EKPSS DENEME SINAVLARI Testler

EKPSS ÖN LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 12

1.Öz eleştiri yapmadan başarılı olan şair yoktur.
Aşağıdakilerin hangisi bu cümleyle anlamca çelişir?
A) Şairleri kendilerini eleştirmekten korkmamalıdır.
B) Şair, yanlışlarını görebileceği ölçüde daha iyi şiirler yazar.
C) Usta şairlerin ilk eleştirmenleri, her zaman kendileri olmuştur.
D) Bir şairin hatalarını kendisinin görebilmesi, onun edebiyat gelişiminde olumlu yönde etkiler.
E) Bir şairin, şiirini kaleme aldıktan sonra, onu eleştirmeyi eleştirmenlere bırakması en doğru yoldur.

2. (I) Üniversitelerimizde edebiyatımızla ilgili değişik çalışmalar yapılıyor. (II) Bir üniversitemizde Tanzimat’tan bugüne dek eser veren iki binden fazla edebiyatçıyla ilgili bir araştırma yapıldı. (III) Bu araştırmada edebiyatçıların yaşları, cinsiyetleri, doğdukları ve yaşadıkları yerler hakkında önemli bilgiler yer alıyor. (IV) Araştırmada dikkat çeken özelliklerden biri, yazarlarımızın çoğunun erkeklerden oluşması ve İstanbul dışında doğmuş olmaları. (V) Bir başka dikkat çekici yön de 1960’tan sonra doğan edebiyatçı sayısında önceki dönemlere göre düşüş olması. (VI) Bu, yakın dönemde doğan edebiyatçıların eserlerinin henüz kitaplaşmamış olmasından kaynaklanıyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, kendinden önceki cümlenin gerekçesidir?
A) II.     B) III.      C)IV.      D) V.     E) VI.

3. (I) Necati Cumalı’nın “Niçin Aşk” adlı eseri edebiyatımızın, özellikle şiirimizin yeniden geçirilmesi yönüyle önemlidir. (II) Sanatçı, bu eserinde çeşitli tarihlerde yazdığı yazıların bir bölümünü bir araya getiriyor. (III) Ama şiire olan tutkusundan olacak, daha çok, şiire ağırlık veriyor. (IV) Şiirimizin son otuz yıllık heyecanlı serüvenini irdeleyerek ilginç değerlendirmeler yapıyor. (V) Günümüz Türk şairlerinin şiirlerinden örnekler vererek onlara övgüde bulunuyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangileri nesnel bir yargıdır?
A) I. ve II.
B) I. ve III.
C) II. ve V.
D) III. ve IV.
E) IV. ve V.

4. I. Geçmişin tadı duyumsanmadan geleceğe kulaç atılamaz.
II. Geçmişin bize kazandıracağı bir şey olmadığından hep geleceğe bakmalıyız.
III. Ne geçmişin avuntuları ne de geleceğin hayal dünyası yaşanılan anı güzelleştirebilir.
IV. İnsanoğlu hayal ışığını geçmişe tutup oradan geleceği aydınlatabilir.
Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca aynı doğrultudadır?
A) I. ve II.
B) I. ve III.
C) I. ve IV.
D) II. ve III.
E) III. ve IV.

5. Bir eseri değerlendirirken o eserin hangi koşullar altında yazıldığını dikkate almak hatta . . . gerekir.
Bu cümle düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?
A) o dönemde yaşayan okurların gözüyle esere bakmak
B) yazarı bütün yönleriyle tanımaya çalışmakla zaman kaybetmemek
C) sanatçının psikolojisini, o günün gerçekleri içinde değerlendirmek
D) o dönemin siyasi ve toplumsal özelliklerini göz önünde bulundurmak
E) dönemin sanat anlayışını ve yazarın dünya görüşünü incelemek

6. Usta işi öykü ve romanlarıyla tanınan yazarın, çocuk edebiyatımızda özgün bir yeri vardır. (II) Gerek kendi yazdıkları gerek derlemeleriyle bu alanda oldukça seçkin örnekler vermiştir. (III) Çocuk romanlarında anlattığı o duyarlı ve insancıl dünya, çocukların edebiyat tadı almaya başlamasında etkili olmuştur. (IV) “Bir Gün Büyüyeceksin” adlı çocuk romanı, büyük okurların da beğeniyle okuduğu bir eser olarak ünlenmiştir. (V) Yazar, bu çizgisini korursa çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olmaya devam edecektir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, yazarın, okurların tümüne seslenebildiği belirtilmiştir?
A) I.       B) II.         C) III.      D) IV.         E) V.

7. Çoğu sanatçımız, sanatın çıraklığına katlanamıyor; çalışmadan, uğraşmadan usta sanatçı olmak istiyor. Sonra dile de gereken önemi vermiyorlar. Bu, yazı hayatında kabul edilemez bir durum. Dile önem vermemek, sanatçısının yazınsal hayatının sonu olur. Yazarların üslupları iyi ya da kötü olabilir; ama dili kötü yazar olamaz, olmamalı. Edebiyat dünyasında üslubu birbirinden farklı birçok yazarımız var. Fakat hepsi de dili yanlışsız kullanmıştır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A) Betimeleme
B) Öyküleme
C) Karşılaştırma
D) Tartışma
E) Açıklama

8. Güneşin doğmasına yakın, dağlar tatlı bir kızıllığa bürünmüştü. Önce dağların ardından hafif bir aydınlık belirdi. Sonra bu aydınlık gittikçe pembe bir renk olarak ufka yayıldı, dağların ardından ince bir ışık demeti süzülmeye başladı. Işıklar çimenlerin üzerine düşüyor, toprağı ısıtıyordu. Otların arasında aceleci böcekler, çalışkan karıncalar geziniyordu. Az sonra güneşin ısıtıcı ışıkları, her tarafa yayıldı ve doğa bütünüyle uyandı, ortalığı kuş cıvıltıları sardı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisine başvurulmamıştır?
A) Doğayı devinim içinde betimlemeye
B) Öznel bir anlatıma
C) Kişileştirmeye
D) Farklı duyulardan yararlanmaya
E) Karşılaştırmalara

9. Yıllar sonra, bir duyarlığa, bir anıya, bir sevgi vaktine, bir ilkbahar sevincine şiirlerimden bir iki dizenin arkadaşlık etmesini isterim. Ancak benim şiirlerimde biçemden çok, içerik ağır basar. Şiiri de yıllara en çok biçem taşır. Ben ise güncel şeyler yazdım bugüne kadar. Örneğin, “Barış Özlemi” en beğenilen şiirimdir benim. Ama bir gün, savaşlar tamamen bitip her yerde bir barış ortamı sağlandığında hangi duyarlığa seslenebilir bu şiirim, o zaman, işlevini yitirmiş sayılmaz mı?
Bu parçada şairin, şiirle ilgili olarak anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her ozanın, geleceğe ancak birkaç şiiri kalabilir.
B) Şiirin kalıcılığını sağlayan, ne anlattığı değil, nasıl anlattığıdır.
C) Güncel konuları işlemek, şaire geçici bir ün kazandırır.
D) Ozanlar, ancak olumsuz koşulların zorlamasıyla yetişir.
E) İçerik ve anlatımıyla uyumu yakalamış şiirler kalıcı olur.

10. Eleştirmen, yazar sayılsa bile sanatçı sayılmadığı için edebiyat dünyasında kendi başına var olma savaşında, ne yazık ki daha başından yeniktir. Çünkü sanatçı, kendisini eleştirmenin varlık nedeni sayar. Ona göre sanatçıların ürünleri olmadan eleştirmen, eleştiri yazamaz. Hakkında yazılar yazdığı yazarlar, eleştirmeni bir anlamda kendilerine hizmet eden kişi olarak görürler. Eleştiri olumluysa zaman zaman bir teşekkür kartı ya da telefonu alabilirsiniz. Olumsuz yargılar taşıyan eleştiri yazısına ise tepkiler çok ileri boyutlara varabilir.
Bu parçanın bütününde aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Sanatçılarla eleştirmenlerin nasıl bir ilişki içinde olduklarından
B) Eleştirmenlerin, sanatçıların eserlerini nesnel değerlendirmemesinden
C) Eleştirmenliğin, sanata yardımcı bir alan olduğundan
D) Eleştirmenlerin, eserlerin sadece olumsuz yönlerini ortaya koyduğundan
E) Eleştirmenliğin zor bir meslek olduğundan

11. Bir su bendinin tepesinden itiliveren küçücük taşın bıraktığı boşluktan akan cılız su, yavaş yavaş bendin gövdesini kemirmeye başlar. Bir de bakarsınız ki suyun ısrarı bendin sağlam gövdesinde kocaman bir oyuk açmıştır. Bir süre sonra o oyuğu da genişleten suyun önünde hiçbir bent duramaz.
Bu hikâyeden sanatçıyla ilgili olarak çıkarılabilecek yargı, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Sanatçının bütün çabası, adının uzun yıllar gündemde kalmasını sağlamak içindir.
B) Sanat birikimini özümsemeyen sanatçı, önüne çıkan sanatsal sorunlara çözüm üretemez.
C) Küçük bir gayretle açtığı yolda kararlılıkla ilerleyen sanatçı, sanat yaşamında her güçlüğü aşar.
D) Sonuç alamayacağı işlerde ısrar etmek, sanatçının zamanını boşa harcamasından başka bir şey değildir.

12. Bizde eleştirinin olmadığını ileri sürenler, görünüşte haklıdır. Ancak, iyi eleştirmenlerimizin olmadığı düşüncesine katılmıyorum. Çünkü bugün eleştiri, gazetelerin kitap eklerinde, dergilerde kendine yer bulamadığı için edebiyat dünyasında etkili olmuyor. Bu durum, eleştirmenlerin, eleştiri yazıları yazmaya girişirken kalemlerine sansür koymalarına ya da kalemlerini ellerine almamalarına neden oluyor.
Bu parçanın bütününde aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Çeşitli yayın organlarının, eleştiriye yeteri kadar yer ayırmadığından
B) Uygun sanat ormanının olmamasının, eleştirmenlerin seslerini duyurmasını engellediğinden
C) Ülkemizde eleştirinin yeteri kadar gelişmediğinden
D)Eleştirmenliğin, gittikçe zorlaşan bir uğraş olduğundan
E) Yazarların, eleştirmenleri eskisi kadar ciddiye almadığından

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sıfat kullanılmamıştır?
A) Bir gün abimle dayımlara giderken kaybolmuştuk.
B) Okul arkadaşlarımın çoğuyla internet aracılığıyla da olsa görüşüyoruz.
C) Toplantıya bizden birkaç kişinin katılacağını onlara bildirin.
D) Gezdiğimiz yerlerde çektiğimiz bazı fotoğrafları sana göndereceğim.
E) Önümüzde daha çok yol olduğu için istirahat etmeyi düşünmüyorum.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte iyelik eki yoktur?
A) Şiirlerimi hep geceleri yazarım.
B) O saati yıllar önce kayınbabam hediye etmişti.
C) Otobüs durağına vardığımızda saat beşi geçmişti.
D) Son romanında sıradan insanların yaşamlarını anlatmış.
E) Konağın arka kapısından çıktılar.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, ötekilerden farklı bir sözcük grubundan oluşmuştur?
A) Öğretmenimizin bize gösterdiği, hikâye kitabıydı.
B) Bence bir romanın en önemli yanı, konusunun ilginçliğidir.
C) Yeni sanatçıların önündeki en büyük kılavuz, usta sanatçılardır.
D) Arkadaşımın okuduğu kitap benim kitabımmış.
E) Bu güzel dize, aynı zamanda şiirin başlığıymış.

 

CEVAPLAR: 1.E, 2.E, 3.C, 4.C, 5.B, 6.D, 7.D, 8.E, 9.B, 10.E, 11.C, 12.B, 13.B, 14.B, 15.C

Yazdır

Yazar hakkında

admin

7 yorumlar

  • Hocam lisans grubuyum ancak bu denemeyi de yarın çözeceğim inşallah.Hocam en son lisans denemesinde istediğim gibi yapamadım ve moralim çok bozuldu ve buna bağlı olarak bagirsaklarimdaki iltihap ve kitle rahatsızlığı biraz aktiflesti.Ama inşallah bu denemede istediğim gibi yapıp moralimi yeniden yükseltecegim.Hocam bu arada yeni lisans denemesi ne zaman gelecek?

  • Hocam 10.sorunun cevabi bence A olmaildir cunku parcanin butununde sanatcilarin gozunde elestirmenlerin nasil biri olduklarindan bahsedilmis ve sanatcilarin elestirmenlere yaptiklari muamelelerden bahsedilmis.

  • Hocam 10.soruyu tekrar inceledim ve cevabın E şıkkı olduğuna parçanın ill seçeneğinden ulaştım.

Yorum yap