Roman Yorum-Özet Kitaplar

Zülfü Livaneli-Arafat’ta Bir Çocuk-Kitap Yorumu

Arafatta Bir Çocuk

Livaneli’nin dili yine muazzam denecek kıvamdaydı. Kelimeleri kullanışı,her okuyuşta insanı kitaba bağlamaya yetiyor. Hikayelerinde takındığı tavır ile anlattığı ülkeyi ve şehirleri tanıdığına dair izleri bize sunuyor.

Hikayelere başlamadan önce yazar,kitabın ilk sayfasına”Bu öykülerdeki kişiler gerçek yaşamdan alınmamıştır.”notunu düşmüş. Ancak kitabı okuyan herkes hikayelerden birinde mutlaka tanıdık noktalar bulacaktır.

Kitap,birbirinden bağımsız sekiz hikayeden oluşuyor. Hikayeler nitelikli kurgulanmış.
Bana göre öne çıkan iki hikayesi vardı ki aslında hepsinin de ortak yanı gurbetçiler üzerine yazılmış olması.

Dokuma İşçisi İle Şair: Adeta geçmişi yaşadım okurken. Şair olmadım elbette ama kelimelerin büyüsü ile şairin ürkek tavırlarının şahidi oldum. Uzun süre düşündüm Livaneli de belki bu hikayeyi kaleme alırken epey düşünmüştür. Dediğinin aksine gerçeklik payı var hikayelerde.

Hikayede dokuma işçisi Zeynel, grev yandaşı çalışmalar yaptığı için kaçak durumuna düşüyor ve aranıyor. Diğer yanda şair ise arkadaşlarını içeri aldıkları için tedirgin. Kitaplarını toplayıp tuvaletin penceresinden aşağı sarkıtacak kadar yoğun bir korku kaplıyor şairin bedenini. Yazılarını saklıyor. Destan yazdığı sıralarda hayatla hayal arasındaki bağı kurmaya çalışıyor ve dokuma işçisini destanda yazdığı karakterle bağdaşlaştırıyor. Hatta bazen hayalin de ötesine geçiyor, karakteri canlanmış sanıyor. Yolları kesişmişti bir kere dokuma işçisi Zeynel’le şairin o yüzdendir ki bir süre evinde misafir ediyor onu. Ama zamanla şairin korkuları ağır basıyor ve şair dokuma işçisini evinden kovuyor. Ne de olsa şair adamdı,ne anlardı bu işlerden. Kitap yakmak, kaçmak ona göre değildi. Zulümden o da korkmuştu herkes gibi. İnsan ancak kendi canının kıymetini bilirdi sonuçta.

Bir Arpa Boyu: Hikaye betimleme ile şekillenmiş. Diğer hikayeler gibi bu da Almanya’da geçiyor. Hikayelerin temelinde siyaset boy gösteriyor.
Okuldaki işgal grubuna üye olan Mustafa’nın kaçış hikayesi konu ediliyor. Sahte pasaportla önce Almanya’ya giden genç, orada bir arkadaşının dayısının dükkanında birkaç gün kalıyor. Fakat fena bir yer olan mekanda daha fazla kalmak istemiyor ve çıkıp dolaşıyor. Bir kahvehanede tanıştığı çocukların evinde kalıyor ve anlıyor ki onların da ortak gayesi aynı.
Kısacası yazarın kurduğu her cümlenin altında aslında paragraflar yatıyor. Anlatamadıklarını karakterlerinin gözlerinde yansıtıyor sanırsınız.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni

Yorum yap