ödülün amacı, bir sanatçıyı eşinin ya da çocuklarının ömrü boyunca yaşatmak değildir. Sanatçıyı yarınlara taşıyabilmektir. Bu da ödüllere kurumsal bir nitelik kazandırmakla mümkün olabilir. Böyle yapılmadığı takdirde, …
Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) kime ödül verileceği konusunda anlaşmazlık çıkacaktır.
B) ödüller amacına hiçbir zaman ulaşamayacaktır.
C) sanatçılarımızın dünyaca tanınmasına olanak sağlanamayacaktır.
D) ödüllerin her zaman manevi değeri ön planda olacaktır.
E) ödüllerin nesnel biçimde dağıtıldığından şüphe edilecektir.

7. Yazarlar, dilin kendilerine sunduğu olanakları sonuna değin zorlamalı, dili geliştirip zenginleştirmelidirler. Bundan dolayı bir eseri özgün bir biçimde oluşturmak dili tüm yönleriyle tanımayı, onu günlük konuşma dilinin üstüne çıkarmayı gerektirir. Çünkü … Düzyazı için de şiir için de geçerlidir bu yargı.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A) sanatsal özelliklere sahip yapıtlar günlük dil üzerine temellendirilir
B) bir yapıtın anlatımının canlılığı, konuşma dilindeki sözcüklerle sağlanır
C) yazınsal yapıtın nitelikli olması, sanatçının dil evreninin genişliğine bağlıdır
D) gerçekte hiçbir sanatsal yapıt, bütünüyle günlük dildeki sözcüklerle oluşturulamaz
E) geniş bir okur kitlesine seslenebilmek, yalın bir dil kullanmamayı gerektirir

8.(I) 1980’den sonra Türkçenin bir gerileme içine girdiği düşüncesindeyim. (II) Temelde öğretimde dil eğitiminin bir kenara bırakılması bizi ana dilini konuşamayan insanların ülkesi durumuna getirdi. (III) Bunun yanında yeni kuşak sanatçıların da bundan nasibini alması bizi ciddi bir dil yoksunluğuyla karşı karşıya bıraktı. (IV) Dil beğenisinin gelişmesi uzun bir süreç ister. (V) Dil bilinci ancak önemli yazarların özenle yazılmış yapıtları okunarak gelişir. (VI) Ben Sabahattin Eyüboğlu’nu, Nurullah Ataç’ı biraz da güzel Türkçe öğrenmek için okumuşumdur.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
A) II.    B) III.     C) IV.     D) V.     E)VI.

9. (I) Kitaptaki öykülerimden birini çok sevdiğim bir arkadaşıma okumuştum. (II) İki paragrafı dinledikten sonra, “Ne güzel şiir bu!” demişti. (III) Çünkü, o öyküleri yazarken elim arada şiire de gidiyordu. (IV) Şiirle öykü arasında ortak yönler olduğunu düşünüyorum. (V)Demek ki birkaç türde yazan insanlarda böyle bilinçsizce bir geçiş oluyor. (VI) Yazı da yaşam gibi çünkü; bir şey başka bir şeye her zaman bir yol bulup şekil değiştirebilir. (VII) Yaşamdaki bu özellik yazınsal türlerde de kendine yer bulduğundan türler arasında kesin çizgiler oluşturulamıyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) (II)    B) (III)     C) (IV)     D) (V)     E) (VI)

CEVAPLAR: 1.E, 2.D, 3.B, 4.C, 5.C, 6.B, 7.D, 8.C, 9.C

paragrafin yapisi test 2 indir.

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap