Roman Yorum-Özet Editörün Seçtikleri

Kimya Hatun-Saide Kuds-Kitap Yorumu

 

Akdeşan Türklerinin reisinin kızı olan Kerra Hatun,kocasının ölümünden sonra kızı ve oğluyla hayatına devam etmektedir.Özgürlüğüne düşkün olan Kerra Hatun,güzelliğiyle göz doldurmaktadır.Nice kimselerin istediği hatun nedense Konya müftüsünün evlenme teklifini kabul etmiştir.Bu evlilikle beraber Kerra Hatun başta olmak üzere oğlu Şemsettin ve kızı Kimya Hatun’un da hayatı kökten değişecektir.İlk değişikliğe evdeki eşyaların çoğunu ve onlara hayatlarını adamış yardımcılarını geride bırakmakla başlayacaklardır.Kimya’nın yardımcısı Evci ve Kerra Hatun’un kendisine annesinden emanet olan dadısı dışında kimseyi yanlarına almamışlardır.Özgürlüğüne düşkün olan Kerra Hatun’un harem hayatına alışması kolay olmuş gibi görünse de aynı kolaylık Kimya Hatun için geçerli olmamıştır.Hele ki genç kızlığının yeni yeni farkına varmışken.Kapalı kapkaranlık bir kutu olarak tabir edeceğimiz harem ona zaman zaman zindan olsa da üvey kardeşi Alaaddin ile aynı havayı teneffüs ettiklerinde tüm olumsuzluklar su gibi akmıştır.Zamanla herkes Konya’daki bu hayata alışmıştır.

Günün birinde Mevlana ile Şems tanışmış ve kendilerini bir süre dış dünyadan soyutlamışlardır.İşte o zamandan sonra ahalide laf söz artmıştır.Haremin huzuru yerinden oynamıştır.
Kerra Hatun,kocasının Şems ile tanışmasından doğan değişimi kabullenememiştir.Kimya Hatun ile Alaaddin’in arası ise günden güne daha da iyiye gitmiştir.Küçük kardeşlerini oyalamak bahanesiyle sık sık bir araya gelirler.Konya ahalisi Şems’ten pek hoşlanmasa da Mevlana’ya olan hürmetlerinden dolayı pek laf etmemişlerdir eskisi gibi.Fakat huzurlu ortamı bozan bir olay vuku bulmuştur.Mevlana’nın izni ile Şems ve Kimya Hatun evlendirilip haremin üst katına onlar için inşa edilen odaya yerleştirilirler.
Kimya Hatun’un gönlü kavuşamayacağını bildiği üvey kardeşinin aşkı ile yanarken Şems ise manevi aşkı onda aramaktadır.İlk günlerde ilişkileri herkesi imrendirse de sonunda Şems’in kıskançlıkları ve Kimya’ya uyguladığı şiddet gözlerin bir kez daha onun üzerine çevrilmesine neden olmuştur.Acıyan bakışlara maruz kalan Kimya Hatun’un artık tek isteği Şems’in evden çıkıp bir daha dönmemesidir.
Nitekim günler bu istekle geçmiş gitmiştir.Şiddetin derecesi artmış hayat artık çekilmez olmuştur.Yaşadıklarına daha fazla dayanamayan Kimya Hatun,melek olup mis gibi kokan bahçelerde doya doya özgürce koşmaya başlamıştır.
Eser,Kimya Hatun’un dilinden anlatılıyor gibi görünse de araya yer yer yazar giriyor bu da okuyanda bence zihin karmaşasına yol açıyor.Kimya Hatun’un görmediği olayları dahi anlatması ise hikayenin inandırıcılığına darbe vuruyor.Elbette ki eserin kurgusuna diyecek lafım yok.Eski kelimelerin de ayrıca gönlünüzde yarattığı his bir başka.
Kitap,adından dolayı biyografik eser izlenimi verse de kişiler bir kurgunun içine yerleştirilmiş.Saide Kuds tarafından tarafından kaleme alına roman,yayınlandığı tarihte İran’da büyük ilgi görmüş ve ülkenin en prestijli ödülleri arasında yer alan 2006 Parwin Etasami ödülüne layık görülmüş.Önemli bir ayrıntı ise bu eser yazarın ilk romanı özelliğine sahip.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

5 yorumlar

Yorum yap