Yazılı Soruları

11.Sınıf Edebiyat 2.Dönem 1.Yazılı Ders Notları

1.kazanım: Makale- Metnin türünün ortaya çıkışı ve tarihsel dönemle ilişkisini belirler. ( 1 soru )
2.kazanım: Makale- Metinlerden hareketle dil bilgisi çalışması yapar. ( Cümlenin ögeleri ) ( 1 soru )

4.ÜNİTE: MAKALE
*Belli bir konu hakkında bilgi vermek, bir düşünceyi açıklamak veya kanıtlamak amacıyla yazılan bilimsel metinlere makale denir.
* Makalede temel öge düşüncedir. Ortaya konan düşünce bilimsel gerçeklerle dile getirilmelidir.
*Makaleler gazetelerde, dergilerde veya kitaplarda yayımlanabilir.
*Dergi ve kitaplarda yayımlanan makaleler bilimsel ve akademik makalelerdir.
*Gazetede yayınlanan makaleler ise daha çok ekonomi, siyaset veya sanatla ilgilidir.
*Bilimsel makalelerde akademik bilgi ve terimlere sıkça yer verilip daha çok konu ile ilgili uzmanlara hitap edilirken gazete makalelerinde genel bir okuyucu kitlesi söz konusudur. Bu nedenle makaleler bu okuyucu kitleler göz önünde bulundurularak kaleme alınır.
*Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte internet ortamında da çok sayıda bilimsel makale yer almakta ve bu makalelere kolaylıkla ulaşılmaktadır. *Makaleler alanında uzman, bilgi birikimi olan ve geniş kültüre sahip kişilerce yazılır. Bu nedenle makaleye konu olan düşünceler ciddi ve resmi bir üslup ile dile getirilir
*Makale yazarı ortaya koyduğu düşünceleri kanıtlamalı ve kesin bir sonuca ulaştırmalıdır. Bu nedenle makalelerde kişisel düşünce ve görüşler kesinlikle yer almamalıdır.
*Makalelerde dil, daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
*Sıkça kullanılan anlatım türü açıklayıcı anlatımdır. Açıklayıcı anlatım ile birlikte tartışmacı, kanıtlayıcı, öğretici anlatım türlerine de sıkça başvurulur. *Makaleler giriş- gelişme- sonuç bölümlerinden oluşan bir planla yazılır. Birkaç kısa cümle ile makaleye giriş yapılır. Bu bölümde makalenin konusu ve ortaya konan düşünce belirtilir, ayrıntıya girilmez. Gelişme bölümünde ise konu ve düşünce ayrıntılarla, örneklemelerle ele alınır; birçok yönüyle tartışılır. Kanıtlama ve çözümlemelere başvurulur. Ana düşünce, yardımcı düşüncelerle desteklenir. Sonuç bölümünde ise ele alınan konu veya düşünce önceki açıklamalar neticesinde toparlanır ve kesin sonuca bağlanır. Ana düşünce çoğu zaman bu bölümde verilir.

Makale türünün ortaya çıkışı ve tarihsel dönemle ilişkisi: Gazetelerin ortaya çıkması veya yaygınlaşması ile birlikte Tanzimat Döneminde birçok türle birlikte makale de edebiyatımızda yer almaya başladı. Tanzimat Dönemi sanatçılarından olan Şinasi’nin Agah Efendi ile çıkardığı ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval’ de yer alan yazılarından bazıları makalenin ilk örnekleri sayılır. Şinasi’nin yine aynı gazetede 1860’ta yayımladığı Tercümanı Ahval Mukaddimesi edebiyatımızın ilk makale örneği kabul edilmektedir. Şinasi ile birlikte Tanzimat Döneminde Namık Kemal, Ziya Paşa, Şemsettin Sami, Ahmet Mithat Efendi gibi sanatçılarımız da makalenin gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Sonraki dönemlerde ise Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Rasim, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Yaşar Nabi Nayır, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Kaplan bu türün güçlü kalemleri olmuşlardır.
*Makale yazarken dikkat edilmesi gerekenler: Konu geniş bir kitleye hitap etmeli, belli bir plan dahilinde yazılmalı, bilgiler kendi içinde tutarlı olmalı, düşünceyi destekleyen kanıtlar inandırıcı olmalı, anlatım açık ve net olmalı, makale yazarı tarafsız olmalıdır.
* Bilimsel bir makale yapılırken şu sıralama takip edilmelidir : Kaynak taraması , bilgilerin birleştirilmesi, kaynak gösterme (metin içinde kaynak gösterme veya sayfanın altında dipnotlu kaynak gösterme)

*Örnek metin: Peyami Safa: İyi Yazı-Kötü Yazı makalesi (Sanat Edebiyat Tenkit adlı eserden)

3.kazanım: Sohbet/Fıkra- Metnin üslup özelliklerini belirler. ( 1 soru )
4.kazanım: Sohbet/Fıkra- Türün ve dönemin/ akımın diğer önemli yazarlarını ve eserlerini sıralar. ( 1 soru )

NOT: Üstteki kazanım dediğimiz cümleler size bu konuda sorulacak sorulardır. Onlara göre çalışın.

5.ÜNİTE: SOHBET/ FIKRA

Sohbet ( Söyleşi)
* Yazarın herhangi bir konudaki duygu ve düşüncelerini, okuyucularla konuşur gibi içten ve sıcak bir anlatımla ortaya koyduğu yazılardır.
*Yazar düşüncelerini çok derine inmeden dile getirir.
*Sohbet yazıları uzun değildir.
*Her konuda yazılabilir.
*Yazar deyimleri, nükteli sözleri, devrik cümleleri, ünlem ve sözde soru cümlelerini bolca kullanarak içten ve sürükleyici bir anlatım yakalar.
*Sohbet yazarı düşüncesini kanıtlamak için bir iddia taşımadığından yazısında kişisel görüşlerini aktarır.
* Öğretici metin türü olan sohbette bilgiler doğrudan değil dolaylı olarak aktarılır.
* Sohbette dilin göndergesel işlevi kullanılır. Aynı zamanda alıcıyı harekete geçiren işlev ve heyecana bağlı işlev de kullanılır.
*Anlatım biçimlerinden açıklayıcı anlatımın yanında söyleşmeye bağlı anlatım biçimine de sıkça yer verilir.
*Eski dönemlerde sohbet yazılarına “Musahabe” adı verilirdi.
*Sohbet yazılarında yazar kişisel görüşlerine yer verdiği için öznel bir anlatım bulunmaktadır.
*Bu tür, Tanzimat Döneminde gazetecilikle birlikte edebiyatımıza girmiştir.

*Cumhuriyet öncesinde sohbet türünde eser veren yazarlarımızdan bazıları: Ahmet Mithat Efendi (Tanzimat Dönemi), Halit Ziya Uşaklıgil, Tevfik Fikret, *Hüseyin Cahit Yalçın (Servetifünun Dönemi), Ahmet Rasim (Servetifünun Dönemi bağımsız yazarlardan)…
* Ahmet Rasim edebiyatımızın ilk sohbet yazarlarından biridir. Ramazan ayında İkdam gazetesinde yayımlanan yazılarını Ramazan Sohbetleri adlı eserinde toplamıştır.

Ahmet Rasim: Ramazan Sohbetleri

Cumhuriyet Döneminde Sohbet Türü

*Cumhuriyet döneminde sohbet türünde diğer türlerde olduğu gibi sade bir dil tercih edilmiştir.
* Konular çeşitlenmiştir.
* Bu dönemde sohbet türünde eser veren yazarlardan bazıları:
*Şevket Rado: Eşref Saat, Aile Sohbetleri, Hayat Böyledir
* Melih Cevdet Anday: Dilimiz Üzerine Söyleşiler
* Suut Kemal Yetkin: Edebiyat Konuşmaları
* Nurullah Ataç: Söyleşiler

Fıkra Türü ve Özellikleri
*Sosyal, siyasi, kültürel, ekonomik ve toplumu ilgilendiren güncel herhangi bir konuda yazılan düşünce yazılarına fıkra denir.
*Fıkralar özellikle gazetelerin iç sayfalarında belirli köşelerinde özel başlıklarla yazılır. Bu nedenle fıkralara köşe yazısı da denir.
*Konu seçimde özgür olan yazar, ele aldığı konuyu kişisel bir bakış açısıyla yazar.
*Geniş bir okuyucu kitlesine hitap ettiği için düşünmeye sevk eder.
*Fıkralarda dilin göndergesel işlevi ile birlikte heyecana bağlı işlev ve alıcıyı harekete geçiren işlev de kullanılır.
*En çok tercih edilen anlatım biçimi açıklayıcı anlatımdır.
*Gazete çevresinde gelişen öğretici metin türlerinden biridir.
*Fıkralarda amaç güncel bir konuyla ilgili kamuoyu oluşturmaktır.
*Fıkra ve sohbet benzerlik gösterse de aralarında farklılıklar bulunmaktadır.
*Fıkra sohbete göre daha ciddi bir üslupla yazılır. Sohbette ise yazar daha yumuşak bir üslupla yazısını kaleme alır. Bu nedenle düşüncelerini de rahatlıkla ifade edebilir.
*Köşe yazısı olan fıkralar ile nükteli fıkraların birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.
*19.yüzyılda gazetelerin yaygınlaşması ile birlikte görülmeye başlayan bir türdür.
*Cumhuriyet öncesinde tanınmış fıkra yazarlarından bazıları: Ahmet Haşim, Ahmet Rasim, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay…

Ahmet Haşim: Şehir Mektupları, Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan, Bütün Eserleri
Ahmet Rasim: Şehir Mektupları, Ramazan Sohbetleri, Muharrir Bu Ya
Falih Rıfkı Atay: Eski Saat, Çile
Refik Halit Karay: Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, Kirpinin Dedikleri, Guguklu Saat

• Cumhuriyet döneminde gazeteciliğin gelişmesi ve gazete okurunun artmasına bağlı olarak fıkra türü de gelişme kaydetmiştir. Okur ilgilerinin çeşitliliği ile konular çeşitlenmiştir. Bu dönemde Peyami Safa, Ahmet Kabaklı, Burhan Felek, Tarık Buğra önemli fıkra yazarlarındandır.

Nurullah Ataç: Okuruma Mektuplar, Söyleşiler, Sözden Söze, Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Okuruma Mektuplar, Günce, Ararken, Diyelim
Şevket Rado: Eşref Saat, Hayat Böyledir

5.kazanım: Roman- Metnin olay örgüsünü, şahıs kadrosunun özelliklerini, zaman ve mekânın özelliklerini belirler. ( 1 soru )
6.kazanım: Metindeki anlatım biçimleri ve tekniklerinin işlevlerini belirler. ( 1 soru )
7.kazanım: Türün ve dönemin/akımın diğer önemli yazarlarını ve eserlerini sıralar. ( 1 soru )

NOT: Üstteki kazanım dediğimiz cümleler size bu konuda sorulacak sorulardır. Onlara göre çalışın.

6.ÜNİTE: ROMAN
* Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ilk yıllarında Kurtuluş Savaşı’nın halkın üzerindeki etkisi, Cumhuriyet’in ilanı, Atatürk ilke ve inkılapları, Batılılaşma etkisiyle Doğu- Batı çatışması ve en önemlisi Anadolu insanı ve coğrafyası gibi temalar ele alınmıştır.
* Milli edebiyat döneminde eser vermeye başlayan Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi yazarlarımız bu dönemde de eser vermiş ve Anadolu’ya açılmayı geliştirmişlerdir.
* Gözlemci bir gerçekçilikle yazan Sabahattin Ali Sadri Ertem gibi toplumcu gerçekçi anlayışı benimseyen roman yazarlarımız da bu dönemde eser vermişlerdir. Bu yazarlarımız toplumsal sorunlara çözüm getirmeye çalışmışlardır.
* Milli Edebiyat Dönemi’nde başlayan dilde sadeleşme bu dönemde tam anlamıyla başarılmış, yazarlarımız romanlarını sade ve anlaşılır bir dille yazmışlardır.
* Bu dönem romanlarında realizm akımının etkisi sıkça görülür.

1.Metin-Sinekli Bakkal- Halide Edip Adıvar
İlk olarak 1935 yılında Soytarı ve Kızı adıyla Londra’da İngilizce olarak yayımlanmıştır. Aynı yıl Türkçe olarak tefrika edilmiştir. Roman II. Abdülhamit döneminde bir İstanbul Mahallesi’ni, buradaki hayatı, gelenekleri görenekleri ve töreyi anlatır. Bu yönüyle Sinekli Bakkal romanı bir sosyal romandır. Yazar romanda Rabia ve Peregrini karakterleri ile Doğu-Batı sorununa yönelmiş, bu iki uygarlığın sentezinin yapılabileceğini savunarak, Doğu’nun mistisizmi ile Batı’nın akılcılığını sentezlemiştir. Romanda gerçekçi tasvir ve anlatımlar ile realizm akımının izleri vardır.
Halide Edip Adıvar’ın Romanları: Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Sinekli Bakkal, Döner Ayna, Yolpalas Cinayeti, Seviye Talip, Raik’in Annesi, Handan, Son Eseri, Yeni Turan, Kalp Ağrısı, Zeyno’nun Oğlu, Tatarcık Sonsuz Panayır, Akile Hanım Sokağı, Çaresaz…

Cumhuriyet Dönemi’nde Roman (1923-1950)
1923-1950 romanında Doğu-Batı çatışması, yanlış batılılaşma temaları daha sık işlenir.

2. Metin: Fatih- Harbiye / Peyami Safa
Fatih-Harbiye romanı Doğu-Batı çatışması üzerine şekillenmiştir. Roman kahramanlarından Şinasi Doğu’yu, Macit ise Batı’yı temsil etmektedir. Neriman, Doğu- Batı kültürü arasında gidip gelmektedir. Romanda olayların geçtiği mekanlar, İstanbul’da Fatih ve Beyoğlu semtleridir. Bu semtler iki kültürün simgesi olarak yansıtılmaktadır. Fatih Doğu’yu Beyoğlu ise Batı’yı simgeler. Peyami Safa romanlarında psikolojik çözümlemelere de yer verir.

Peyami Safa’nın (Server Bedii) romanları: Sözde Kızlar, Mahşer, Canan, Bir Akşamdı, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih-Harbiye, Bir Tereddütün Romanı, Matmazel Noralia’nın Koltuğu, Yalnızız, Cingöz Recai roman serisi (polisiye)

Cumhuriyet Dönemi’nde Roman ( 1950-1980)
* 1950-1980 Türk romanında bir takım değişikliklerin olduğu dönemdir.
* Bu dönemde toplumsal gerçekçi anlayış gelişerek yaygınlaşarak devam eder. Bunda çoğulcu demokrasi, 2. Dünya Savaşı, sanayileşme gibi olayların etkisi vardır. Bu dönemde sanatçılar toplumsal sorunlara maddeci bir bakış açısı ile yaklaşmış, köylülerin de sıkıntılarına eğilmişlerdir. Hatta toplumcu gerçekçiler halkı ve köylüleri, benimsedikleri ideolojilere yönlendirmek istemişlerdi.
*Realizm akımının etkisiyle gözlemlerini tasvirlerle aktarmışlardır. Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Samim Kocagöz, Talip Apaydın gibi yazarlarımız bu anlayışla roman ve hikayelerini yazmışlardır.
* Batı romanını etkileyen gerçeküstücülük, varoluşçuluk gibi akımlar bizim romanlarımızı da etkilemiş; Yusuf Atılgan, Bilge Karasu, Nezihe Meriç, Vus’at O. Bener gibi yazarlarımız eserlerini bu şekilde kaleme almışlardır.
*Toplumcu gerçekçilerin maddeci görüşlerinin yanında milli değerlerimizi, İslami görüşleri, geleneklerimizi, tarihi olayları anlatan Mustafa Necati Sepetçioğlu, Emine Işınsu gibi yazarlarımız da önemli eserler vermişlerdir.

3.Metin: Devlet Ana – Kemal Tahir
*Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu anlatan bir romandır. Romanda kurmaca kişilerin yanı sıra 13.yüzyılda Anadolu’da yaşayan Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Şeyh Edebali, Orhan Bey Yunus Emre gibi gerçek kişiler de yer almaktadır. Bu nedenle romanın olay örgüsü hem gerçek hem de kurmaca olaylardan oluşmaktadır. Ayrıca romanda Köroğlu Destanı, Dede Korkut Hikayeleri, Yunus Emre Divanı gibi eserlerin etkisi de vardır.
* Kemal Tahir Tanzimat’tan beri süregelen Batı’ya yönelmeyi Doğu’ya çevirmiştir. Onun bu çizgisini Mustafa Necati Sepetçioğlu, Tarık Buğra, Sevinç Çokum gibi yazarlarımız devam ettirmiştir.

Kemal Tahir’in Romanları:
Devlet Ana, Sağırdere, Kurt Kanunu, Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu, Karılar Koğuşu, Rahmet Yolları Kesti, Köyün Kamburu, Yorgun Savaşçı, Bozkırdaki Çekirdek, Yol Ayrımı, Hür Şehrin İnsanları

4.Metin: Ölmez Otu- Yaşar Kemal
*Bu roman üç serilik ” Dağın Öte Yüzü “romanlarının üçüncüsüdür. Yani birbirinin devamı niteliğinde olan nehir romandır.
1.roman: Ortadirek
2.roman: Yer Demir Gök Bakır
3.roman: Ölmez Otu
Edebiyatımızda bu şekilde birbirinin devamı olan başka romanlar da vardır.
Nihal Atsız: Bozkurtların Ölümü- Bozkurtlar Diriliyor
Tarık Buğra: Küçük Ağa, Küçük Ağa Ankara’da, Firavun İmanı
Kemal Tahir: Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahkumu, Yol Ayrımı

* Ölmez Otu yazarın diğer birçok romanı gibi toplumcu gerçekçi anlayışla yazılmıştır.
* Romanda Çukurova’ya pamuk toplamaya giden mevsimlik işçilerin hayatları işlenmiştir.
* Eserde halk arasında yaşayan dil, atasözleri, deyimler ve söyleyişler bolca kullanılmıştır.

Yaşar Kemal ( Kemal Sadık Göğceli)
*Eserlerini toplumsal gerçekçi anlayışla yazar. *Röportajlarıyla tanınmıştır. Asıl ününü Çukurova’yı ele alan romanlarıyla sağlamıştır.
*Yazarın üslubu: Doğa betimlemelerini, kısa cümleleri, yerel söyleyişleri sık kullanır. Sade , akıcı, canlı anlatımı vardır.
Romanları: İnce Memed ,Dağın Öte Yüzü( Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu) Yılanı Öldürseler, Ağrı Dağı Efsanesi, Ala Geyik, Beyaz Mendil, Teneke, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Çakırcalı Efe, Binboğalar Efsanesi, Yusufçuk Yusuf, Üç Anadolu Efsanesi.

Dünya Edebiyatında Roman (20.yy)
* 20 yüzyıl dünya edebiyatının önde gelen roman yazarları ve eserleri şunlardır:
Thomas Mann: Venedik’te Ölüm
Franz Kafka: Dava, Şato, Dönüşüm
Ernest Hemingway: Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Albert Camus: Veba, Yabancı
Virginia Wolf: Orlando, Perde Arası
Şolohov: Durgun Akardı Don, Uyandırılmış Toprak

5.Metin: Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck
20. yüzyıl dünya edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Fareler ve İnsanlar 1937’de yayımlanmıştır. Romanda bir çiftliğin sahibi olma hayalleri kuran iki arkadaşın hikayesi anlatılmaktadır. Bu nedenle romanda dostluk kavramı ön plandadır. Bir diğer önemli kavram ise yoksulluktur.

John Steinbeck’in eserleri: Yukarı Mahalle, Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri, Bitmeyen Kavga, İnci, Sardalye Sokağı, Cennetin Doğusu

8.Kazanım: Metinlerden hareketle dil bilgisi çalışmaları yapar (2 soru)
Anlatım Bozuklukları, yazım, noktalama işaretleri

11. sinif edebiyat 2. dönem 1. yazili ders notu işlendi.

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap