Aşağıdaki metinden yola çıkarak soruyu cevaplayınız.
“Fahir döndükten sonra da eşin dostun elde tencereler, baş üstünde tepsilerle Mücellâ’nınevine gelip gitmesinin ardı arkası kesilmedi. Oysa kim vardı bu evde, kim yerdi buncayemeği? Yine de mahalle gibi sülalenin kadınları da öyle basit yemeklerle değil marifet isteyen su börekleri, zeytinyağlı yaprak sarmalar, ev açımı baklavalarla gösterdilerhünerlerini. Komşuluk hatırına radyolar açılmadı. Değil sokakta evlerde bile yüksek sesle
gülünmedi. Ezkaza bir kahkaha çıksa ağızlardan, suçluluk hissedildi. “Gece yalnız kalmasın.” diye, hısım akrabadan genç kızlar Mücellâ’da yatıya bırakıldı. Ölene de kalana da itibarda kusur edilmedi.” Nazan Bekiroğlu, Mücellâ
1. Yas günlerinde komşuların birbirine karşı göstermesi gereken hassasiyete dair günlük yaşamdan örnekler vererek yazınız.(15 P)
2. İsrafı önlemek adına büyüklerinizden öğrenip yaptığınız bir şeyi yazınız. (10 P)
Aşağıdaki metinden yola çıkarak soruyu cevaplayınız.
“2005 yılında Galatasaray’ın genç golcüsü Özgürcan Özcan, maçta attığı ve hakemin
saydığı golü “Elle attım.” diyerek iptal ettirmiş, bu centilmenliğiyle de Uluslararası Fair
Play Komitesi’nden Davranış Şeref Diploması almıştır.”
3. Özgürcan Özcan’ın yerinde siz olsaydınız hakemin golü geçerli saymasına karşı nasıl
bir tutum sergilerdiniz? Yazınız.(15P)
4. Asker uğurlamaları için düzenlenen eğlencelerin toplumsal birlik ve bütünleşmeye
katkısını açıklayınız.Asker uğurlamaları gibi toplu eğlencelerde dikkat etmemiz gereken hususları yazınız. (20 P)
5. Yigitleri gışlatu
Yıgaç yemiş ıryatu
Kulan keyik avlatu
Bezram kılıp avnalım(KâşgarlıMahmud)
Günümüz Türkçesi :(Yiğitleri çalıştırarak, meyvetoplatarak, kulan ve geyikavlatarak bayram yapıp avunalım.)
Yukarıdaki sözlü dönem Türk şiirinden hareketle Bayram kutlamalarının toplumlar için önemini açıklayınız. (15 P)
6. Borçlanma durumunda tarafların sergilemesi beklenen tutum ve davranışlara örnekler veriniz. (15 P)
7. Komşular; iyi ve kötü günlerde birlikte olur, sevinç ve kederi paylaşır, ihtiyaç durumunda birbirine yardım eder. Türkçede birçok atasözünde komşuluğayer verilmiştir.
Komşuluk ile ilgili bildiğiniz bir atasözü yazınız.(10P)
CEVAPLAR:
1. Yas günleri, bir kişinin hayatındaki en zor zamanlardır ve bu dönemlerde komşuların birbirine karşı göstereceği hassasiyet, hem kişisel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşır. Komşular arasındaki dayanışma, yas sürecindeki bireyler için büyük bir psikolojik destek kaynağı olabilir. İşte bu hassasiyeti günlük yaşamdan bazı örneklerle açıklayabiliriz:
1. Sessizlik ve Saygı Gösterme: Yas tutan bir kişinin evinde sessizlik ve huzur arayışı içinde olması doğal bir durumdur. Komşular, bu dönemde ses çıkarmaktan, gürültü yapmaktan kaçınarak saygılı bir ortam yaratabilirler. Örneğin, yas tutan kişinin evinin yakınında gürültülü etkinliklerden kaçınmak, komşuların en basit ama önemli bir desteğidir.
2. Yardım Teklifleri: Yas tutan bir kişi, günlük yaşamını sürdürmekte zorlanabilir. Komşular, yemek yapma, alışveriş yapma ya da çocuklara göz kulak olma gibi küçük ama anlamlı yardımlarla desteğini sunabilir. Yas tutan kişi bu yardımları doğrudan istemeyebilir, ancak komşuların düşünceli bir şekilde yardım teklif etmesi çok kıymetlidir.
3. Ziyaret ve Duygusal Destek: Yas sürecinde yalnızlık, çok sık karşılaşılan bir duygudur. Komşular, nazik bir şekilde yas tutan kişiyi yalnız bırakmayarak, ona duygusal destek verebilirler. Bir çay içmeye gitmek ya da sadece hal hatır sormak, kişinin kendini yalnız hissetmesini engelleyebilir. Ancak, bu ziyaretlerin zamanı da çok önemlidir; komşunun ihtiyaçlarına saygı göstererek, baskı yapmamak gerekir.
4. Gizlilik ve Mahremiyet: Yas tutan kişinin duygusal mahremiyetine saygı göstermek, komşuların dikkat etmesi gereken bir diğer önemli noktadır. Yas süreci, kişisel bir deneyimdir ve bu süreçte kişinin özel yaşamına dair fazla sorgulama yapmak, hoş karşılanmayabilir. Komşular, yas tutan kişinin yalnız kalma ihtiyacı olduğunda, bu isteğe saygı göstererek müdahale etmemelidir.
5. Toplumsal Duyarlılık: Yas tutan kişinin kültürel veya dini inançlarına saygı göstermek de büyük önem taşır. Örneğin, bazı komşular yas sürecinde geleneksel ritüelleri izlerken, bu ritüellere saygı göstermek, gerekli alanı tanımak, yas tutan kişiye moral olabilir. Dini bir anma töreni olduğunda, komşular saygılı bir şekilde katılım gösterebilir veya sadece uzaktan destek olabilirler.
Yas günlerinde, komşular arasındaki hassasiyet ve duyarlılık, yalnızca bir kişinin değil, tüm toplumu etkileyen bir destek ağı yaratır. Bu dönemde empati, saygı ve dikkat, çok değerli ve anlamlıdır. Yas tutan kişi kendisini yalnız hissetmediği, çevresindeki insanları daima yanında bulduğu sürece, iyileşme süreci daha kolay olabilir.
2. israfı önlemek, hem çevremizi korumak hem de kaynaklarımızı verimli kullanmak adına çok önemli bir davranıştır. Büyüklerimden öğrendiğim ve hayatımda sıkça uyguladığım bir alışkanlık, yemeklerin artmaması için küçük porsiyonlarla başlamaktır.
Özellikle büyüklerim, yemek yaparken fazla miktarda hazırlamaktan kaçınmam gerektiğini vurgularlardı. Çünkü fazla pişirilen yemeklerin israf olma riski çok daha yüksektir. Bunun yerine, ihtiyaca göre, küçük porsiyonlar hazırlayıp, eğer gerekiyorsa bir sonraki öğün için kalanları kullanmak çok daha verimli bir yöntemdir. Ayrıca, yemeklerin artmaması için kalabalık bir misafir grubuyla yemek yaparken dahi porsiyonları önceden ayarlayıp, artan yemekleri saklamak da israfı engelleyen bir diğer önemli adımdır.
Büyüklerim, aynı zamanda yemeklerin kalmaması için onları sıklıkla “daha sonra yenir” diyerek sonradan tüketmeyi tavsiye ederdi. Bu alışkanlık, fazla yemek yapmaktan kaçınmamı ve yemekleri dikkatlice tüketmemi sağladı. Ayrıca, artan yemekleri doğru şekilde saklamak, bozulmalarını önlemek için bu tür bilgileri de büyüklerimden öğrendim.
Bunun dışında, ekmek israfını önlemek adına da büyüklerim her zaman ekmeği fazla almamaları gerektiğini söylerdi. Eğer ekmek artarsa, onları kurutup galeta unu yapar veya farklı yemeklerde kullanarak israfı engellerlerdi. Bu küçük ama etkili yöntemlerle, israfı önlemeyi hayatımın bir parçası haline getirdim.
3. Futbol gibi rekabetçi bir ortamda, bazen hakemler, oyun anındaki hızla yanlış kararlar verebilirler. Ancak, doğruyu savunmak ve adaletli olmak, sporun asıl ruhuyla uyumludur. Özgürcan gibi, ben de hakemin golü geçerli saymasına rağmen, “Elle attım” diyerek golü iptal ettirir, bu şekilde hem oyunun hem de sporun onurunu korurdum.
Bu tutum, sadece centilmenlik değil, aynı zamanda bir oyuncunun dürüstlük ve adalet anlayışını da gösterir. Futbol, sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda karakterin de sınandığı bir oyun. Bu nedenle, doğru olanı yapmak ve kurallara saygı göstermek, kazançtan çok daha değerli bir şeydir.
Böyle bir durumda, belki anında kazanç kaybolmuş olurdu ama uzun vadede, dürüstlüğün ve fair play ruhunun verdiği iç huzur ve saygı çok daha değerli olurdu. Hem rakip takım hem de taraftarlar, böyle bir hareketi takdir eder ve futbolun gerçek amacına hizmet ettiğini hissederdi.
4. Asker uğurlamaları, bir toplumun birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiren, insanların bir araya gelip ortak duygular yaşadığı özel bir etkinliktir. Bu tür toplumsal eğlenceler, sadece askere giden kişiyi uğurlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumun diğer üyeleri arasında da dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirir.
Asker Uğurlamalarının Toplumsal Birlik ve Bütünleşmeye Katkısı:
1. Toplumsal Dayanışma ve Yardımlaşma: Asker uğurlamaları, aileler ve komşular arasında güçlü bir dayanışma duygusu yaratır. Herkes, asker adayını uğurlamak için el birliğiyle hazırlanır ve katkı sağlar. Bu, insanlar arasında yardımlaşma ve birbirine destek olma bilincini artırır. Ortak bir amaç etrafında birleşmek, toplumsal bağları kuvvetlendirir.
2. Aynı Duyguyu Paylaşma: Asker uğurlamaları, asker adayının ailesi için duygusal bir dönem olmasına rağmen, bu duyguyu tüm komşular ve akrabalar paylaşır. Ailelerin bu tür etkinliklerde yalnız olmadığını hissedebilmesi, hem moral kaynağı olur hem de toplumsal dayanışma duygusunu güçlendirir.
3. Kültürel Birlik ve Paylaşım: Asker uğurlamaları, geleneksel olarak birçok kültürel öğe barındırır. Müzik, dans, çeşitli ritüeller ve yemekler, toplumun kültürel mirasını bir arada yaşama fırsatı sunar. Bu tür etkinlikler, nesilden nesile aktarılan geleneklerin, toplumu bir arada tutma işlevi görür.
4. Sosyal İletişimi Güçlendirme: Asker uğurlama etkinlikleri, farklı yaş gruplarından ve sosyal statülerden insanları bir araya getirir. Bu durum, insanlar arasında sosyal bariyerleri aşmaya ve daha sağlıklı iletişim kurmaya olanak tanır. Böylece, toplumun her kesimi birbirini daha yakından tanıma fırsatı bulur.
Asker Uğurlamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
1. Saygılı ve Duyarlı Olmak: Asker uğurlamaları, duygusal açıdan hassas bir dönemi temsil eder. Bu nedenle, askere giden kişinin ailesi ve yakın çevresi, duygusal olarak zor bir süreçten geçiyor olabilir. Katılımcıların, duygusal sınırları ve hassasiyetleri göz önünde bulundurarak, anlayışlı ve saygılı bir tutum sergilemesi önemlidir.
2. Aşırı Gürültüden Kaçınmak: Asker uğurlamaları genellikle coşkulu ve eğlenceli etkinlikler olsa da, çevreye rahatsızlık vermemek adına aşırı gürültüden kaçınılmalıdır. Özellikle gece saatlerinde veya sakin bir mahallede bu tür etkinlikler yapılacaksa, gürültü seviyesi kontrol altında tutulmalıdır.
3. Alkol ve Aşırılıklardan Kaçınmak: Alkol tüketimi bazı asker uğurlamalarında yaygın olsa da, aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Aşırı alkol kullanımı, insanların kontrolünü kaybetmelerine ve toplumsal düzenin bozulmasına yol açabilir. Eğlencenin keyfini çıkarmak, sorumlu bir şekilde yapılmalıdır.
4. Herkesin Katılımına Özen Göstermek: Asker uğurlamaları, toplumun her kesiminden insanın katılabildiği etkinlikler olmalıdır. Herkesin kendini dahil hissedebileceği, dışlanmadığı bir atmosfer oluşturulmalıdır. Bu tür etkinlikler, insanlar arasında birlik duygusunu pekiştirmeli ve kimseyi dışlamamalıdır.
5. Güvenliği Sağlamak: Asker uğurlamaları kalabalık etkinlikler olabilir ve bu tür etkinliklerde güvenlik çok önemlidir. Trafik kazalarının veya toplumsal huzursuzlukların önüne geçebilmek için güvenlik önlemleri alınmalı, etkinliklerin düzeni sağlanmalıdır.
Sonuç olarak, asker uğurlamaları, sadece bir askerin askere gitmesiyle ilgili bir etkinlik değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, kültürel değerleri ve birlikteliği pekiştiren önemli bir toplumsal olaydır. Bu tür etkinliklerde dikkat edilmesi gereken hususlar ise, hem katılımcıların hem de çevrelerin huzur ve güvenliğini sağlamak adına büyük bir önem taşır.
5. 1. Toplumsal Birlik ve Dayanışma:
Bayramlar, farklı yaş ve sosyo-ekonomik kesimlerden insanların bir araya geldiği, birbirlerine daha yakın hissettikleri zamanlardır. Bayramda yapılan kutlamalar, insanlar arasında dayanışma ve yardımlaşma duygularını pekiştirir. Özellikle fakir, yaşlı ve yalnız olan bireyler bayramlarda unutulmaz, bu da toplumun kolektif yardım bilincini artırır. Bayram, toplumsal ilişkilerin güçlenmesini sağlayarak, birlikteliğin önemli olduğunu hatırlatır.
2. Kültürel Kimliğin Güçlenmesi:
Bayram kutlamaları, bir toplumun geleneklerini, göreneklerini ve kültürel değerlerini yaşatmak için önemli bir fırsattır. Hareketli kutlamalar, geleneksel yemekler, kıyafetler, danslar ve müzikler ile kültürel miras korunur ve sonraki nesillere aktarılır. Bu da toplumun kültürel kimliğinin güçlenmesine katkı sağlar. Örneğin, bir halk dansının ya da geleneksel bir bayram yemeğinin hazırlanması, toplumu geçmişe bağlar ve kültürel zenginliği korur.
3. Sosyal Bağların Pekişmesi:
Bayram kutlamaları, sosyal bağların pekişmesi adına önemli bir fırsattır. Aileler ve arkadaşlar bayramda bir araya gelir, eskiden geleneksel olarak birbirlerinin evlerini ziyaret ederlerdi. Bu tür ziyaretler ve kutlamalar, aile içindeki bağları kuvvetlendirirken, arkadaşlık ilişkilerini de canlandırır. Ayrıca, toplumlar arasında sosyal entegrasyonu sağlayarak, farklı grupların birbirine daha yakın olmasını sağlar.
4. Psikolojik ve Duygusal Destek:
Bayramlar, insanların psikolojik ve duygusal olarak rahatladığı, stres ve kaygılarından bir süre uzaklaştığı zamanlardır. Bayramda insanlar neşeli, huzurlu bir atmosferde bir araya gelir. Özellikle zor bir yıl geçiren insanlar için bayramlar, yeniden enerji toplamak, moral bulmak adına çok önemli bir dönemeçtir. Toplumda dayanışma ve yardımlaşmanın arttığı bayram döneminde, bireyler kendilerini yalnız hissetmezler.
5. Toplumsal Değerlerin Yeniden Hatırlanması:
Bayramlar, toplumun değerlerinin, inançlarının, ahlaki normlarının ve etik kurallarının yeniden hatırlanması açısından önemli bir role sahiptir. Bayramlarda, misafirperverlik, hoşgörü, yardımlaşma gibi temel insani değerler ön plana çıkar. Bu değerlerin kutlamalar aracılığıyla hatırlanması, toplumun moral ve etik çerçevesini sağlam tutar.
6. Birlikte Kutlama ve Neşe Paylaşma:
Bayramlar, toplumsal neşenin paylaşıldığı zamanlardır. Ortak kutlamalar ve hareketli etkinlikler, insanların mutluluğunu ve coşkusunu bir arada paylaşmalarını sağlar. Bu coşku, toplumdaki bireyleri birbirine bağlar ve toplumsal barışa katkı sağlar. Hareketli kutlamalar, insanların enerji dolmasına ve yaşam sevinçlerinin artmasına yardımcı olur.
7. Çocuklar İçin Eğitici Bir Deneyim:
Bayramlar, özellikle çocuklar için çok değerli bir eğitici deneyimdir. Bayramda düzenlenen etkinlikler, geleneksel oyunlar ve kültürel aktiviteler, çocukların toplumlarının değerlerini öğrenmelerine yardımcı olur. Ayrıca, çocuklar bayramlarda aile büyükleriyle vakit geçirerek, toplumsal bağları güçlendirir ve toplumsal sorumluluk bilincini kazanır.
Sonuç olarak, hareketle bayram kutlamaları, toplumlar için yalnızca eğlenceli bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel değerlerin korunması, sosyal bağların güçlenmesi ve bireylerin psikolojik olarak rahatlaması açısından büyük bir öneme sahiptir. Bayramlar, insanların birbirlerine duyduğu sevgi ve saygıyı pekiştiren, dayanışma duygusunu artıran, toplumları daha güçlü ve daha bütünleşmiş hale getiren önemli toplumsal olaylardır.
6. 1. Borç Alan Tarafın Tutum ve Davranışları
a. Doğru ve Açık Bilgi Verme: Borç alan kişi veya kurum, borç alırken alacağı tutar, ödeme koşulları, faiz oranları gibi önemli bilgileri doğru bir şekilde belirtmelidir. Borçlanma konusunda gizli kalmış herhangi bir durum olmadığından emin olunmalı ve borç verenin doğru bir şekilde bilgilendirilmesi sağlanmalıdır. Örneğin, bir işyeri, banka kredisi alırken şirketin mali durumu hakkında doğru ve açık bilgiler verir.
b. Sözleşmeye Sadık Kalma: Borç alan kişi veya kurum, borçlandığı parayı belirlenen süre ve şartlara uygun olarak geri ödemekle yükümlüdür. Borçlanma sözleşmesine sadık kalmak, ödeme tarihlerini aksatmamak çok önemlidir. Örneğin, bir kişi, taksitli ödeme planına sadık kalıp her ay belirtilen tarihte ödeme yapmalıdır.
c. İletişim Kurma: Eğer ödeme güçlüğü yaşanırsa, borç alan tarafın borç veren ile iletişim kurması ve durumu açıklaması gerekir. Açık bir iletişim, taraflar arasındaki güveni korur ve sorunların çözülmesini sağlar. Örneğin, bir borçlu, ödeme yapamama durumunda borç veren ile irtibata geçerek ödeme süresinin uzatılmasını talep edebilir.
d. Dürüstlük ve Güvenilirlik: Borçlanma sürecinde, borç alan kişi ya da kurumun güvenilir olması gerekir. Zamanında ödeme yapma taahhüdünü yerine getirmek ve borç verenin güvenini sarsmamak, borç alanın önemli bir sorumluluğudur. Örneğin, küçük bir işletme aldığı krediyi, düzenli ödemelerle geri ödeyerek banka ile güven ilişkisini güçlendirebilir.
2. Borç Veren Tarafın Tutum ve Davranışları
a. Açık Koşullar Sunma: Borç veren taraf, borçlanma koşullarını açık bir şekilde belirlemeli ve her iki tarafın da anlaması için gerekli bilgileri sağlamalıdır. Faiz oranı, ödeme planı, vadeler ve diğer önemli şartlar hakkında net bilgi verilmelidir. Örneğin, bir banka kredi verirken, borç alana faiz oranları ve ödeme planı gibi detayları açıkça sunmalıdır.
b. Esneklik Gösterme: Bazen borç alan taraf beklenmedik durumlarla karşılaşabilir ve ödeme zorluğu yaşayabilir. Bu durumda borç veren taraf, esneklik göstererek ödeme planında değişiklik yapma, süresini uzatma gibi çözümler sunabilir. Ancak bu esneklik, borç verenin çıkarlarını da göz önünde bulundurarak dengeli olmalıdır. Örneğin, bir aile bireyi, borçlanma sürecinde maddi zorluk yaşarsa, borç veren kişi, ödeme süresini birkaç ay erteleyebilir.
c. Güven Sağlama: Borç veren, borç alan kişi veya kuruma güven sağlamalıdır. Zaman zaman borç verenin, borç alan kişinin geçmiş ödeme alışkanlıklarına göre kararlar alması gerekebilir. Borç verenin, borçlanma sürecinde borç alanın ödeme kapasitesini doğru bir şekilde değerlendirmesi önemlidir. Örneğin, bir banka, kredi başvurusu yapan kişiyi kredi geçmişine göre değerlendirir ve ona göre kredi miktarını belirler.
d. Anlayışlı Olma: Borç veren, borçlanma sürecinde karşılıklı saygı ve anlayışa dayalı bir tutum sergilemelidir. Borç alanın maddi zorluklarla karşılaşması durumunda, daha anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım benimsemek, taraflar arasındaki ilişkinin sağlıklı bir şekilde devam etmesine yardımcı olur. Örneğin, bir kredi veren banka, borçluya ödeme zorluğu yaşadığı durumlarda, ödeme planında yeniden düzenleme yapmak için yardımcı olabilir.
3. Genel Olarak Taraflar Arasında Beklenen Davranışlar
a. Karşılıklı Saygı ve Güven:
Borçlanma sürecinin en temel unsuru, taraflar arasında güvenin tesis edilmesidir. Hem borç veren hem de borç alan taraf, birbirine karşı dürüst ve saygılı olmalı, sözleşmeye sadık kalmalıdır.
b. Adil ve Eşit Davranış:
Her iki taraf da birbirine karşı adil ve eşit bir şekilde hareket etmelidir. Borç veren, borç alan kişiye dürüstçe finansal yardım sunmalı, borç alan da ödeme gücüne uygun bir şekilde borcunu ödemeye çalışmalıdır.
c. Anlaşmazlıkların Çözülmesi:
Eğer taraflar arasında bir anlaşmazlık doğarsa, çözüm yolları için taraflar arasında açık iletişim kurulmalı ve gerekirse bir uzlaşma yöntemi kullanılmalıdır. Bu durum, sözleşmeye dayalı olarak hukuki yollarla da çözülebilir.
d. Hukuki Yükümlülükler:
Borçlanma sözleşmesi, her iki taraf için de hukuki bağlayıcılığı olan bir belgedir. Her iki taraf da bu sözleşmeye sadık kalmalı, hukuki yükümlülüklerini yerine getirmelidir.
Sonuç:
Borçlanma süreci, karşılıklı güven ve sorumluluk gerektiren bir durumdur. Borç alan kişinin doğru bilgi vermesi, zamanında ödeme yapması, borç veren kişinin ise açık koşullar sunması, esneklik gösterme ve karşılıklı güveni pekiştirme gibi tutumlar sergilemesi, sağlıklı bir borçlanma ilişkisinin sürmesini sağlar. Bu tutumlar, hem bireysel ilişkilerde hem de kurumlar arası borçlanmalarda önemlidir ve tarafların uzun vadeli güvenli finansal ilişkiler kurmalarına yardımcı olur.
7. Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
9.sinif adabımuaseret 2.donem 1.yazili sorulari a grubu indir
