Ders Notları

Sözcükte Anlam

Sözcükler cümlelerde çeşitli anlamlarda kullanılır. Bunlar:

  1. Gerçek anlam
  2. Mecaz Anlam
  3. Yan Anlam
  4. Deyimler
  5. Somut Anlam
  6. Soyut Anlam
  7. Terim Anlam
  8. Deyim aktarması
  9. Genel Anlam
  10. Özel Anlam
  11. Eş Anlamlı Kelimeler
  12. Zıt Anlamlı Kelimeler
  13. Sesteş Kelimeler
  14. İkilemeler
  15. Dolaylama
  16. Ad Aktarması
  17. Yansıma
  18. Güzel Adlandırma
  19. Anlam Kötüleşmesi
  20. Anlam İyileşmesi
  21. Anlam Daralması
  22. Anlam Genişlemesi
Gerçek Anlam:

Kelimelerin sözlükteki ilk anlamına gerçek anlam denir. Gerçek anlam, kelimenin söylendiğinde herkesin aklına gelen ilk anlamdir.

“Evimiz geçen haftaki yangında yandı.” cümlesinde “yan-” fiili gerçek anlamda kullanılmıştır.

“Soğuk su içtiği için hastalanmış.” cümlesinde “soğuk” sözcüğü gerçek anlamda kullanılmıştır.

“Çıldıran kadın evin camlarını kırdı.” cümlesinde “kır-” fiili gerçek anlamda kullanılmıştır.

 Mecaz Anlam:

Kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.

“Saat sekiz arabasına yetişmezsek yandık.” cümlesinde “yan-” kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.

“Yeni müdür soğuk birine benziyor.” cümlesinde “soğuk” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır.

“Bu sözlerinle beni ne kadar kırdığının farkında mısın?” cümlesinde “kır-” fiili mecaz anlamda kullanılmıştır.

 Yan Anlam:

Kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşmadan kazandığı yeni anlama yan anlam denir.

“Bu mevsimde dağ başı hep dumanlı olur.” cümlesinde “baş” kelimesi yan anlamda kullanılmıştır.

“Sıfatları dolabın yan gözünden alabilirsiniz.” cümlesinde “gözünden” kelimesi yan anlamda kullanılmıştır.

“Kapının kolu haftada bir kırılıyor.” cümlesinde “kol” sözcüğü yan anlamıyla kullanılmıştır.

Yolun ağzındaki levhaları görmediniz mi?

Senin defterin kaç yapraktır?

Sobanın dirseğini değiştirmenin zamanı geldi.

Tarağın dişleri iyice eskimiş.

Binanın yüzünü pembeye boyamışlar.

 Deyimler:

Birden fazla kelimenin yeni bir anlam ifade etmek üzere bir araya geldiği söz öbeğidir.

Deyimler kalıplaşmış ve anlamca kaynaşmış kelime gruplarıdır.

Deyimi oluşturan kelimelerin yerine aynı anlama gelse bile başka bir kelime getirilemez. Örneğin ” Ayıkla pirincin taşını.” deyimindeki pirinç kelimesinin yerine bulgur kelimesinin getiremeyiz.

“Selma bu davranışıyla öğretmenin gözünden düştü.” cümlesinde “gözünden düştü” kelime grubu deyimdir.

“Bu işin üstesinden gelmek için dokuz doğurduk.” cümlesinde ” üstesinden gelmek” ve “dokuz doğurduk” kelime grupları deyimdir.

“Onunla boşuna tartışma, o tam bir laf ebesi.” cümlesinde “laf ebesi” söz grubu deyimdir.

“O konuşmaya ben de kulak misafiri oldum.” cümlesinde “kulak misafiri olmak” kelime grubu deyimdir.

 Somut Anlam:

Kelimenin beş duyumuzdan birisiyle algılanan anlamıdır.

“Okula giderken çamura basmadan gidin.” cümlesinde “çamur” kelimesi gerçek anlamda kullanılmıştır.

“Kar yağışı beni zaman zaman hüzünlendirir.” cümlesinde “yağışı” kelimesi somut anlamda kullanılmıştır.

“Babam çayı sıcakken içmeyi sevmezdi.” cümlesinde “sıcakken” sözcüğü somut anlamda kullanılmıştır.

Soyut Anlam:

Kelimenin beş duyumuzdan birisiyle algılanamayan anlamıdır.

“Betül’ün ne kadar dürüst bir insan olduğunu anlattı.” cümlesinde “dürüst” kelimesi soyut anlamıyla kullanılmıştır.

“Kimya öğretmenimiz bugün çok sinirliydi.” cümlesinde “sinirliydi” kelimesi soyut anlamlıdır.

 Terim Anlam:

Herhangi bir bilim, sanat veya spor alanında o alanla ilgili bir anlamı ifade etmek üzere kullanılan kelimelerdir.

“Usta oyuncular bu eserin parodisini yapmışlar.” cümlesinde “parodi” kelimesi terim anlamıyla kullanılmıştır. Parodi bir tiyatro terimidir.

“Hasan yine topu taca attı.” cümlesinde “taca” kelimesi terim anlamıyla kullanılmıştır. Taç kelimesi spor terimidir.

“Biyoloji dersinde mitokondrinin görevlerini işledik.” cümlesinde mitokondri kelimesi biyoloji terimidir.

 Deyim Aktarması: 

1.Bir kelimenin benzetme amacı ile başka bir kelime yerine kullanılmasıdır. 2. İnsana özgü bir kavramın doğaya, doğaya özgü bir kavramın insana aktarılmasıdır.

Deyim aktarmalarının çeşitleri:

a.İnsandan doğaya aktarma:

İnsana ait bazı özelliklerin doğaya aktarılmasıdır.

“Bahçedeki çiçekler sana selam verdi.” cümlesinde selam vermek insana ait bir özellik iken çiçeklere verilmiştir.

b.Doğadan insana aktarma:

Dogaya, doğadaki varlıklara ait bazı özelliklerin insana aktarılmasıdır.

Aslan Bey yine hepimize kükredi.

Bu hoca da hep bana patlıyor.

c.Doğadan doğaya aktarma:

Doğaya ait kimi özelliklerin doğaya aktarılmasıdır.

Orman bu gece adeta kükrüyordu.

Tekneyle gezerken dalgalar kudurmaya başladı.

d. Duyular arası aktarma:

Bir duyguya ait bir özelliğin başka bir duyuya aktarılmasıdır.

Patronun ses tonu oldukça sertti.

Keskin bakışlarıyla bizi etkiledi.

Babamın ölüm döşeğinde söylediği acı sözler kız kardeşimi çok üzmüştü.

 Genel Anlam:

Bir kelimenin aynı türden birden çok varlığı karşılamak için kullanıldığı anlamıdır.

“Ekmek; un, su ve mayanın birleşimiyle oluşur.” cümlesinde “ekmek” kelimesi genel anlamlıdır.

 Özel Anlam:

Bir kelimenin sadece bir varlığı karşılamak için kullanıldığı anlamıdır.

“Masanın üstündeki ekmeği nereye koydunuz?” cümlesindeki “ekmek” kelimesi yukarıdaki örnekte verilen ekmek kelimesine göre özel anlamlıdır.

Eş Anlamlı Kelimeler:

Bir kelimeyle aynı anlama gelen diğer kelime eş anlamlıdır.

Bir kelimenin eş anlamlısını kullanıldığı cümleye göre belirleriz.

“Kara günler artık geride kaldı.” cümlesinde “kara” kelimesinin eş anlamlısı “kötü”dür.

“Anlamını öğrenmek istediğiniz kelimeyi şu sözlükte bulabilirsiniz.” cümlesinde “anlam” ve “sözlük” kelimelerinin anlamları “mana” ve “lügat”tır.

 Zıt Anlamlı Kelimeler:

Bir kelimenin karşıt anlamlısıdır. Cümlede bir kelimenin karşıt anlamlısını bulmak için o kelimenin cümlede kazandığı anlama bakmak gerekir.

“Kahverengi ciltli kitabı bana getirir misin?” cümlesinde “getir-” kelimesinin zıt anlamlısı “götür”dür.

“Bir daha buraya gelmesi istemiyorum.” cümlesinde “gel” kelimesinin zıt anlamlısı “git”tir.
“Aşağı mahallede çatışma çıktı.” cümlesindeki aşağı kelimesinin zıt anlamlısı yukarıdır.

 Sesteş (eş sesli) Kelimeler:

Yazılışları aynı anlamları farklı olan kelimelerdir.

Yüzünüzdeki tebessüm hiç eksilmesin. ( çehre)

Verdiğiniz yüz lira sahte çıktı.(sayı)

Yüzünüzdeki benler gittikçe çoğalıyor. (yüzdeki küçük et parçası)

Sorunun cevabını sadece ben bildim.(Şahıs zamiri)

İkilemeler:

Cümlenin anlatımına güzellik katmak, anlatımı etkili kılmak ve anlamı pekiştirmek için aynı kelimenin, zıt anlamlı, yakın anlamlı veya biri anlamlı biri anlamsız kelimelerin yan yana getirilmesiyle oluşan kelime grubudur.

İkilemeler şu şekillerde yapılır:

a. Aynı kelimenin tekrarıyla yapılanlar:

Sabah sabah bu ne güzellik böyle!

Seni yavaş yavaş hatırlamaya başlıyorum.

b. Zıt anlamlı kelimelerin yan yana getirilmesiyle oluşturulanlar:

Az çok biz de anlarız bu işlerden.

Benim hakkımda ileri geri konuşmayı bırak.

c. Yakın anlamlı kelimelerin yan yana getirilmesiyle oluşturulanlar:

Doğru dürüst bir cevap versene.

Yalan yanlış şeylerle beni oyalıyorsun.

d. Her ikisi de anlamsız kelimelerle oluşturulanlar:

Mırın kırın etmeyi bırak.

Bu kadar abur cuburu sen mi yedin?

Ivır zıvırlarını hemen topluyorsun ve odana geçiyorsun.

e. Yansıma kelimelerle yapılanlar:

Akçay nehrinin şırıl şırıl akışı beni dinlendirir.

f. Biri anlamlı biri anlamsız kelimelerle yapılanlar:

Eğri büğrü yollardan geçerek köyümüze ulaştık.

Saçma sapan sorularla beni bunaltmayın.

 Dolaylama:

Anlatıma güzellik katmak ve anlatımı çekici kılmak için birden fazla kelimenin bir anlam ifade etmek üzere bir araya getirilmesiyle oluşan kelimelerdir.

Bu maçta hangi futbolcular meşin yuvarlağı filelere gönderdi? (futbol topu)

Bizim takımın file bekçisi yılın futbolcusu seçildi. (kaleci)

Halit Ziya’nın Aşk-ı Memnu romanı beyaz perdeye aktarıldı. (sinema)

Zonguldak’ın en büyük zenginliği kara elmasıdır. (kömür)

Kızını yavru vatanda bir üniversitede okuttu. (Kıbrıs)

Ulu önder bizim şehrimize ne zaman gelmiş?(Atatürk)

Bu yıl bacasız sanayiden büyük gelir elde ettik. (turizm)

Sanat güneşi geçen yıl aramızdan ayrıldı. (Zeki Müren)

Evimizin direği geçen yıl amansız bir hastalığa yakalandı. ( baba)

Baba ocağından ayrılalı tam yirmi yıl olmuş. (ev)

Napalım abi, ekmek kapısı işte! (iş)

Yedi yıldır kara kıta ile ticaret yapıyoruz. (Afrika)

Aldığımız derya kuzuları bayat çıktı.

Bir gün ormanlar kralı, kurt ve tilki ile avlanmaya çıkmış.

Ege’nin incisi ülkemizin en sevdiğim şehirlerindendir.

 Ad Aktarması ( Mecaz-ı Mürsel):

Benzerlik ilişkisi olmadan bir kelimenin bir anlam ilgisi ile başka bir kelime yerine kullanılmasıdır.

Erzurum bu olaya tepki gösterdi.”

Necip Fazıl’ı en son ne zaman okudunuz?”

“Çocuklar, tabağınızı bitirin lütfen!”

Tencere fokur fokur kaynıyor.”

Sobayı ne zaman yakacaksınız?”

“Ülkede Kuzey-Güney savaşları başlamıştı o yıllarda.”

Ege’nin incisi düşmana karşı cesurca mücadele verdi.”

Yansıma:

Tabiattaki seslerin taklidi yoluyla oluşturulan kelimelerdir. Yansıma kelimelerde ses anlam ilişkisi nedenlidir.

Çalıların arasından çıtırtılar geliyordu.

Köpek havlamasından oldu bitti korkarım.

Marketten aldığım poşetler hışırdarken ben yoluma devam ediyordum.

Mutfaktaki cızırtılar ve kokular sucuk yapıldığının işaretiydi.

Not:  Bazı kelimeler kullanıldığı cümleye göre yansıma kelime olmaz.

Kapının gıcırtısından onun geldiğini anladık. (yansıma kelime)

Babasının ona aldığı araba gıcır gıcır görünüyordu. (yansıma değil)

Güzel Adlandırma:

Halk arasında  kaba sayılan  bazı sözlerin daha ince ve güzel bir şekilde söylenmesine denir.
“Dedem hayata gözlerini yumalı on beş yıl oldu.” cümlesinde hayata gözlerini yummak, ölmek kelimesinin yerine kullanılmıştır.

Not: Batıl inançların da bu adlandırmada etkisi vardır. Söylendiğinde insan zihninde olumsuz çağrışımlar uyandıran bazı olay,durum veya varlıkları ifade etmeye güzel adlandırma denir. Buradaki amaç o kelimenin içindeki olumsuzluğu gizlemeye çalışmaktır.

Üç harfliler (iyi saatte olsunlar) adının söylendiği yere gelirmiş.” cümlesinde cin kelimesinin yerine üç harfliler kelimesini kullanıldı.

Emine Hanım ince hastalığa yakalandığında Mehmet daha küçüktü. (verem)

Görme engelli vatandaşlarımıza karşıdan karşıya geçerken yardımcı olalım. (kör)

Tahta ata bindirirler sonra da yolcu ederler seni. (tabut)

Beyaz zehrin zararlarını küçük yaşta anlatmalıyız çocuklara. (uyuşturucu)

Hayata gözlerini yumduğunda henüz sekiz yaşındaydı. (ölmek)

Anlam Kötüleşmesi:

Anlamı iyi ve olumlu olan bir kelimenin zamanla kötü veya kötüye doğru giden bir anlam kazanması, anlam bayağılaşmasına anlam kötüleşmesi denir. Anlam kötüleşmesi bir anlam değişmesidir.

“Canavar” kelimesi canlı, mahluk anlamında kullanılırken, günümüzde yırtıcı hayvan anlamında kullanılmaktadır.
“Ukala” kelimesi eskiden “akıllılar” anlamında kullanılırken, günümüzde “bilgiçlik taslayan, kendini bilgili sanan”      anlamında kullanılmıştır.

Anlam İyileşmesi:

Bazı kelimelerin önceleri kötü anlam taşırken zamanla iyi anlam taşır hale gelmesidir. Anlam kötüleşmesi bir anlam değişmesidir.

“Genç, yakışıklı, yavuz bir çocuktu.” cümlesindeki “yavuz” kelimesi bugün yiğit, kahraman anlamını taşımaktadır. Eskiden yavuz kelimesi “kötü, hırsız” anlamlarına gelmekteydi.

“Bu iş için ne kadar emek harcadığımı bilemezsiniz.” cümlesindeki “emek” kelimesi günümüzde “bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, çalışma” anlamlarında kullanılmıştır. Eskiden bu kelime “acı, eziyet” anlamında kullanılmıştır.

Anlam Daralması:

Önceleri birden çok anlamı karşılayan bazı kelimelerin zamanla tek bir anlamı karşılar hale gelmesidir. Bir kelimenin; anlattığı varlık, nesne ya da eylemin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesidir.

“Davar” kelimesi önceleri her türlü mal ve varlığı karşılamak için kullanılırken, günümüzde koyun, keçi yerine kullanılmaktadır.

“Yemiş” kelimesi eskiden bütün meyveleri karşılamak için kullanılırken günümüzde incir yerine kullanılmaktadır.

Anlam Genişlemesi:

Önceleri bir anlamı karşılayan bir kelimenin zaman içerisinde toplumsal değişmelerle beraber yeni anlamlar kazanmasıdır.

Vücudumuzdaki bir organ olan “kol” kelimesi zamanla “dal, bölüm” anlamlarını da kapsar hale gelmiştir.

“Araba” kelimesi daha önceleri “atlı araba” anlamına gelirken günümüzde “motorlu arabayı” da karşılar hale gelmiştir.

Yazdır

Yazar hakkında

Süleyman Kara

Öğrenci ve öğretmenler için faydalı olmak için onlara kaliteli edebiyat sitesi olan edebiyat sultanını sundum.

Yorum yap