Kitap Tanıtımları

2018 Yaz Aylarında Bir Çırpıda Okunabilecek Kitap Önerileri

Malumunuz üzere yaz aylarında okumaya ayırdığımız vakit diğer zamanlara göre biraz daha azalır. E tabii boş vakitlerin kurbanı olunca da sizi bekleyen tehlikeye kucak açmış oluyorsunuz. Nedir o tehlike? Tabii ki günümüzün sosyal hastalığı reading slump yani nam-ı diğer kitap okuyamama hastalığı. Peki, nedir çaresi derseniz size beş adet kitap önerisinde bulunacağım. Bunlar okuduğumda bana keyif veren ve aynı zamanda sürükleyiciliği ile gönlüme taht kuran eserler. Umarım siz de severek okursunuz.

1.Zeynep Selvili Çarmıklı- Pembe Fili Düşünme

“İnsan, bastırdıklarının esiri olur.”

Pembe Fili Düşünme‘nin yazarı Zeynep Selvili Çarmıklı, psikolog olmasının yanı sıra 2017 yılında Türkiye’nin ilk “Öz-Şefkatli Farkındalık” eğitmeni unvanına sahip. Bu unvanın ona kazandırdıklarından yola çıkarak kitabına yön vermiş. Kitabın ana fikri; korkularından kaçmak değil korkularınla beraber yürümek şeklinde yorumlanabilir. Otobiyografinin de bir nebze olsa eserin içine katılmasıyla ona eşlik eden öznel cümleler kıymetlenmiştir. Bir de üzerine nesnel vakalarla cümlelerini bir araya getirerek öğretici bir eser ortaya konulmuş. Deneme formatında yazılmış eserin dili de her kesimin anlayacağı seviyede.

2.Rana Demiriz- Ayasofya’da Bir Gece

Yolculuk yapmayı sever misiniz? Peki, hayali bir yolculuğa ne dersiniz? Cevabınız evetse Ayasofya’da Bir Gece uğrayacağınız bir durak olabilir. Bir Türk yazarın hem de çok genç bir Türk yazarın böylesine bilgi dolu aynı zamanda da macera dolu bir yazına imza atmış olması gurur verici.

Yazarımız Rana Demiriz, aslında edebiyatseverler için tanıdık bir yüz. 1995 doğumlu olan yazarın ilk romanını on dört yaşında yazmış olması inanılır gibi değil. Hatta on dört yaşında yazdığı romanı ile Türkiye’nin en genç roman yazarı unvanını da almış. Kelimelerle oynayışı Amerika’da da ilgi çekmiş.

Ya Fettah!

Mihrimah, Mehmet, İpek. Yeni mezun sanat tarihçiler. Mihrimah ve Mehmet bilgi skalası yüksek mezunlar olsalar da cesaretleri henüz sınanmamış durumda. II. Selim Türbesinde çalışma yaparlarken Mihrimah’ın tesadüf eseri bir metin bulmasıyla maceranın birinci adımı başlıyor. Bilgileri doğrultusunda yazının Antik Yunanca olduğunu keşfetmesiyle de İpek maceraya dâhil oluyor.

3.Tunç İlkman- Parla

Tunç İlkman, edebiyatımıza yeni bir soluk getirmeye kararlı gibi görünüyor. “Herkesleşme” romanında olduğu gibi “Parla”da da yazım tarzını çözmemiz biraz zaman alıyor. Anlaşılması kolay bir dili var gibi görünse de sadeliğinin altında sakladığı karmaşık durumlar söz konusu.

Kendini tanımaya çalışan bir genç Güney. Aşk nedir, pek bilmiyor. Arayış içinde olmadığından mıdır bilinmez, yolu Parla ile kesişiyor. Gündelik aşkların yüzeyselliğinin aksine, Parla yapışıyor Güney’in yakasına. Tutkusunu doruklarda yaşıyor. Öyle ki Güney’in işten döndüğü bir gün şu sözlerle açığa vuruyor kafasındaki heyecanlı ve saplantılı düşünceleri:

“Bensiz başına bir şey gelecek diye korkuyorum. Yanlışlıkla benden başka birini güzel bulup başın benim olmayan bir omza düşebilir. Bundan ödüm kopuyor.”

  1. Zeynep Saraç- Ceylan

Klişe hikâyeleri sevenlerin uğrak yeri olmalı Zeynep Saraç’ın “Ceylan” romanı.

Olayların boncukları ipe dizer gibi belli bir ritimde olması ilk okumada insanı garipsetse de sayfaları çevirdikçe kelimelerin büyüsüne istemsizce kapılıyorsunuz. Sizi düşünce âlemlerinde sürüklemeyen dili, apaçık kendini ortaya atan karakterleri, eğlenceli plan akışı ile kafa dağıtmaya birebir “Ceylan”.

“Malum, benim beynim, kurduğu cümleleri fıskiyeden su püskürtür gibi ağzımdan püskürtmeye bayılırdı.”

Son zamanlarda adını sıkça duyar olduğumuz wattpad uygulamasının bize kazandırdığı bir yazar Zeynep Saraç. İlk romanı “Ceylan” ile gönüllere taht kurmayı başarmış. Ancak wattpad uygulamasının götürüsü olan ne kadar uzun yazarsam o kadar okunur, düşüncesine yazarımız da kendini kaptırmış. Betimlemeleri uzattıkça uzatmış, iç konuşmalar deseniz alabildiğine derya deniz, kişilerin tanıtımı da diğerlerinden farksız değil.

5.Merve Akıncı- 26

Baş karakterimizden biri olan İdil ve Ateş’in etrafında konu döngüsü oluşturulmuş.
Kendine güvenen, aktif bir kız İdil. Bu güvenin altında zenginliğinden çok anne babasının ona karşı olumlu yöndeki davranışları yatıyor. Gece gezmelerini seven biri İdil. Yaşıtlarının aksine takındığı tavır onun içlerde bir yerlerde var olan kırılgan tavrını saklamasının nedeni olarak görülebilir. Bir gece yine arkadaşlarıyla beraberken barda yaşı ondan epey büyük olan Ateş’le tanışıyor. Aralarındaki elektrik onların tekrar tekrar karşılaşacağının işaretini veriyor bize.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Yorum yap