Kitaplar Kitap Tanıtımları Editörün Seçtikleri

YERALTINDAN NOTLAR- DOSTOYEVSKİ

 

‘’Hiç suçum olmadığı halde, birtakım hayallerle kendimi suçlu saydığım olmuştur. Bu da en acısıydı. Böyle olduğunda bile çok duygulanır, pişmanlık duyar, gözyaşlarımı tutamazdım.’’

Eser, Dostoyevski’nin iç dünyasındaki kargaşanın tam bir aynası olmuş. Kendini beğenmişliğin altındaki eziklik; gururun en büyüğü, ezikliğin en dibi. Gelgitlerle dolu bir psikolojik durum içinde kalmış yazar. Hem ne istediğini biliyor hem de bir yandan ne istediğinden bihaber. Romanda yazarın sürekli kendiyle çeliştiği kısımlar dikkatten kaçmıyor. Açıkçası bu ikilem okuyanı epey yoracağa benziyor.

 

‘’Ben yaşadığımı anlamak için kendi kendime bir çeşit yaşama oyunu oynar, serüvenler uydururdum. Çoğu kez bir hiç yüzünden gücenmeyi bile denemişimdir. Gücenecek hiçbir şey olmadığı için kendimi kandırdığımı bildiğim halde, işi öylesine büyütürdüm ve öyle bir noktaya getirirdim ki sonunda gerçekten gücenirdim!’’

 

 Eserin dili sade olmasına rağmen ikilem uçurumu insanın paçasını bir türlü bırakmıyor. Romanda okuyanlara ‘’Beyler!’’, ‘’Sevgili Okuyucular!’’ şeklindeki seslenmeler ilginin eserin üzerinde yoğunlaşmasını sağlıyor. Kendini aşağılık biri olarak görmesi Dostoyevski’nin çocukluk yıllarının izlerini taşıyor olabilir hissini yaşatıyor. Cümleler basit kurumlu; ancak altında yatan sırlı notlar kayda değer seviyede. Bir hışımla okunacak bir eser olmasına karşın verilen mesajların anlaşılması bir o kadar zaman alıcıdır. Maalesef romanda yazım hataları mevcut, bunlar göz yormamasına karşın keşke dedirtecek nitekte.

 

‘’Hiçbir zaman kendimi ikinci dereceden bir role yakıştıramazdım. Bunun için, gerçek hayatta en alt kademede olmaya başkaldırmadan katlanabiliyordum. Ya kahraman olacaktım ya da çamurlarda kalacaktım; bu ikisinin ortası yoktu ve beni kahreden de zaten buydu! Kendimi çamurda olduğum zaman, başka zamanlarda kahramanım diye avutuyordum. Çünkü ‘’Kahramanın büyüklüğü, çamurun etkisini yok ederdi.’’

 

  Roman iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda yazar, kendini anlatmaya çalışıyor. İkinci kısımda ise yaşadığı bazı olayları nasıl anladığı ve nasıl anlaması gerektiği hakkındaki analizlerini anlatıyor. Bir subaya duyduğu kini ve öç alma hissini en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Aşık olduğu kız Lina’yı ve kendinden onu uzaklaştırma çabası da eserde anlatılan bir diğer olay.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Yorum yap