Testler

EKPSS ORTAÖĞRETİM TÜRKÇE DENEME SINAVI 16

Yazan admin

1.(I) Bir gün mahallemizdeki bir kitapçıda eski kitapları karıştırıyordum. (II) Dükkânın bir köşesinde, uzun saçlı genç bir adam vardı. (III) Sürekli, raflardaki kitaplara bakıyordu. (IV) Kirli olmakta çok, ihmal edilmiş elbiseleri, bana kütüphanelerin asil tozlarını hatırlattı. (V) Onları, üstüne tasa duymadan, umursamadan geçirmişti.
Yazar, yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde yorum yapmıştır?
A) I. ve III.
B) II. ve III.
C) II. ve IV.
D) I. ve V.
E) IV. ve V.

2. (ı) Bu şairimiz, 1896’da Servetifünun topluluğuna katıldı. (II) İlk şiirlerini bireysel konularda yazsa da daha sonra sosyal konulara, güncel yaşama değindi. (III) Düzyazılarında da toplumsal konuları ele aldı. (IV) Ne var ki şiirlerinin insanı sarmalayan söyleyişini, sözcüklerin olağanüstü uyumunu düzyazılarında göremiyoruz. (V) Bunda şiiri yaşamının bir parçası olarak görmesinin etkisi büyüktür.
Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisinde, sözü edilen şairin üslubuyla ilgili bilgi verilmiştir?
A) I.      B) II.        C) III.       D) IV.      E) V.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı anlatım vardır?
A) Arkadaşım bize, okuduğum kitabı çok beğendim, dedi.
B) Yazar sözünü şöyle bitirdi:”Türk sineması güzel işler başarıyor.”
C) Öğretmenimiz, Tanpınar’ın Türkçeyi çok iyi kullandığını söyledi.
D) Annem bana, hayat yolunda kendi yolunu kendin aç, derdi.
E) Uzmanlar, sağlıklı yaşam için insanlar kendine dikkat etmeli, dediler.

4. Benim için iyi şiir, başkasının yazdığı bir şiir için “Bunu keşke ben yazsaydım.” dediğim şiirdir.
Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
A) Başkasının yazdığı bir şiiri kendim yazmadığım için hayıflanıyorsam o şiir bence iyi şiirdir.
B) Başkasının yazdığı bir şiir, benim şiirimden daha çok okuyucu buluyorsa benim için o, iyi şiirdir.
C) Yazdığım bir şiiri başka şairler taklit ediyorsa o şiirim bence iyi bir şiirdir.
D) Başkasının yazdığı bir şiiri kendime yakın hissediyorsam o iyi bir şiirdir.
E) Bugüne dek başkasının yazdığı bir şiir için onu keşke ben yazsaydım demedim hiç.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yaşamak” kelimesi “geçinmek” anlamına gelmektedir?
A) Arkadaşımın anneannesi daha yaşıyormuş.
B) Artık kimse köyde yaşamak istemiyor.
C) Ayrılık acısını herkes bir şekilde yaşamıştır.
D) Yazar, eserlerinde yaşadığı olayları anlatıyor.
E) Kazandığı az bir gelirle yaşamaya çalışıyordu.

6. (I) Tutucu olmak sadece yaşla ilgili bir tavır değil, bunu biliyorum elbette. (II) Keşke biri bu yazarlara ne durumda olduklarını hatırlatsa… (III) Ancak, yine de bizim ülkemizde, her gün aynı şeyleri yazdığının bile artık farkında olmayan, okurlarına yeni bir bakış açısı sunamayan yazarlar var. (IV) Elmalarla armutlar arasında garip paralellikler kurarak sapla samanı birbirine karıştıran yazarların olduğunu da görüyoruz. (V) Yaşı ileri, ama fikirleri genç nice yazar bizde de başka ülkelerde de var.
Bu parçadaki anlam karışıklığının giderilmesi için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
A) II. cümle V. cümleden sonra gelmeli.
B) III. cümleyle IV. cümle yer değiştirmeli.
C) II. cümleyle V. cümle yer değiştirmeli.
D) IV. cümle II. cümleden sonra gelmeli.
E) V. cümle I. cümleden önce gelmeli.

7. Sınıfta öğretmeni birkaç dakikadan fazla dinleyemeyen sıra arkadaşlarınızı hatırlayın. Sırasında bir türlü rahat durmayıp sağa sola kımıldayıp durduğu için pantolonunun arkası yıpranmış olanlar… Hele sınıfın en az çalışanlarının kümeleştiği arka sıralardaki uğultu şeklindeki konuşmaları düşünün. Ne var ki dikkat eksikliğinin tedavisi mümkün değildir. Bu olumsuzluktan kurtulmak, kişinin kendi özel çabasına bağlıdır.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Öğretmeni çok az dinleyen öğrencilerin olduğu
B) Bazı öğrencilerin çok hareketli olduğu
C) Dikkat eksikliğinin tedavi edilemediği
D) Tembel öğrencilerin arka sıraları tercih ettiği
E) Dikkat eksikliği sorununu bütün öğrencilerin yaşadığı

8. Bu görüşü ortaya atanlar, mutlaka kötü şairlerdir. Niye emekli olacakmışım ki? Muhtemelen, edebiyatı veya şairliği memuriyet sananlar vardır bu fikrin gerisinde. Oysa kişi duyabildiği, duyduklarını şiirsel biçimde dile getirebildiği ölçüde yazmalı şiirini. Bunun yaşla ne ilgisi var? Etrafınıza bakarsanız otuz yaşında, ama dediğiniz anlamda emekliye ayrılması gereken çok şair olduğunu görürsünüz.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak hazırlanmış olabilir?
A) Kimi genç şairlerin, yaşlı şairlerden daha kötü şiir yazdığı görüşüne katılıyor musunuz?
B) Belli bir yaştan sonra şairin kendini tekrar ettiği görüşüne katlıyor musunuz?
C) Yazmakta inat eden şairlerin gençlerin önünü kapadığı görüşüne katılıyor musunuz?
D) Şairlerin belli bir yaştan sonra emekliye ayrılması gerektiği görüşüne katlıyor musunuz?
E) Gazete ve dergilerin emekli olan şairlere sayfalarında yer vermemesi gerektiği görüşüne katlıyor musunuz?

9. Romanların kitap hâlinde yayımlanması etkisini azaltıyor bence. Meraklı okur bir çırpıda romanın sonunu okuyuveriyor. Eskiden büyük romanlar dergilerde tefrika edilir ve şimdiki televizyon dizilerinde olduğu gibi, hikâyenin sonunu merak eden geniş bir kitle tarafından merakla izlenirdi. Dickens, Dostoyevski, Tolstoy gibi büyük yazarların romanlarını tefrika yöntemiyle yazdıkları bilinir. Bugün aynı yöntem denense romana ilgi artacaktır kanımca.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisini savunmaktadır?
A) Romanların, okurun merakını canlı tutan bir olay akışına sahip olması gerektiği
B) Okurun romandaki olayları sırasıyla okuması gerektiğini
C) Romanların kitap hâlinde değil de gazete ve dergilerde bölüm bölüm yayımlanmasını
D) Batılı, büyük romancıların, Türk romanı üzerinde oldukça etkili olduğunu
E) Romanın uzun olmasının, okurun sıkılmasına neden olduğunu

10. Karşımızdakini susturmaya kalkmak kendimize, düşündüklerimize, ileri sürdüğümüz kanılara güvenimiz olmadığını gösterir. Güvenimiz olsa, izin veririz söylemesine. Yanıtlayacağız onu, yanlış düşündüğünü ortaya koyacağız. Kendine güvenen kişi, kaçmaz tartışmadan, tartışmayı arar. Tartışacak da gösterecek doğru düşündüğünü, anlatacak tuttuğu yolun iyi bir yol olduğunu, en iyi yol olduğunu.
Bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Başkalarının düşüncelerine saygısı olmayan kişilerin kendisine de saygısının olmayacağı
B) Kendine ve düşüncelerinin doğruluğuna güvenenlerin tartışmaktan kaçınmaması gerektiği
C) Tartışmakla bir sonuca varmanın mümkün olmadığı
D) En doğru düşüncelerin bile tartışma sırasında kabul görmediği
E) Tartışmalarda, tartışanların duygularının işe karıştığı

11. Racine’i bile küçük görürlermiş yaşadığı günlerde. Kralın onu yanına çağırıp saray sanatçılığına yükseltmesini anlayamamışlar. Bir ozan olarak beğenmedikleri için değil, ozanlığı, tiyatro yazarlığını küçümsedikleri için. Kralın yanına varmak, saray sanatçısı olmak için asil olmak gerek. Racine ise taşranın küçük bir ocağından, bir burjuva… Böyle birinin, ne kadar yetenekli olursa olsun, saray sanatçısı olamayacağına inanılıyormuş. Ne garip değil mi?
Bu parçada yazarın “ne garip” dediği durum aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir kişinin saray sanatçısı sayılması için yeteneğine değil asaletine bakılması
B) Tiyatro yazarının sanatçı sayılmaması
C) Kralın, kişileri yeteneklerine bakmadan saraya alması
D) Asil olmayan birinin sanatla ilgilenmesi
E) Geçmişten bugüne birçok şeyin aynı kalması

12. Aşağıdakilerin hangisinde, birden fazla tamlanan bir tamlayana bağlanmıştır?
A) O içli sesiyle ne güzel türküler söylerdi.
B) Öğle yemeği ve kahvaltı iş yerinde veriliyor.
C) Annesi ev kadını, babası ise ilkokul öğretmeniydi.
D) Öğretmenin neşesi, içtenliği, özverisi öğrencileri etkiledi.
E) Türkçe ve İngilizce derslerinde oldukça başarılı bir öğrenciydi.

13. Sınıftaki tüm öğrenciler defterlerini açtılar, sessizlik içinde yazmaya başladılar.
Aşağıdakilerin hangisinde virgül (,) bu cümledeki göreviyle kullanılmıştır?
A) Kardeşinle bu konuyu ayrıntılı olarak görüşelim, dedi.
B) Peki, sizin önerinizi oylamaya sunmayı kabul ediyorum.
C) Gazeteciler gelirse, bence gelmeyecekler, bir açıklama yapacağım.
D) Odasındaki eşyalarının hepsini büyük bir valize yerleştirdi, çıktı.
E) Hasan, bu yarışmaya katılacağını iki gün önce açıklamıştı.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “de”lerin yazılışı ile ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
A) Şu masayı da içeri alıverin.
B) Üç saat içinde burada olacaksınız.
C) Orada neler yaşadığını kimseye anlatmıyor.
D) Sabahın yedisinde kapıya dikildi.
E) Bu durum çoğu kimse gibi benim içinde bir suçtur.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu söz konusudur?
A) Geleceğin ne getireceğini tam olarak kestiremiyoruz.
B) Gençler, bugünlerde önemli çalışmalar yapıyor.
C) Şimdi, gençken kitap okumamanın sıkıntısını çekiyorum.
D) Yazarın, kimseye benzemeyen kendine has üslubuna hayran kaldım.
E) Eski sanatçılarımızın büyüklüğü kendi çağlarına göredir.

CEVAPLAR: 1.E, 2.D, 3.C, 4.A, 5.E, 6.C, 7.E, 8.D, 9.C, 10.B, 11.A, 12.D, 13.D, 14.E, 15.D

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap