Roman Yorum-Özet Editörün Seçtikleri

Martı-Richard Back-Kitap Yorumu

“En yüksekten uçan martı,en uzağı görendir.”
Özgürlüğü arayan Martı Jonathan Livingston,bir martının kendini aşarak martı sürüsünden sıyrılma ve özgürlüğe ulaşma mücadelesini anlatıyor.Aslında yaşamın mükemmelliğini de bir nevi anlamaya çalışıyor.
Bu eserin en ama en önemli kısmı büyüklere ders vermek amacıyla yazılmış olması ve de insanın kendini aşabileceğini söyleyen masal türünde bir eser olmasıdır.
Hikaye üç bölümden oluşuyor.
Martı,dönüp dönüp okuyacağınız,okudukça ders çıkaracağınız alt metni büyük dersler içeren bir hikayedir.Her başarı hikayesinde olduğu gibi bu hikayede de önce dışlanma daha sonra başarının kokusunu hissedip kabullenme söz konusudur.Çeşitli yaşlarda kişilere okutulup sorgulamanız lazım bu eserin bize aşılamak istediği mesajı.
Martı Jonathan Livingston;kendini,çevresini,yapabileceklerinin sınırını sorguladığı an kurallarla bezenmiş topluluğundan kovuluyor.Jonathan yere göğe sığamıyor,özgürlüğünün peşinden gitmeye sınırlarını aşmaya and içiyor.Gökyüzünde hiçbir martının ulaşamayacağını düşündüğü yere hızla kanat çırpıyor ve cennet diye tabir ettiği yere ulaşıyor.Burada tanıştığı martılardan çok şey öğreniyor.Öncelikle öğrendiği şey ise aslında yapmak istediklerimizin düşündüklerimiz kadar olduğudur.Düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun,bedenlerinizin zincirini kırın.Cennette öğrendiği şeyleri diğer martılara da öğretmeye çalışır,nitekim onun yanında olan,ona inanan martılar da uçmanın kendini aşmanın özgürlüğüne ulaşır.
Hep beraber sürülerine dönüp onlara da öğrendiklerini öğretmeyi düşünürler.Fakat unuttukları şey vardır ki o da martı konseyinden kovulanların bir daha geri dönme şansı olmadığıdır.
Martı Jonathan elbette ki bunu umursamaz ve tüm cesaretiyle peşine takar martıları ve doğduğu,beraber büyüdüğü martıların da bildiklerinden öğrendiklerinden yararlanması için çabalamaya başlar.Bu kadar cesur olması her şeyi çabucak öğrenmiş gibi görünmesi diğer martıların onu Tanrı’nın oğluymuş gibi düşünmesine sebep olmuştur.Halbuki Jonathan ne Tanrı’dır ne de Tanrı’nın oğlu.O sadece özgürlüğünün farkına varmış,kendini aşmayı amaç edinmiş biridir.O da artık öğrenmiştir.”Cennet bir mekan,bir zaman dilimi değildir.Cennet öğrenmektir,mükemmelliktir.”

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Yorum yap