Roman Yorum-Özet

OLAĞANÜSTÜ BİR GECE-STEFAN ZWEİG

Stefan Zweig’in Olağanüstü Bir Gece isimli bu harika eseri “Hayatımın amacını bulmak istiyorum.” diyenlere yol gösterebilecek bir eserdir. Daha önceki yaşantısında aradığı mutluluğu bulamayan bir insanın yeni arayışlar içine girmesini okuma imkanına sahip olacağız.

Otuz altı yaşındaki barona ailesinden yüklü miktarda miras kalmıştır. Mirasın haberini alan baron askerlik mesleğinden emekliye ayrılır ve çalışmak yerine paranın sefasını sürmeye karar verir.

Soylu bir aristokrat olan baron tüm gününü antikacılardan nadir parçalar arayarak, çok okunan kitapları araştırarak ve güzel kadınlarla birlikte olarak değerlendirmektedir.

Baron uzun süre bu şekilde yaşadı ancak bir zaman sonra hayatında bir anlamsızlaşma hissetti. Artık hiçbir şey dikkatini çekmemeye başladı ve sıradan bir hayata yöneldi. Ta ki o olağanüstü bir geceye kadar.

Bir gece dışarı çıktığında soyluların faytonlarla at yarışlarına gittiklerini gördü. Baron da bir faytona atlamak suretiyle at yarışlarının yapıldığı yere gitti.

Burada soyluları gözlemledi. Soylular yarış başladığında bağırıp çağırıyorlar, yarışta birinci olacağını düşündükleri atların adlarını haykırıyorlardı. Bu bağırış çağırış baronu çok etkiledi çünkü uzun zamandır  böyle bir heyecan yaşamamıştı.

Yarışlara ara verilince baronun gözü orada bulunan bir bayana ilişti. Çok güzel ve alımlı olan bu bayan adeta gözleriyle baronu yemekteydi. Uzun zaman tekdüze bir hayat yaşayan baron bu durumdan çok keyif aldı.

Bir anda güzel bayanın yanında şişman, kel bir adam belirdi. Şişman adamın elinde pek çok kupon vardı. Baron bu şişman ve kel adamın güzel bayanın kocası olabileceğini tahmin etti.

Kalabalık arsında bir karmaşa oldu ve şişman adam elindeki kuponları yere düşürdü. Bir tane kupon da baronun ayağının ucuna düştü ve baron düşen bu kuponu aldı. İlginçtir baronun elindeki kupona büyük ikramiye çıktı.

Baron büyük ikramiyeyi aldı ve çok fazla paraya sahip oldu. Ancak yine de mutlu değildi. Çünkü asil bir insanın böyle bir şeyi yapmasının doğru bir davranış olmayacağını düşünmekteydi. Kafasında bu düşüncelerle bir panayıra girdi.

Burada baronun yanına kimse gelmedi çünkü baronun kıyafetlerinden soylu bir insan olduğu anlaşılmaktaydı. Nice zaman sonra baronun yanına bir fahişe ve iki adam geldi. Baron onlara yüklü miktarda para verdi. Parayı alan gariban insanların yüzündeki mutluluğu görmek onu çok sevindirdi.

Baron o gece gördüğü herkese yardımcı oldu; balon satan adamın tüm balonlarını alarak onu mutlu etti, kek satan kadına ciddi anlamda bahşişler verdi, evlerin pencerelerinden içeriye paralar attı. Baron artık hayatının amacını bulmuştu. İnsanlara yardımcı olmanın mutluluk kaynağı olduğunu fark etti.

Stefan Zweig’in mükemmel eseri Olağanüstü Bir Gece, “Ferrarisini Satan Bilge” isimli kitapta olduğu gibi varlık içinde yaşayan insanların maddi olanaklardan aradığı mutluluğu bulamadığını vurgulamaktadır.

Yazdır

Yazar hakkında

Fatih Pınar

Yorum yap