Testler

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 33

1.Aşağıdaki cümlelerden bir paragraf oluşturmak istense, bunlardan hangisi o paragrafın giriş cümlesi olur?
A) Son okuduğum antolojide de rastladığım bu şiir, döneminin en etkili şiirlerindendir.
B) Halbuki pek çok röportajında sanatçı, bu yönelimin iki sebebi olduğunu söylemiştir.
C) Hiçbir dil, bir başkasına göre daha yeterli ya da daha yetersiz değildir.
D) Bütün masallarda olduğu gibi orada da akıl uykuda, düşler ayaktadır.
E) Bu şekilde sanatçı, mutlak yalnızlığın içinde farkındalığını artırır.

2. Her çalışmada olduğu gibi okumada da bazı kurallar vardır. Okurken bunlara dikkat etmek okumayı daha yararlı kılar. Bunun için öncelikle bir eserin güzelliği ilk okuyuşta ortaya çıkmayabilir. Bu açıdan birden çok okuma yapılmalıdır. Nasıl beslenirken aldığımız gıdalara dikkat ediyoruz, aynı şekilde ruhumuzun gıdasını da iyi seçmeliyiz. Çünkü her ruhun kendine uygun bir gıdası vardır. Bunun yanında okurken kendimizi kitaba vermeli, kitabı okuyarak anlamalıyız. Böyle bir okuma kişiye çok şey kazandıracaktır.
Bu parçanın genelinde aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Kitap okurken dikkat edilmesi gerekenlerden
B) Kitap okumanın yararlarından
C) Kitapların insana kazandırdıklarından
D) Kitabın birkaç kez okunması gerektiğinden
E) Okunacak kitabın iyi seçilmesi gerektiğinden

3.Tanzimat döneminde, toplumun eğitilmesi ön plandadır. Bu dönemde yazılan hemen hemen tüm romanlarda toplum eğitimine yönelik mesajlar vardır. Bu yüzden roman sonlarında iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.
Bu parçada anlatılanlar aşağıdakilerden hangisinin kanıtıdır?
A) Öğretici eserlerin halk tarafından çok benimsendiğinin
B) Dönemin zor koşullarına sanatçılarına ayak uydurmasının
C) Eğitim konusunun her dönemde önemli olduğunun
D) Dönemin hâkim zihniyeti ile eser arasındaki ilişkinin
E) Edebî eserlerin, içerik ve anlatımla bir bütün olduğu

4. Mehmet Emin Yurdakul, edebiyat hayatına Servetifünun döneminde başlayan sanatçılarımızdan biridir. Yayımlanan ilk Türkçe şiirler kitabı ilgiyle karşılanmış ve büyük yankılar uyandırmıştır. Dönemin şiir anlayışı dışında, hece ölçüsünü kullanarak yazdığı şiirlerinde yalın bir dil kullanmıştır. Türk edebiyatına halk sesini getiren şair olarak nitelendirilmiştir. Yaşadığı dönemde Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarına karşı Türkçülük akımını savunmuş, bu konudaki düşüncelerini öğretici nitelikte yazdığı şiirleriyle açıklamaya çalışmıştır.
Parçada sözü edilen sanatçı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Didaktik şiirler yazdığı
B) Serbest şiirler yazdığı
C) Şiirlerini millî veznimizle yazdığı
D) Milliyetçi duygularını şiire yansıttığı
E) Toplumsal sorunları dile getirdiği

5.
Ayva sarı nar  kırmızı sonbahar
Her yıl biraz daha benimsediğim
Ne dönüp duruyor havada kuşlar
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim
Bu kaçıncı bahçe gördüğüm tarumar
Bu şiirden hareketle metinle şair arasında nasıl bir ilişki olduğu söylenebilir?
A) Şiiri toplumsal meseleleri anlatmada bir araç olarak görmektedir.
B) Çevresinde olup bitenlere karşı duyarsızdır.
C) Şiirlerinde ölüm teması önemli bir yer tutmaktadır.
D) Ölümün bir son olmadığını düşünmektedir.
E) Her gün kalkan cenazeler onun yaşama sevincinden bir şey eksiltmemektedir.

6. Bir Aztek kafatası ile yüzyılımızın büyük heykelcisi Henry Moore’un bir eserini, toprak malzemeden yapılmış bir Kolombiya heykelciği ile Picasso’nun bir çalışmasını, Orta Afrika’dan ağaç, bakır ve pirinçten yapılmış bir cenaze tören figürü ile İsviçreli ressam Klee’nin bir resmini bir arada düşünebilirsiniz. Bu eserlerdeki benzerlikler şaşırtıcı düzeydedir.
Bu parçadan hareketle sanat eserleri ile ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Sanat eseri, içinden çıktığı toplumum sorunlarını anlatır.
B) Sanat eseri, taklit edilemeyen sistemli bir yapıdır.
C) Sanatçılar hep aynı konularda eserler verirler.
D) Sanat eserleri birbirine benzer özellikler gösterebilir.
E) Güzel sanatlar toplumla iletişim kurmanın etkili bir aracıdır.

7. Şiirleriyle gündem belirleyen, toplumda şok etkisi uyandıran şairler vardır. Onların yayımladığı her şiir olay olmuş, büyük yankılar uyandırmıştır. Şiirleri haftalarca, aylarca konuşulmuş; şiirlerinin her dizesine ayrı ayrı övgüler düzülmüştür. Bunların uyandırdığı dalganın geri planı incelendiğinde, o şairlerin hiç kimsenin gitmediği bir yolda yürüdükleri görülür. Çünkü büyük sarsıntılar uyandırmak için ya yeni bir yol bulmak ya da yeni bir yol yapmak gerekir. Onların gücü yeni bir yolun yolcusu olmayı başarmaları, şiirleriyle o güne kadar söylenmemiş olanı söylemeleridir.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çağdaş insanın duygularına seslenmeyi başaran şairlerin şiirleri dilden dile dolaşır.
B) Kapalı bir anlatımı olan şairlerin şiirlerini her okur kendine göre yorumlar.
C) Yeni bir şiir atmosferi yaratmayı başaran şairler, şiirleriyle toplumu derinden etkiler.
D) Çok kişi tarafından okunduğunun bilincinde olan şairler daha güzel şiirler yazar.
E) Her şair, şiirin etki gücünün, anlatılan konularla ilgili olduğunun bilincinde olmalıdır.

8. Mutluluğu özel bir eşya gibi en gizli biçimde saklarız çoğu zaman. Kimseyle birlikte yaşamak istemeyiz onu. Böyle yaparsak mutluluğumuzun azalacağını düşünürüz. Oysa onu başka insanlardan sakındığımız zaman daha mutlu olmayız, mutluluğumuz artmaz. Çünkü Hz. İsa’nın ekmeği gibidir mutluluk, başkalarına dağıttıkça eksilmez; tam tersine artar. Mutluluğun sürmesi, çoğalıp katmerlenmesi için onu kendi dünyamıza hapsetmememiz gerekir. Mutluluğumuza ne kadar çok insanı ortak edersek mutluluk o kadar artacaktır.
Bu parçanın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
A) Herkes mutlu olamaz.
B) Mutluluk, paylaştıkça çoğalır.
C) Mutluluğu tek başımıza yakalayamayız.
D) İnsan küçük şeylerde de mutluluğu yakalayabilir.
E) Üzüntümüze kimse ortak olmadan mutluluğumuzun ortakları çoktur.

9. Çoğu zaman televizyon programlarında, panellerde kendisine mikrofon uzatılan kişilerin kitap okumayı çok istediklerini, ancak buna vakit bulamadıklarını söylediklerine şahit olursunuz. Oysa bu insanlar gezmeye, sinemaya gitmeye, bir arkadaşıyla saatlerce laflamaya çok kolay vakit bulabilmektedirler. Bu tür etkinlikleri gerçekleştirmede vakit bulma sıkıntısı çekmeyen bu kişilerin, kitap okumaya vakit bulamaması mümkün mü? Değil elbette. Bu iş, bir şeyi yürekten isteyip istememek işidir. Gezmeye, film izlemeye, sohbet etmeye vakit bulmak onları yürekten istemeye bağlıdır. Kitap okumak için de temel sorun vakit bulamama değil, kitap okumayı ne kadar istediğimizdir.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsan, kitap okumayı gerçekten çok isterse bunun için vakit bulabilir.
B) Bazı insanlar kitap okuyamamaktan dolayı çok üzülmektedir.
C) Kitap okumak gibi gezmek ve sinemaya gitmek de bir ihtiyaçtır.
D) Televizyon programları ve paneller insanlara kitap okuma alışkanlığı kazandırmalıdır.
E) İnsanlar kitap okudukça sanatsal etkinliklere daha çok ilgi göstermektedir.

10. Gün geçmiyor ki bir olay televizyon haberlerinde farklı biçimlerde izleyiciye sunulmasın. Bakıyorsunuz bir kanal bir olayı anlatırken kendince bir elbise biçiyor ona. Aynı olay farklı bir televizyon kanalında sanki başka bir olay anlatılırcasına veriliyor. İşin içine yorum girdi mi böyle oluyor işte. Kişisel düşünceler, beklentiler, inanışlarla olayın rengi değişiyor. Oysa televizyon haberlerinin bir olayı yorum katmadan izleyicilere aktarmaları gerekir. Nesnellik bir tercih değil, zorunluluktur televizyon haberciliğinde.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Haber programlarına halkın güveni azalmaktadır.
B) Haber sunmanın kendine özgü kuralları vardır.
C) Televizyonlar haberleri aynı sıra ile vermelidir.
D) Her olay televizyon haberlerinde yer almamalıdır.
E) Televizyon haberlerinde gerçekler olduğu gibi verilmelidir.

11. (I) Şair, çevirmen ve edebiyat adamı olarak bu sanatçımızın Türk edebiyatına katkılarını yadsımak imkânsızdır elbette. (II) Son kitabına gelince böylesine önemli bir sanatçı hakkında önemli bir belge olarak kabul edilebilecek bir çalışma bu kitabı. (III) Sanatçıyla farklı yıllarda yapılmış söyleşilerin yer aldığı bu kitapta sanatçının biyografisi kendi anlatımıyla yer alıyor. (IV) Bu kitapta edebiyatımızda çok önemli bir yeri olan sanatçının kişiliğinin ve yazar kimliğinin ipuçlarını bulacak, onunla birlikte yolculuklara çıkacaksınız. (V) Ayrıca kitaptaki yazılarda edebiyat gazeteciliği ve röportaj sanatının inceliklerini içten içe fark edeceksiniz.
Yukarıdaki paragrafta numaralanmış cümlelerden hangileri yazarın düşüncelerini yansıtmaz?
A) I    B) II     C) III    D) IV      E) V

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
A) Hüseyin Rahmi’den Peyami Safa’ya, hemen hemen her romancı, Batı’lı olayım derken milli değerlere sırt çeviren, ahlaksızlaşan, akılsızlaşan bu tipi yeniden üretmişlerdir.
B) Zaman içinde, koşulların değişmesine bağlı olarak, “alafranga züppe” tipinin “alafranga hain”e doğru evrildiği de görülmüştür.
C) Bihruz, yalan yanlış bilgileriyle Fransızca konuşmak için tutturan, hiçbir şeyin doğrusunu görüp anlayamayan, tipik bir budaladır ve dolayısıyla tipik bir “komik karakter” dir.
D) Halkımız kendisine sunulan açıklamaya inanmaz, onun yalan olduğuna ve işin bir “içyüzü” olduğuna inanır.
E) Geçmişi şöyle bir düşündüğümde, bizde olanlara biraz şaşmamazlık edemiyorum.

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geçişli bir fiil kullanılmamıştır?
A) “Salkım Söğüt”ü ve “Bahr-ı Hazer”i ilk olarak bu defterde görüp okumuş, çarpılmıştım.
B)Konunun alevi küllendiği için eskisi kadar avaz avaz bağırmıyorlar.
C) Şimdi Nazım Hikmet’i böyle rahatça anıyor olmamız, dolayısıyla, bu ülkenin “değiştiği”ni filan düşündürmesin kimseye.
D) Zamanında kaçırmışım bu büyük eserleri, bari şimdi kültürel
eksiklerimi telafi edeyim.
E) İnsanların yüzünden onlara dair iç okuma ve gözlem yapmayı beceremediğimi anladığımdan beri okumayı bıraktım.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili kelime tür bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) O tarihlerde hem çok tanınmış bir edebiyatçı, bir şair; hem de
söylediği veya yaptığı çok tartışılan biri.
B)Sanat üstüne, fikir üstüne olsun, başka şeyler üstüne olsun, Batı’ya karşı kapalı kalmayı niçin bu kadar istiyoruz?
C)Türkçede söyleyişle ilgili sorunlar büyük ölçüde yabancı kelimelerden kaynaklanır.
D)Keşfeder etmez, keşfettiği yerde çeşitli işaret levhaları ve yön gösteren
oklarla karşılaşan biri gibi hissetmek durumunda kaldım kendimi.
E)Bir genç, çocukluktan gelen tazyiklerin olmadığı bu özgür alanda hem kendisi hem de başkaları hakkında dilediği gibi konuşma hürriyetine sahiptir.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisi yapı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) Öğretilerle desteklenmiş, hatta abartılmış ataerkil ve otoriter kültürlerde erkeğin avcı rolünü üstlenmesi, onun mücadele etmesini ve acılara katlanmasını gerektirir.
B)İnsanın insana ve hayata dair hissettiği korkuların tamamı ölümün yoklaştırıcı etkisinden kaynaklanmaktadır.
C)Kendisinden korktuğumuz her insan; yakından tanımadığımız, bütün veçhelerini göremediğimiz,
karanlıktan gelmiş ve yüzüne ışık tutulmamış kişidir.
D)Doğası gereği bilinç, bilme yeteneğini sivrilttikçe yaşama yaklaşacağı için ölümün elçisi konumundaki korkudan uzaklaşacak, onunla daha kolay boy ölçüşebilecektir.
E)Bildiğimiz şeyin bize cesaret vermesi onun potansiyel risklerinden arınmış olması, dolayısıyla benliğimize yönelik tehditlerden soyutlanması anlamına gelmektedir.

CEVAPLAR: 1.C, 2.A, 3.D, 4.B, 5.C, 6.D, 7.C, 8.B, 9.A, 10.E, 11.C, 12.A, 13.B, 14.A, 15.D

Yazdır

Yazar hakkında

admin

6 yorumlar

Yorum yap