…………….ANADOLU LİSESİ VERİMLİ DERS İŞLEME PLANI ( GÜNLÜK PLAN )
| DERS: | Türk Dili ve Edebiyatı-10 | SINIF: | TARİH: | 17 Kasım 2025- 16 Ocak 2026 |
| TEMA ADI /NO: | 2.TEMA: KELİMELERİN RİTMİ | |||
| TEMA DAĞILIMI : | Metin Tahlili: Okuma Becerileri Alanı / Gazel,Saf Şiir Dinleme/İzleme Becerileri Alanı / Söyleşi Edebiyat Atölyesi: Konuşma Becerileri Alanı / Podcast (Sesli Blog) Hazırlama Yazma Becerileri Alanı / Öğretici (Bilgilendirici) Metni Edebî Metne Dönüştürme | |||
| İÇERİK ÇERÇEVESİ: | “Kelimelerin Ritmi ” temasının içerik çerçevesi şu şekildedir:• Okuma • Yazma • Dinleme/İzleme • Konuşma | |||
| ANAHTAR KAVRAMLAR: | Ritim, açık ve örtük ileti, gerçeklik, imge, sembol (simge), beyit, ahenk unsurları, ölçü, aruz, kafiye | |||
| EĞİLİMLER: | E1.1. Merak, E1.2. Bağımsızlık, E1.4. Kendine İnanma (Öz Yeterlilik), E1.5. Kendine Güvenme (Öz Güven), E2.1. Empati, E2.2. Sorumluluk, E2.3. Girişkenlik, E3.2. Odaklanma, E3.3. Yaratıcılık, E3.5. Açık Fikirlilik, E3.7. Sistematik Olma, E3.10. Eleştirel Bakma, E3.11.Özgün Düşünme | |||
| PROGRAMLAR ARASI BİLEŞENLER : | Sosyal-Duygusal Öğrenme Becerileri: SDB1.2. Kendini Düzenleme (Öz Düzenleme), SDB1.3. Kendine Uyarlama (Öz Yansıtma), SDB2.1. İletişim, SDB2.2. İş Birliği, SDB2.3. Sosyal Farkındalık, SDB3.3. Sorumlu Karar Verme Değerler: D3. Çalışkanlık, D7. Estetik, D14. Saygı, D15. Sevgi, D19. Vatanseverlik Okuryazarlık Becerileri: OB1. Bilgi Okuryazarlığı, OB2. Dijital Okuryazarlık, OB4. Görsel Okuryazarlık, OB5. Kültür Okuryazarlığı, OB6. Vatandaşlık Okuryazarlığı Disiplinler Arası İlişkiler: Tarih, Müzik, Sosyoloji Beceriler Arası İlişkiler: KB2.20. Sentezleme, KB3.3. Eleştirel Düşünme | |||
| ÖĞRENME KANITLARI: ÖLÇME | • Açık uçlu sorular • Kavram haritası • Öğrenme günlüğü • İnfografik metin • Karşılaştırma tablosu • Kısa cevaplı sorular • Çalışma kâğıdı • Çıkış kartı
| |||
|
ÖĞRETME-ÖĞRENME YAŞANTILARI: | Temel Kabuller : Bu temada bilgilendirici metinler ile edebî metinler arasındaki farkların bilindiği varsayılır. Öğrencilerin edebî metinlerde ritim denince akla gelen kavramlar ve terimler ile kelime türlerinden zamir, edat, bağlaç ve ünlem konularında bilgi sahibi olduğu kabul edilir. Ön Değerlendirme Süreci: Öğrencilerin temaya ilişkin farkındalık düzeylerini tespit etmek için soru-cevap, kavram haritası, görsel okuma vb. yöntemler uygulanır. Köprü Kurma: Şiir ve bilgilendirici metinler hakkında ön bilgiler, bu temadaki metinlerin tahlilinin yapılmasına temel oluşturur. Toplumun tarihindeki önemli olayların edebiyatta da bir değişim ve dönüşüm meydana getirdiği belirtilerek tarih, psikoloji, sosyoloji disiplinlerinde öğrenilen bilgilerle bu temada öğrenilecek bilgiler arasında köprü kurulur. | |||
|
FARKLILAŞTIRMA: | Zenginleştirme : Tema kapsamında tahlil edilen türlerde farklı metinler okutulup öğrencilerin bu metinleri tahlil etmeleri sağlanabilir. Derste tahlil edilen metinlerle ilgili eleştiri yazıları okutulup sınıfta tartışma gerçekleştirilebilir. Öğrencilerden divan edebiyatında gazelleri ile tanınmış sanatçıların seçkin şiirlerinin yer aldığı bir antoloji hazırlamaları istenebilir. Destekleme: Öğrencilere tema kapsamında tahlil edilen türlerle ilgili çeşitli videolar izletilebilir. “Bil Bakalım Bu Kimdir/Nedir?” oyunu oynatılarak dönemin önemli sanatçıları, eserleri vb. öğretilebilir. | |||
|
ÖĞRENME ÇIKTILARI : | Metin Tahlili (Anlama) Dinleme/İzleme TDE1.1. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde dinleme/izlemeyi yönetebilme TDE1.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme TDE1.3. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme TDE1.4. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlere yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme Okuma TDE2.1. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde okumayı yönetebilme TDE2.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme TDE2.3. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme TDE2.4. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlere yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme Edebiyat Atölyesi (Anlatma) Konuşma TDE3.1. Dilin ritimle ilişkili estetik yönünü kullanarak edebiyat alanında iz bırakmış şahsiyetlerin edebî yönünü yansıtan bir podcast (sesli blog) hazırlama sürecini yönetebilme TDE3.2. Dilin ritimle ilişkili estetik yönünü kullanarak edebiyat alanında iz bırakmış şahsiyetlerin edebî yönünü yansıtan bir podcast hazırlamak için gerekli içeriği oluşturabilme TDE3.3. Hazırlanan podcastleri sunarken kural uygulayabilme TDE3.4. Hazırlanan podcastlere yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme Yazma TDE4.1. Bilgilendirici bir metni edebî metne dönüştüreceği yazma sürecini yönetebilme TDE4.2. Bilgilendirici bir metni edebî metne dönüştüreceği yazısına içerik oluşturabilme TDE4.3. Edebî metne dönüştürdüğü yazısında kural uygulayabilme TDE4.4. Edebî metne dönüştürdüğü yazısına yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme | |||
| ÖĞRENME- ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ : | Kavram Haritası,Okuma Stratejileri ( Sesli Okuma,Sessiz Okuma,…) İçerik Tahmini,Okuma tiyatrosu,Sözlük Çalışması ( Söz Varlığımız) ,Hikaye Haritası,Çıkış Kartı,Görsel Metin Okuma,Sunum Hazırlama,Beyin Fırtınası, … | |||
| KULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ, ARAÇ VE GEREÇLER : | Türk dili ve edebiyatı Meb ders kitabı,sözlükler, yazım kılavuzu, atasözleri ve deyimler sözlüğü, etkileşimli tahta, işlenen konularla ilgili metinlerin yer aldığı bütün kaynaklar, edebiyat tarihi kitapları, ansiklopediler, internet, gazete ve dergiler,dijital araçlar… | |||
| DERS SAATİ: | 45 ( Metin Tahlili / Anlama: 23 – Edebiyat Atölyesi / Anlatma: 20 + 2 Okul Temelli Öğrenme ) | |||
| TEMA – İÇERİK – SÜREÇ ANALİZİ Tema Çerçevesi : “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan edebî türlerden ilki şiirdir. Bu türün Türk dili ve edebiyatındaki gelişiminde, şiir anlayışlarındaki estetik değişimin ritim bağlamındaki yansımalarında kelimelerin uyumu, ahenk ögeleri, söz varlığı vb. unsurların etkisinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla tema çerçevesinde tahlil edilen edebî metinlerin estetik yönünün ahenk özelinde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. İçerik Çerçevesi: “Kelimelerin Ritmi” temasının içerik çerçevesi şu şekildedir: • Okuma • Yazma • Dinleme/İzleme • Konuşma Süreç Çerçevesi: Okuma becerisinin geliştirilmesi için şiir anlayışlarındaki estetik değişimi ritim özelinde yansıtabilecek metinlere dikkat çekilir. Bunu yapabilmek için şiir türünde birer metin (gazel ve saf şiir) seçilir. Bu metinler üzerinden edebî metinlerin ahenk özellikleri ile kelimelerdeki ritim özelliklerinin yapıya, içeriğe ve üsluba katkısı ortaya konur.Yazma becerisinin geliştirilmesinde, bilgilendirici bir metni edebî metne dönüştürme çalışması yapılır.Dinleme/izleme becerisinin geliştirilmesinde çok modlu bir metin olarak söyleşi türünde bir metnin tahlili yapılır. Öğrencilerin dilin akıcı ve rahat söyleyişinin dinlediği/izlediği bilgilendirici metinlere nasıl yansıdığını fark etmeleri sağlanır.Konuşma becerisinin geliştirilmesinde edebiyat alanında iz bırakmış şahsiyetlerin edebî yönünü tanıtan bir podcast hazırlanır. BECERİ ALANLARI KONU ANALİZİ DERS KİTABINA GÖRE BECERİ ALANLARI DERS İŞLENİŞ SÜRECİ VE ÖĞRETME-ÖĞRENME UYGULAMALARI: ( 5E MODELİ )
1.) Metin Tahlili (Anlama) : Okuma TDE2.1. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde okumayı yönetebilme TDE2.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme TDE2.3. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme TDE2.4. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlere yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme METİN TAHLİLİ (ANLAMA) : OKUMA BECERİLERİ DERS KİTABINA GÖRE DERSİN İŞLENİŞİ : (5E Modeli) / 17 Kasım – 05 Aralık 2025 / 3 HAFTA
1) Giriş (Engage) (Motivasyon – Dikkat Çekme – Ön bilgileri harekete geçirme) Giriş Öğretmen, öğrencilere ara tatilin nasıl geçtiğini sorarak derse giriş yapar. 2.tema “ kelimelerin ritmi”nin genel hatları hakkında bilgi verir. Dersin işleniş sürecini kısaca açıklar.Varsa öğrencilerin sorularını cevaplar.Güzel bir eğitim ve öğretim süreci temennisiyle derse giriş yapar. Görsellerin uyandırdığı duygular hakkında öğrenci görüşleri alınarak şiir konusuna giriş yapılır.( Ders kitabından hareketle derse giriş yapılır.)
Dikkati Çekme / Motivasyon Dikkat çekmek için öğretmen, temaya başlamadan önce öğrencinin şiirde yapı unsurlarıyla ilgili ön bilgilerini yoklamak amacıyla“beyin fırtınası,soru cevap ” tekniklerini kullanarak sınıfa şu soruları sorar:Okuduğumuz şiirlerde ritmi sağlayan unsurlar nelerdir?Şiirde ritim niçin önemlidir? Güdüleme Sevgili öğrenciler, bu temada sizlerden şiir türünün Türk dili ve edebiyatındaki gelişiminde,şiir anlayışlarındaki estetik değişimin ritim bağlamındaki yansımalarında kelimelerin uyumu, ahenk ögeleri, söz varlığı vb. unsurların etkisinin belirlenmesine yönelik çıkarımlar yapabilmeniz, tahlil edilen edebî metinlerin estetik yönünü ahenk özelinde değerlendirebilmeniz,içerik ile söz varlığı arasındaki uyumu göz önünde bulundurarak Türk dili ve edebiyatındaki değişim ve dönüşümün farkına varmanız beklenmektedir. Bu tema akışında sizlerden metin hakkındaki soruları cevaplamanız, ders içi ve ders dışı çalışmaları yapmanız, süreçle ilgili çalışmaları değerlendirmeniz, performans görevlerini yerine getirmeniz ve örnek soruları cevaplamınız beklenmektedir. Köprü Kurma / Ön bilgileri harekete geçirme Şiir ve bilgilendirici metinler hakkında ön bilgiler, bu temadaki metinlerin tahlilinin yapılmasına temel oluşturur. Toplumun tarihindeki önemli olayların edebiyatta da bir değişim ve dönüşüm meydana getirdiği belirtilerek tarih, psikoloji, sosyoloji disiplinlerinde öğrenilen bilgilerle bu temada öğrenilecek bilgiler arasında köprü kurulur. 2.) Keşfetme (Explore) Metin Tahlili: Okuma Becerileri Alanı / Şiir türü üzerinde durulacaktır.( Ders işleniş sırası ) Etkinlik sırası ders kitabında belirtildiği gibi ( Okuma: Okumayı yönetebilme,birlikte öğrenelim,sıra sizde,anlam oluşturabilme,yansıtabilme,karşılaştırma,çözümleyebilme. Konuşma : Konuşmayı yönetebilme, içerik oluşturabilme, kural uygulayabilme, yansıtabilme. Dinleme / İzleme : Anlam oluşturabilme,karşılaştırma,birlikte öğrenelim,sıra sizde,çözümleyebilme,yansıtabilme.Yazma : Yazmayı yönetebilme, içerik oluşturabilme, kural uygulayabilme, yansıtabilme ) şekilde takip edilecektir.( etkinlik sırası ) 4) Derinleştirme (Elaborate) : *Bazı Önemli Divan Şairleri: DİVAN EDEBİYATI (KLASİK EDEBİYAT) NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ (MISRA) : AZADE DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ (BEYİT): GAZEL / KASİDE / MESNEVİ / KIT’A / MÜSTEZAT DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ (DÖRTLÜK): RUBAİ / TUYUĞ / ŞARKI / MURABBA DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ (BENT): TERKİB-İ BENT / TERCİ-İ BENT / MUSAMMAT / TERBİ (DÖRTLEME) MUHAMMES / TARDİYE / TAHMİS (BEŞLEME) / TAŞTİR MÜSEDDES / TESDİS (ALTILAMA) Gazellerde genellikle aşk, sevgilinin güzelliği, cefa, sevgilinin ilgisizliğinden şikayet, kıskançlık, ayrılığın verdiğiızdırap, vuslat arzusu, sevgiliye yakarış, tasavvuf, hayat, dünya, ahiret gibi konular işlenir. Bu bilgiden hareketle gazelin sayfa 92’deki gazelin konusunu öğrenciler tarafından tahmin edilir. GAZEL: *Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir. *Aşk, ayrılık, sevgi, hasret, ölüm, tabiat gibi lirik konuların işlendiği şiir türüdür. *Türk edebiyatına İran edebiyatından girmiştir. *Divan edebiyatında en çok kullanılan nazım şeklidir. *Konu bakımından halk edebiyatındaki koşmaya, İslamiyet öncesi Türk şiirindeki koşuklara benzer. *Nazım birimi beyittir. *Beyit sayısı 5-15 beyit arasındadır. *İlk beytine matla, son beytine makta denir. *İlk beyitten sonraki beyte “hüsn-i matla” (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine “hüsn-ü makta” (son beyitten güzel olması gerekir) denir. *En güzel beyte beytül gazel (şah beyit) denir. *Son beyitte (maktada) şairin mahlası (takma adı) yer alır. *Gazelin bütün beyitlerinde aynı konu işleniyorsa (anlam birliği) buna yek-ahenk gazel denir. *Bütün beyitleri aynı güzelliğe sahip olan gazellere yek-avaz gazel denir. *İlk beyit kendi arasında kafiyelidir. Diğer beyitlerin ikinci dizeleri, birinci beyit ile kafiyelidir. Yani kafiye şeması aa, ba, ca, da, ea şeklindedir.
*Bazı gazellerin matladan sonra gelen beyitlerinde mısralar ortalarından bölünebilir. Bu durumda gazele iç kafiye hâkimdir. Böyle gazellere musammat gazel denir. *Gazellerde sabit bir kalıp mecburiyeti yoktur. Herhangi bir aruz kalıbıyla yazılır yazılır. *Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır. *Gazelleri makamla okuyan kişilere “gazelhan”, gazel yazan usta şairlere ise “gazelsera” adı verilir. *Gazellerin başlığı yoktur. İsimlendirilmeleri rediflerine göre ya da ilk mısralarına göre olur. *Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. *Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller “âşıkane”; içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara “rindane” denir. *Âşıkane gazellere en iyi örnek Fuzuli’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise Baki’nin gazelleridir. *Fuzuli, Baki, Nedim gazelin tanınmış şairleridir.
Musammat Gazel: Dizelerin sonlarındaki uyaklarından başka dizelerin ortalarında da uyak varsa böyle gazellere musammat gazel denir.
Örnek: Fuzuli rind-i şeydadır hemişe halka rüsvadır Sorun kim bu ne sevdadır bu sevdadan usanmaz mı Kelime ve kelime gruplarının anlamları verilen kelimelerle eşleştirilir. Gazel ile kaside verilen örnek şiirlerden hareketle karşılaştırılır. KASİDE: *Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir. *Kasideler, birini övmek ve yermek amacıyla yazılan şiirlerdir. *Genellikle din ve devlet adamlarını övmek amacıyla yazılan uzun divan edebiyatı şiirleridir. *Nazım birimi beyittir. *İlk beytine matla, son beytine makta denir. *Şair, matla beytini kasidenin herhangi bir yerinde yineleyebilir. *Şairin mahlasının bulunduğu beyte taç beyit denir. Bazı kaynaklar bu beyti “bölüm” olarak ele almaktadır. *En güzel beytine beytü‘l kasid (şah beyit) denir. *Kaside en az 33, en çok 99 beyitten oluşur. Beyit sayısı 33’den az olan kasideler de vardır. *Kafiye şeması aa, ba, ca, da, ea şeklindedir. *Bu türün en meşhur ismi Nef’i dir. *KASİDENİN BÖLÜMLERİ: 1-)Nesib (Teşbib): *Kasidenin başlangıç bölümüdür. *Kasideye ismini veren bölümdür. *Eğer söz konusu bölümde herhangi bir tasvir yapılıyorsa “Teşbib”; âşıkane söyleyişler bulunuyorsa “Nesib” adını alır. *Bahar mevsimi, kış manzaraları betimlenir ya da Kurban ve Ramazan bayramı anlatılır. Not: Kasideler “nesib” bölümünde işlenen konulara ve rediflerine göre adlandırılabilir. Kaside-i Ramazaniye (Ramazandan bahsediliyorsa), Kaside-i Iydiyye (Bayramdan bahsediliyorsa), Kaside-i Şitaiye (Kıştan bahsediyorsa), Kaside-i Dariye (han, kevansaray, cami vb. yapılardan bahsediliyorsa); Su kasidesi (su redifli) (Fuzuli) vb. 2-)Girizgâh: *Şair yazdığı şiiri; sevdiği, saygı duyduğu zamanın büyüklerinden birine sunacak ve onu övecektir. Ancak tasvir ve aşk terennümlerinden bu övme bölümüne geçebilmek için uygun söz düşürmek zorundadır. *İşte girizgâh beyitleri bu gaye ile söylenir. *Tek beyittir. *Geçiş beytidir. 3-)Medhiye: *Asıl anlatılmak, övülmek istenen kişi için ne denecekse bu bölümde denir. *Ana bölümdür. *Bu bölümde abartı ve ağır bir anlatım göze çarpar. 4-) Tegazzül: *Kasidenin içinde, aynı ölçü ve uyakla yazılan gazel bölümüdür. *Bu bölümde tabiat güzellikleri karşısında hissedilen duygular dile getirilir; aşk ve coşkunluk ifadeleri yer alır. *Tegazzül bölümü bir bakıma matlasız ve maktasız bir gazeldir.
5-)Fahriye bölümü: *Şairin kendini övdüğü ve diğer şairlerle karşılaştırdığı bölümdür.
6-)Dua bölümü: *Şair övdüğü kişinin başarılarının devamlı olması, ömrünün uzun olması için dualar eder, iyi dileklerde bulunur. *Ayrıca böyle bir kasideyi tamamlattığı için Allah’a şükreder.
*Kasideler, Konularına Göre Değişik Adlar Alır:
Tevhid: Allah’ın birliğini anlatan kasidelerdir.Münacat: Allah’a yalvarmak, dua etmek amacıyla yazılan kasidelerdir. Naat: Peygamberimizi övmek için yazılan kasidelerdir.Medhiye: Devrin ileri gelenlerini, devlet büyüklerini övmek için yazılan kasidelerdir.Hicviye: Eleştirmek ve alaya almak için yazılan kasidelerdir.*Halk edebiyatında Taşlama; günümüz edebiyatında Satirik adını alır.Mersiye: Ölümden duyulan üzüntünün anlatıldığı kasidelerdir.*Halk edebiyatında ağıt; İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatında sagu adını alır.Şehrengiz: Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir.Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir.Fahriye: Şairlerin kendilerini övmek için yazdıkları şiirlere denir.
: Sayfa 98’deki infografi çalışması öğrencilere yaptırılır.
: Bu dizelerde yer alan ek ve sözcük durumundaki zamirleri tespit ediniz.
Zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir (adıl) denir.
Zamirlerin Özellikleri:İsim soyludur.Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Anlamdan çok görev yönü ağır basar. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar.İsim çekim eklerini (hâl, iyelik, çoğul ekleri) -genellikle- alabilirler. Tekil ve çoğul şekilleri vardır.Cümlede isim gibi kullanılabilirler.Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler.
ZAMİR ÇEŞİTLERİ Zamirler, isimlerin yerini tutma şekillerine ve yerini tuttukları isimlere göre çeşitlere ayrılırlar: Şahıs zamirleri,Dönüşlülük zamiri,İşaret zamirleri,Belgisiz zamirler,Soru zamirleri,İlgi zamiri,İyelik zamiri 1.Şahıs Zamirleri Şahıs isimlerinin yerine kullanılan zamirlerdir: “ben, sen, o, biz, siz, onlar, bizler, sizler.“-Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler; iyelik eklerini almazlar. Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler. · Benim kalemim, senin defterin, onun çantası, bizim okulumuz, sizin sınıfınız, onların bahçeleri, bizlerin kaygısı, sizlerin iyiliği… · kalemim, defterini al, çantası, okulumuz, sınıfınız, bahçelerine bak… Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez: · Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Başkasının değil, senin. Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.) · Biz bugün senin misafiriniz. (Başkasının değil, senin.) Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz: · Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.) · Onun eşyalarını bize getir. > Eşyalarını bize getir · Senin doğum tarihini bilen yok mu? >Doğum tarihini bilen yok mu? · Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim. “ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki (-a) aldıklarında ses değişikliği meydana gelir: · Ben > bana · Sen > sana “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. Tabi bu durumda yüklem de çoğul olmalıdır. · Siz bu olayı görmediniz mi? Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir: · Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz. 2. Dönüşlülük zamiri: Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin, özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. Şahıs zamiri olarak da bilinir: Dönüşlülük zamiri “kendi“dir. Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir. · Kendi-m-de · Kendi-n-den · Kendi-si-n-i · Kendi-miz-in · Kendi-niz-le · Kendi-leri-n-ce İyelik eki almadan tamlayan olabilir. Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır: · Kendi elim · Kendi arkadaşın · Kendi babası · Kendi evimiz · Kendi okulunuz · Kendi fikirleri Özneyle (isim veya zamir) birlikte, pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır: “Saide Hanım, bir kitap okuyordu. Başını kaldırdı, kocasını süzdükten sonra: Ben kendim de yaparım. Vali Bey, kendisi emir vermiş. O kendisi okusun. Evi siz, kendiniz görmelisiniz. Fiilin özneye dönüşünü bildirir: · Çocuk kendisi yıkanmış. Tamlama hâlinde ve tek başına yapılan bir işi anlatmak için kullanılabilir: · “Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık, hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum…” · “Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım…” 3. İşaret zamirleri: İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir. İyelik eki almazlar; diğer isim hâl eklerini alabilirler. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler. · bundaki, burada, onlarla, şundan, ötekiler…bunun rengi, buranın havası, onların evi, ötekinin bahçesi… Başlıca işaret zamirleri şunlardır: “bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, beriki, bura, şura, ora, burası, şurası, orası, böylesi, şöylesi, öylesi…” “bu, şu, o, öteki, beriki, böylesi, şöylesi, öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır: · bu: işaret zamiri > Bunu biliyor musun? · işaret sıfatı > Bu bilgiyi nereden aldın? · şu: işaret zamiri > Şunu görmüştüm. · işaret sıfatı > Şu eşyaları taşıyalım. · o: şahıs zamiri > O bu akşam geç gelecek. · işaret zamiri > O benim elmam. · işaret sıfatı > O elma benim. Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir. · Öteki -> Ötekini bana ver. Öteki kitabı ver. · Beriki -> Beriki sende kalsın. Beriki kaset sende kalsın · Böylesi -> Böylesi, insanı rahatsız eder. Böylesi davranışlar. · Şöylesi -> Şöylesi de doğru olmaz ki. Şöylesi bir tarzla yapmak. · Öylesi -> Öylesinden her zaman kaçarım. Öylesi insanlardan. Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız: · İsmin yerini mi tutuyorlar, yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı? · Tekilleri ve çoğulları var mı? · Hâl eklerini alıyorlar mı?
4. Belgisiz zamirler:Birden fazla simin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. Bunların çoğu, belgisiz sıfatlara çekim eki (3. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır. “biri, birisi, hepsi, kimi, kimisi, hepsi, tamamı, herkes, kimse, hiç kimse, çoğu, bazısı, birkaçı, birazı, birçoğu, başkası, her biri, öteberi, şey…“ Belgisiz sıfattan yapılanlar: “birkaç-ı, bazı-ları, bir-i, pek çoğ-u, pek az-ı, bazı-sı, tüm-ü, bütün-ü, bir kısm-ı, her bir-i, başka-sı, hiçbir-i…” 5. Soru zamirleri: Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağlanır. “ne, kim, hangisi, nere, kaçı“ · Yanında ne getirdin? · Bunları sana kim anlattı. Soru zamirleri Özellikleri ve Örnekler: Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar, ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz. · Kimin geldiğini bilemem. · Hangisini istediğini anlamadım. “hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olurlar. · Hangisi sizinle geldi? · Soruların kaçı cevaplandı? Soru zamirleri hâl eklerini alabilir. · Buraya nereden geldiniz? Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir. · Kimin yanında bozuk para var? 6. İlgi zamiri “-ki” · Belirtili isim tamlamasında tamlananın yerine kullanılır.Tamlayan eklerinin üzerine gelir.Ek hâlindeki tek zamirdir. “-ki” Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece -ki şekli vardır:benim kalemim > benimki , onun eli > onunki Orhan’ın puanına nazaran Hakan’ınki daha yüksek. 7. İyelik zamiri: İyelik ekinin ta kendisidir. Her dil bilgisi kitabı bunu zamir olarak almaz.İsim tamlamasında tamlayan kullanılmadığı takdirde tamlanandaki bu eklere iyelik zamirleri denir. · kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları · masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları · su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları · ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER Yapı bakımından zamirler dörde ayrılır: 1. Basit Zamirler: Kök hâlindeki zamirlerdir: · Ben, sen, o, biz, siz, onlar, bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, hepsi, çoğu, birisi, hangisi, kaçı, bazısı… 2. Birleşik Zamirler: Birden fazla kelimeden oluşan zamirlerdir. · Hiçbiri, birtakımı, öbürü… 3. Öbekleşmiş Zamirler: Birden fazla kelimenin değişik yollarla öbekleşerek oluşturdukları zamirlerdir. · Öteki beriki, falan filân, şundan bundan, herhangi biri, ne kadarı… 4. Ek Hâlindeki Zamirler: İlgi ve iyelik zamirleri ek hâlindedir. · Benimki, kalemimiz
ŞARKI:*Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir.*Dörtlüklerle yazılan; günlük hayat, aşk, sevgi, eğlence, tabiat gibi konuları işleyen nazım biçimidir.*Halk deyişleri, günlük hayata ait söyleyişler kullanılır.*Bestelenmek için yazılır.*Dörtlük sayısı 3-5 arasındadır.*Birinci dörtlükte 2 ve 4, diğer dörtlüklerde 4. dize tekrarlanır. Bu dizelere “nakarat” denir.*Şarkıda üçüncü mısra “miyan” adını alır.*Kafiye örgüsü abab, cccb, dddb şeklindedir.*Son dörtlükte mahlas yer alır.*Divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.*Şekil bakımından “murabba”ya benzer.*Kafiye bakımından “koşma”ya benzer.*Halk edebiyatındaki “türkü” türü ile de benzerdir.*17.yy.dan sonra yaygınlaşmıştır.*Divan edebiyatının ilk şarkı yazarı Naili’dir.*Lale Devrinde ise en önemli temsilcisi ve ilk büyük ustası Nedim’dir.*En çok şarkıyı Enderunlu Vasıf yazmıştır.*Yahya Kemal de bu türde güzel örnekler vermiştir.
MURABBA: *Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir. *Kelime anlamı “dörtlük” demektir. *Murabba, bent adı verilen dört dizelik kıt’alardan oluşan nazım şeklidir. *Aynı ölçüde dörder dizelik bentlerden oluşur. *Her konuda murabba yazılabilir. (Felsefi konular, aşk, dini ve didaktik konular) *Övgü, yergi, manzum mektup, mersiye yazılırken murabba nazım şekli daha çok kullanılmıştır. *İlk dörtlük kendi arasında kafiyelidir. Diğer dörtlükler ise 4. dize, 1. dörtlük ile kafiyelidir. (aaaa, bbba, ccca) *İlk bendi kafiyeli olmayan ya da sonraki bentlerde kafiyesi tekrarlanmayanları da vardır. *Genellikle 3 ile 7 dörtlükten oluşur. *İran edebiyatından edebiyatımıza geçmiştir. *Dördüncü mısralar nakarat olarak tekrar ediyorsa mütekerrir murabba; tekrarlanmıyorsa müzdeviç murabba denir. *Divan edebiyatında 15. yüzyılda Ahmed Paşa tarafından kullanılmıştır. *Tanzimat edebiyatında da Namık Kemal bu türün başarılı örneklerini vermiştir. *19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şarkı şeklinde bestelenen eserlerin büyük bir kısmı murabba tarzında yazılmıştır. *Önemli murabba şairleri Aşki, Muhibbi, Hayreti, Esrar Dede, Taşlıcalı Yahya Bey, Fuzuli sayılabilir. *Kanuni Sultan Süleyman’ın da murabbaları vardır.
RUBAİ: *Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir. *Dört dizeden oluşur. *Aruzun özel kalıpları ile yazılır. Kendine özgü 24 kalıbı vardır. *Her dizesi ayrı ölçüde olabilir. *Kafiye düzeni aaxa şeklinde. Bu yönüyle manilere benzer. *Şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı, hayat felsefesi ve ölüm gibi konular işlenir. *Fikir, kısa ve özlü olarak söylenir. *İlk üç mısra fikrin hazırlayıcısıdır. Asıl söylenmek istenen son mısrada söylenir. *Genelde mahlas kullanılmaz. *İranlılardan bize geçmiştir. *Genelde sanatçıların divanlarının sonunda “rubaiyyat” başlığı altında toplanır. *Dört dizesi birbiriyle kafiyeli (aaaa) olanlara rubai-i musarra denir. *Rübailerin, kıt’adan farkı, aruzun özel kalıpları ile yazılmasıdır. *Bu türün en büyük şairi Ömer Hayyam’dır. *Anadolu’daki öncüsü Mevlana’dır. *Azmizade Haleti (17.yy) rubaiyi meslek haline getirmiştir. *Ayrıca Yahya Kemal, Arif Nihat Asya’nın rübaileri vardır.
TUYUĞ: *Divan edebiyatı (klasik edebiyat) nazım biçimidir. *Dört dizeden oluşur. *Kafiyelenişi rubai gibidir. (aaxa)(Bazen de aaaa) *Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara musarra tuyuğ denir. *Cinaslı kafiye kullanılması ve aruzun yalnızca failatün/failatün/failün kalıbıyla yazılması yönüyle rubaiden ayrılır. *Konu sınırlaması yoktur. Daha çok aşk, aşk acısı ve şarap konusu işlenmiştir. *Divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir. *Şekil ve konu bakımından maninin aynısıdır. *Tuyuğlar da maniler gibi bağımsız dörtlükler halinde yazılır. *Genelde mahlas kullanılmaz. *İlk olarak 14.yüzyılda görülmeye başlamıştır. *Kadı Burhaneddin bu türün kurucusu sayılır. *Yine Seyyid Nesimi, Ali Şir Nevai, İvazpaşazade Ata’i, Sultan İskender Şirazi tuyuğ nazım biçiminde yazan şairlerdendir. Mersiye, bir ölünün ardından duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak, ölen kişiyi övmek amacıyla kaleme alınan Divan edebiyatında bir nazım/şiir türüdür. Kutsal günlerde, ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir.
Not : Sayfa 106- Divan edebiyatı nazım türleri karşılaştırması yapılacaktır. Edebiyatımızdan bazı sanatçıların şiir hakkındaki düşüncelerinden hareketle düşün/eşleş/paylaş etkinliği yaptırılarak “saf şiir” anlayışı ortaya konur. Saf(Öz) Şiir Şiirin bir biçim sorunu olduğu düşüncesinden hareketle, şiirin anlamdan çok şekil olarak güzel olmasını, ahenkli olmasını ve okuyucuya estetik haz vermesi gerektiğini savunan şiir anlayışına “Saf Şiir” ya da “Öz Şiir” denilmektedir. Saf şiir, Fransız şair Paul Valery’nin şiir dilini -anlam dahil olmak üzere- her şeyin üstünde tutmasından etkilenen şairlerin oluşturmuş olduğu bir şiir anlayışıdır. Bu şiir anlayışında okuyucuya bilgi vermekten daha çok kişilerin estetik duyarlılığını arttırmaya dayanmaktadır.
Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle beraber Türk Edebiyatı’nda saf şiir eğilimi başlamış olur. Ahmet Haşim, Piyale adlı kitabının başında yazdığı bu makalesinde şiirdeki cümlelerin ifade ettiği anlamların önemli olmadığını belirterek asıl önemli olanın şiirde yer alan kelimelerin sesleri (okunuşları) olduğunu vurgular. Ahmet Haşim bu görüşünü şu şekilde özetler: “Şiir bir hikaye değil, sessiz bir şarkıdır.” Saf Şiir Özellikleri Bu anlayıştaki sanatçılar şiiri basit bir uğraştan ziyade soylu bir iş olarak görürler. Şiirin herhangi bir ideolojinin emrine sunulması karşı çıkılmıştır. Bu anlayışa göre amaç ortaya güzel bir şiir koyabilmektir. Şiirde belli bir fikrin işlenmesine karşı çıkılmış, okurda estetik bir haz uyandırmayı amaçlamıştır. Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek için yazılır. Şairler, kendilerine özgü imgesel bir anlatım tarzı oluşturmuşlardır. Sanat sanat içindir anlayışı hakimdir. Şiirde ahenk, uyak, redife önem verilmiştir. Sembolizmin etkisi vardır. Biçim güzelliğine önem vermelerinden dolayı şiirde anlam aramak gereksizdir. Şiirde anlam yerine cümle ve kelimelerin ses değeri olmalıdır. Şiirde anlam yerine biçim savunulduğu için estetik tavır ön plana çıkmıştır. Şiirde ahenk, kafiye, redif gibi hususlara önem verilirken Ahmet Haşim ve Yahya Kemal ısrarla aruz veznini kullanmaya devam etmiş, onların dışındaki sanatçılar ise hece ölçüsünü kullanmışlardır. Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar 1923 öncesi dönemde büyük ölçüde Ahmet Haşim ve Yahya Kemal tarafından temsil edilen öz şiir; Cumhuriyet sonrasında da, yine bu iki şairin ekseni etrafında Türk şiirinin iki ana eğiliminden biri olma özelliğini korumuştur. *Bu anlayışın şairlerinden önemlileri; Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Ziya Osman Saba’dır. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905- 1983) • Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır. • “Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır. • Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır. • İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır. • “Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir. • Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır. Eserleri: • Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile • Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam • Öykü: Hikâyelerim • Roman: Aynadaki Yalan • Anı: Yılanlı Kuyudan
Okuma tiyatrosu: Bir eserin sesli okuma kurallarına uyularak ve tiyatro tekniklerinden faydalanılarak okunmasıdır. Okuma tiyatrosu, hikâye anlatımı ve dramatik unsurları birleştiren etkili bir öğretim yöntemidir, dil öğreniminin dört ana unsurunu (dinleme, konuşma, okuma ve yazma) birleştirir ve öğrencilerin dili kullanmaları için iletişimsel ve özgün bir bağ- lam sağlar (Tsou, 2011). Kaldırımlar Şiirinin Tahlili Necip Fazıl , Türk edebiyatının büyük şairlerindendir. Temiz Türkçesi ,özenle seçtiği kelimeleri ve düşünce alt yapısıyla dikkatleri çeker. Saf şiir ekolüne bağlıdır.
Kaldırımlar şiirinde insanın yalnızlığını, kederlerini, büyük şehirlerin keşmekeşinde boğulmasını dile getirirken aynı zamanda aradığı teselliyi yine kaldırımlara yüklediği anlamla kendi içinde bulmasını anlatır. Kaldırımlar şiirini Paris’te yazdığını düşünürsek Necip Fazıl gibi dünyayı gurbet sayan bir mütefekkirin daha gençliğinden itibaren büyük bir arayış içinde olduğunu anlarız.Şiir 14’lü hece ölçüsüyle yazılmıştır.Konusuna göre türü lirik şiirdir.
Birinci dörtlük Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında ; –a —ta: tam kafiye , sında:redif çapraz kafiye var. abab aliterasyon : k ve s sessiz harfleriyle asonans : a , o ve ü sesleriyle yapılmış. tekrir sanatı: yürüyorum kelimesi tekrarlanmış İkinci dörtlük Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; –c çapraz kafiye var. cdcd Mecaz-ı mürsel: Kara gökler diyerek geceyi kastetmiş. Teşhis: Yıldırımlar insan gibi bir hedef gözetiyor. / kaldırımlar serseri bir insan olarak söyleniyor./Kaldırımlar uyanık Açık istiare sanatı: yağmur bulutları yerine kül rengi bulutlar diyor. Kapalı istiare sanatı: Havanın yağmurlu olmasını direkt söylemeden yıldırımların mevcudiyetini söylüyor, yani yağmur yağıyor demeden yağmur yağıyor diyor. leff-ü neşr sanatı :ilk mısrada söylediği iki yoldaşın kim olduklarını ikinci mısrada açıklıyor. İn cin uykuda , yalnız iki yoldaş uyanık; üçüncü dörtlük İçimde damla damla bir korku birikiyor, –e —ik :tam kafiye , iyor :redif çapraz kafiye var. efef Teşbih: evler devlere benzetiliyor. Teşhis : Evlerin camları bize bakıyor Telmih: Eski çağlarda bir cezalandırma biçimi olan insanın gözüne mil çekilip kör edilmesini hatırlatıyor. Dördüncü dörtlük Kaldırımlar , çilekeş yalnızların annesi; –g —es: tam kafiye , i:redif çapraz kafiye var. ghgh Teşhis: İnsana ait özelliği kaldırıma veriyor. Teşbih : Kaldırımları anneye benzetiyor Beşinci dörtlük Bana düşmez can vermek,yumuşak bir kucakta; -ı —ak : tam kafiye , ta: redif Çapraz kafiye . ıiıi Teşhis: kaldırımlar anne olarak verilmiş Altıncı dörtlük Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim yol gitsin; –j —it : tam kafiye , sin:redif Çapraz kafiye . jkjk Teşbih: Fenerler sele benzetilmiş Yedinci dörtlük Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; -m — r: Yarım kafiye , üneyim: redif Çapraz kafiye: mnmn Teşbih: Karanlığı yorgana benzetiyor Sekizinci dörtlük Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya; –p —y :Yarım uyak , a :redif Çapraz kafiye : prpr Teşhis: Sokakların uyuması Sayfa 120 gazel ile kaldırımlar şiiri karşılaştırılır. 08 -19 ARALIK 2025 Sayfa 125- Metin türlerini edebî (sanatsal) ve öğretici (bilimsel) olmak üzere sınıflandırınız. > Düşünceyi geliştirme yolları; tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma ve benzetme olmak üzere altı başlıkta incelenir. Verilen paragraflar istenen anlatım biçimlerine uygun olarak tekrar yazma çalışması yaptırılır. Öğrenciler tarafından belirlenen bir öğretici metin edebi metne dönüştürme çalışması yapılır.Performans görevi öğretmen tarafından dereceli puanlama anahtarıyla değerlendirilir.
NOT: 2.Tema yazma performans ölçeği kullanılarak öğrencilerin 2.tema yazma performans notu verilmiş olur. Metin Tahlili Dinleme / İzleme: SOHBET / 22 ARALIK – 02 OCAK 2026 Metin Tahlili (Anlama) Dinleme/İzleme TDE1.1. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde dinleme/izlemeyi yönetebilme TDE1.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme TDE1.3. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme TDE1.4. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlere yönelik değerlendirmelerini yansıtabilme
SOHBET (SÖYLEŞİ): *Bir yazarın günlük olaylar arasından seçtiği bir konuyla ilgili görüş ve düşüncelerini, fazla derinleştirmeden, karşısındakilerle konuşuyormuş gibi anlattığı yazı türüne “sohbet (söyleşi)” denir. *Güncel bir konuda, yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi ve anlaşılır bir dille yazdığı, her türlü özentiden uzak yazılara sohbet denir. *Bu yazı türünde yazar, ele aldığı konuyu derinlemesine incelemez, bilimsel bir ispatı da amaçlamaz. *Yazarın amacı, okuyucuyla samimi diyaloglar kurarak ona düşüncelerini açıklamak ve onu işlediği konu üzerinde düşünmeye davet etmektir. *Bu yazılar genellikle gazete ve dergilerde yayımlanır. *Sohbet yazılarına eskiden “musahabe” denirdi. *Yazar, deyimlerden, atasözlerinden, hatıralardan, halk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden çokça yararlanır. *Öznel bir anlatıma sahiptir. *Cümleler, konuşma üslubundadır. *Yazar, karşısında biri varmış gibi sorular sorar, cevaplar verir; düşüncelerini günlük konuşma dili içtenliği içerisinde açıklar. *Sohbetlerde konu uzatılmaz, fazla ayrıntıya girilmez; sadece konuya dikkat çekilir, anlatılanlar kanıtlanmaya çalışılmaz, anlatılanlara inanılması için bir gayret ortaya konmaz. *Sohbet türünde makalede olduğu gibi giriş gelime ve sonuç bölümleri bulunur; ancak karşılıklı konuşma havası içinde yazılması ve açıklanan düşüncelerin ispatlanma gereği duyulmadan anlatılması yönünden makaleden ayrılır. *Dünya edebiyatında J. London, E. Hemingway, M. Gorki, N. Mailer, L. Collins, M. Şolohov, J. P. Sartre bu türün önemli temsilcileri arasındadır. Türk Edebiyatında Sohbet: *Türk edebiyatının önemli gazetecilerinden biri olan Ahmet Rasim, ilk sohbet yazarlarımızdandır. *Sanatçının “Ramazan Sohbetleri” adlı eseri sohbet türündeki yazılarını topladığı bir eseridir. *Bu türe ait eserler diğer düzyazı türleriyle birlikte Cumhuriyet Dönemi’nde gelişmiştir. *Suut Kemal Yetkin’in “Edebiyat Söyleşileri”, Şevket Rado’nun “Eşref Saati”, Melih Cevdet Anday’ın “Dilimiz Üzerine Söyleşiler”, Nurullah Ataç’ın “Karalama Defteri” bu türde yazılmış yazıları içeren eserlerdir. *Ayrıca Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel, Attila İlhan, Ferit Kam, Mehmet Çınarlı gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.
*Verilen çok modlu metne yönelik dinleme / izleme soruları cevaplandırılır.Anlamlarına göre cümleler kısaca hatırlatılır. Edebiyat Atölyesi : Yazma 05 -16 Ocak 2026 Edebiyat Atölyesi (Anlatma) Yazma TDE4.1. Bilgilendirici bir metni edebî metne dönüştüreceği yazma sürecini yönetebilme NOT: 2.Tema konuşma performans ölçeği kullanılarak öğrencilerin 2.tema konuşma performans notu verilmiş olur. Okul Temelli Planlama Grup Çalışması / Etkinlik 12-16 Ocak 2026 Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği •Mesleğin Getirdiği Özellikler • Çalışma Ortamı ve Koşulları
•Mesleğin Getirdiği Özellikler Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeninin hem alanı hem de öğretmenlik mesleği ile ilgili niteliklere sahip kimseler olmaları gerekir. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olmak isteyenlerin; · Sözel yeteneği gelişmiş, · Dil ve edebiyata ilgi duyan, · İnsanlarla iyi iletişim kurabilen, · Düşüncelerini başkalarına açık bir biçimde aktarabilen, · İyi bir öğrenme ortamı sağlayabilen, · Dikkatli, işine özen gösteren, · Mesleğinin sorunları ile ilgilenen ve çözüm yolları bulmaya çalışan, · İnsanlarla iyi iletişim kurabilen; sevecen, hoşgörülü, sabırlı, · Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini anlayabilen, · Kendini geliştirmeye istekli, coşkulu, yaratıcı kimseler olmaları gerekir.
• Çalışma Ortamı ve Koşulları
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, okulun her tarafında görev yapar.Okulun en önemli öğretmenidir.Sınıf,konferans salonu,okul kütüphanesi en yoğun görev yaptığı yerlerdir. Görevini genellikle ayakta yürütür. Çalışma ortamı oldukça gürültülüdür…
5) Değerlendirme (Evaluate)
A.) Beceri alanlarında yer alan konuya başlarken , metnimizi anlayalım, ders içi çalışma etkinlikleri yapılır.
B.) Edebiyat atölyesi kısmında yer alan performans görevleri dereceli puanlama anahtarına göre değerlendirip öğrencilerin performans görevine puan verilir.
C.) Ders kitabında yer alan 2.Tema sonunda yer alan değerlendirme sorularıyla öğrencilerin temayı ve konuları ne kadar öğrendikleri ölçülür. | ||||
Katkılarından dolayı Ekrem Beye teşekkürler.
TDE 10 2.TEMA GÜNLÜK PLAN 2025 indir
