Ders Notları

Adabımuşaret Dersi Çalışma Notları

TEMİZLİK ADABI:
Her türlü hastalıktan korunmak için alınacak tedbirlerin başında gelen olumlu davranışlardan biri, temizlik adabına riayettir. Bu adaba riayet, kişisel ve sosyal sağlığın da temelini oluşturmaktadır. Beden, giysi ve çevre temizliği ile ilgili hassasiyet, bakterilere ve mantarlara bağlı enfeksiyonları yok edecek, kişisel temizlik davranışı, sağlık sorunlarını ortadan kaldıracaktır.
Temizlik adabına riayet, kişinin hem kendisini hem de başkalarını salgından korumanın en iyi yollarından birisidir. İyi bir temizlik alışkanlığı, hastalıkların başkalarına yayılmasını önlemede oldukça önemlidir.
Temizlik adabına riayet ederek maddi ve manevi kirlerden temizlenmenin insani ve İslami ve ahlaki bir görev olduğu açıktır. Hem maddi hem de manevi temizliğe işaret eden bir ayette şöyle buyrulmaktadır: Şüphesiz ki Allah çok temizlenenleri sever. Efendimiz temizliğin bu boyutunu Allah temizdir, temizliği sever sözü ile dile getirmiştir.

GİYİM ADABI
Örtünme (setr) Allah (c.c) ın nimetlerindendir. Sadece insanoğluna has kılınmıştır. İnsanı da diğer yaratıklardan ayıran en belirgin özelliklerden biri sayılır. Aynı zamanda insanı iklim şartlarından koruyan etkenlerden biridir. İnsanlar mevsimlere göre renk ve desenlerde kalın veya ince giyinirler.
Giyinmekteki amaçlardan biri de insanın avret yerleri örtünmesidir.

Giyim Adabında 3 Önemli Ölçü:
Hz. Peygamber (s.a.v)’in hayatına baktığımızda, giyim konusunda şu üç ölçüyü öne çıkardığı görülür:
-İsraftan sakınmak;
-Giyinmeyi, kibir, gurur, azamet ve gösteriş vesilesi yapmamak;
-İçinde bulunduğu sosyal sınıfın imkân ve şartlarına uygun biçimde giyinmek.

Giyinme, Kılık-Kıyafet Âdâbı
Giyim kuşamda orta yollu olup mübalağaya kaçmamak. Bunun yanında kendimizi çok ihmal de etmemek.
Elbisenin temiz ve düzgün olmasına özen göstermek
Vücut hatlarını belli edecek kadar dar, şeffaf ve vücudun güzelliklerini açığa çıkaran kısa elbiseler giymekten sakınmak.
Vücudu örten geniş, rahat ve bol elbiseleri tercih etmek.

AKRABALIK İLİŞKİLERİNDE ADABIMUAŞERET
-Akrabalık bağında en öncelik ana-babaya aittir. Bu sebeple Rabbimizin emri ve Sevgili Peygamberimizin tavsiyeleri olan ana-babaya iyilik en temel davranış şeklimiz olmalıdır. Çünkü ana-babaya itaat farz, onlara isyan ise büyük günahlar arasında zikredilmiştir. Unutmayalım ki, ana-babaya iyilik ve itaat kişiye çok büyük sevaplar kazandıracaktır.

-Akrabayı koruyup gözetmek, arada bulunan sıla-i rahim dinin temel esaslarındandır. Cennete girebilmenin ve cehennemden kurtulmanın yollarından biridir.

-Akrabalık ne kadar uzak olursa olsun (ister ana ister baba tarafından) akrabalık bağı korunmalı ve akrabalarımıza karşı iyi davranmalıyız.

-Yapacağımız bütün güzellikleri ilk önce akrabalarımıza ulaştırmalıyız. Sadaka vereceksek önce onları tercih etmeli, himaye edeceksek önce onları himayemiz altına almalıyız. İyilikleri emretmek ve kötülükleri nehyetmeyi öncelikle akrabalarımızdan başlamalı, doğru bildiklerimiz onlarla paylaşmalı, onların yanlış yollara sapmamalarına elimizden geldiği kadar yardımcı olmalıyız.

-Akrabalarımız içerisinde bizlere iyi davrananlar olabileceği, bizlere sıkıntı verebilenler de olacaktır. Akrabanın iyiliğine karşı iyilik göstermek güzel olsa da yeterli değildir. Bizlere sıkıntı çıkaranlara karşı ise affedici olmalı, onların da yapmış oldukları hataların neler olduğunu kendilerine hissettirmek suretiyle yardımcı olmalıyız.

-Ziyaretleşmek akrabalık bağının devam etmesine en büyük vesiledir. Bu sebeple aramızdaki diyalogları artırmak için ziyaretleşmeleri unutmayalım.

Sevgili Peygamberimizin Akraba ilişkileri ve ziyaretleriyle ilgili hadis-i şerifleri şöyledir:
“Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir.”

“Akrabalık bağı Arş-ı âlâ’ya tutunarak şöyle demiştir: Beni koruyup gözeteni, Allah koruyup gözetsin. Benimle ilgisini kesenden Allah rahmetini kessin.”

“Rızkının geniş ömrünün uzun olmasını arzu eden (akrabalarını ziyaret etsin) onlarla olan bağlantısını devam ettirsin.”

AYET-İ KERİMEDEN ÖRNEKLER

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. (İSRA 17/26)

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl, 16/90)

ZİYARET ADABI
Ziyaretleşme sosyal hayatın önemli bir parçası ve insanlar arası ilişkinin vazgeçilmez bir unsurudur. Ziyaretler birlik-beraberlik ve dayanışmaya vesiledir. İslam dini, ziyarete büyük önem vermiş ve ziyaretlerin bir tercih değil zaruret olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiğini öğütlemiştir.

İslam dini akraba, kabir, hasta, komşu, anababa, düğün, bayram ziyareti gibi ziyaretlerin yapılmasını öğütlemiştir. Yaşlı olanları önceleyerek akrabalar ziyaret edilmelidir. Ziyaretlerde önceliğimizin Allah (c.c.) rızasını kazanmak olduğu unutulmamalıdır.

Peygamberimiz (s.a.v.), ziyaretlerin Allah rızasını kazanmak için yapılması gerektiğini kutsi hadisinde şöyle açıklamıştır:

“Benim rızam için birbirlerini sevenlere, benim rızam için bolca infâk edenlere, birbirlerini sevmede samimi davranan sâdıklara, akraba ve dost ilişkilerini kesmeyenlere veya birbirlerini ziyaret edenlere sevgim hak olmuştur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, C 5, s. 229.)

İslam’da Ziyaret adabı:

  • Ziyaret karşılığında beklenti içinde olunmamalıdır.
  • Ziyaret edinilecek yere önceden haber verilmelidir.
  • Ziyarete giderken uygun hediyeler alınmalıdır.
  • Hane sahibine zorluk çıkarılmamalıdır.
  • Ziyaretlerde Allah rızasını gözetilmelidir.
  • Uygun ziyaret saati seçilmelidir.
  • Ziyaret fazla uzatmamalıdır.
  • Güler yüzlü ve tatlı dilli olunmalıdır.

Müslüman’ın Müslüman kardeşi üzerindeki önemli haklarından biri de hasta ziyaretidir.
Allah Resulü (s.a.v.), hasta ziyareti hakkında şöyle buyurmuştur:
“Bir Müslüman, sabahleyin hasta bir Müslüman’ı ziyaret ederse, akşam oluncaya kadar yetmiş bin melek onun bağışlanması için Allah’a yalvarır. Eğer akşam vakti ziyaret ederse, sabaha kadar yetmiş bin melek onun için istiğfar eder.
Onun için bir cennet bahçesi hazırlanır.” (Tirmizî, Cenâiz, 2)
Sıla-i rahim; “kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, akrabalarla ilişkiyi sürdürme, haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme, iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme” anlamlarına gelir.

İslam dininde akraba ziyareti Müslüman’ın en önemli vazifeleri arasında kabul edilmektedir. Sıla-i rahim olarak isimlendirilen bu ziyaret hakkında Kur’an’da pek çok ayet bulunmaktadır.

Yüce Allah bu konuyla ilgili şöyle buyurmaktadır:

“… Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının.

Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisâ suresi, 1. ayet. )

Hz. Muhammed (s.a.v.), akraba ziyareti ile ilgili şöyle buyurmaktadır:

“Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten kimse, kendisiyle alakayı kestikleri zaman bile onlara iyilik etmeye devam edendir.” (İbn Mâce, Cenâiz, 56.)

Bir başka önemli ziyaret de cenaze evine yapılan taziye ziyaretidir. Taziye ziyaretinde ev halkına maddi manevi destek olmaya, onları dualarla teselli etmeye dikkat edilmelidir. Taziye ziyaretini cenazeden sonraki ilk üç gün içinde yapmaya özen gösterilmelidir.

Hz. Muhammed (s.a.v.), taziye ziyareti ile ilgili şöyle buyurmaktadır:

“Bir musibeti sebebiyle din kardeşine taziyede bulunan mü’mine, Allah Teâlâ kıyamet günü kerem elbiselerinden giydirir (şeref bahşeder).” (İbn Mâce, Cenâiz, 56.)

AİLE İÇİ MAHREMİYET

Evlerimiz en çok sakınılması gereken özel, mahrem mekânlarımızdır. Dünyanın en güzel oteli ya da mekânında bile kendi evlerimizin rahatlığını ve sıcaklığını bulamayız. Aynı mekânı paylaşan aile fertlerinin en önemli sorumluluk alanları da bu noktadan sonra başlar. Birbirlerinin mahremiyetine en yakın olan kişiler olarak aile fertleri ev içinde olup biten olayları ve evin dışına çıkarmamak ve kimse ile paylaşmamak durumundadır.

Medeniyetimizin bireye verdiği önem ve haklar öncelikle ev hayatında ortaya çıkar. Kişi önce ailesi, en yakınları içinde özel alana sahiptir. Bu bakımdan aile içinde gözetilmesi gereken konular vardır ve bu konu aile içindeki saygı açısından da çok önemlidir. Buradan hareketle evdeki hiç kimsenin;

– Mektubu açılmaz.
– Kapısı dinlenmez.
– Çekmeceleri karıştırılmaz.
– Telefonu dinlenmez.
– Telesekreterine bırakılan mesajları dinlenmez.
– Cep telefonuna bakılmaz.
– Özel eşyaları izinsiz kullanılmaz.
– E-postaları okunmaz.
– Kütüphanesi karıştırılmaz.
– Eşyası başkasına verilmez.
– Paketleri açılmaz.
– Hatıra defterleri okunmaz.
– Şahsi konularından kimseye söz açılmaz, bilgi verilmez.

ORTAK KULLANIM ALANLARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR
Kullandığımız yeri temiz tutmalıyız.
Sessiz olunması gereken bir ortam ise kurallarına uymalıyız.
Ortamda bulunan eşyalara zarar vermeden düzgünce kullanmalıyız.
Toplu taşıma araçlarında yaşlı, hamile ve engellilere yer vermeliyiz.

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap