Kitap Tanıtımları

Doğa ve Direniş Öyküleri-Özer Akdemir

1.Baskı 2019
Yeni İnsan Yayınevi’nin edebiyat serisinin 33. kitabı olan Doğa ve Direniş Öyküleri’nde Özer Akdemir ülkemizdeki insanların çevresini korumak için verdiği mücadeleleri anlatıyor.

Gazeteci yazar olan Özer Akdemir, yurdun çeşitli yerlerini gezmiş, gördüklerini haberleştirmiş, bu kitabında çevre bilinciyle hareket ederek bulunduğu beldeyi kirletmek, yaşanmaz hâle getirmek isteyenlere karşı Anadolu insanının verdiği mücadeleyi hikâyeleştirerek anlatmış.

Eserde 44 hikâye var. İlk öykü Kazak Zeybeği. Köylülerin siyanürlü altın madeninin açılışına karşı mücadelesini anlatıyor.
“Bozkırda Bir Selanikli” adlı öyküde, Selanik’ten 90 yıl önce Anadolu’ya gelen köylülerin altın şirketlerine karşı mücadelesi anlatılıyor.

Alıcı Kuş ve Bir Köylü hikâyesinde Aydın Germencikli Çoban Nurullah’ın jeotermal suyunda koyunlarını otlatırken vücudunun yüzde altmışının yandığını ve topal kaldığını öğreniyoruz.

Şeytan Köprüsü adlı öyküde Bend-i Mahi çayının kenarına kurulmuş hidroelektrik santralinin balıkları nasıl öldürdüğünü anlatırken doğanın da bir gün bizden intikam alacağı mesajı veriliyor.

Havuz, Yılan ve Gelincikler öyküsünde Salihli Ovası’nın güzelliklerinin jeotermal enerjiye kurban gittiğini görüyoruz.

Alabanda Bekçisi’nde madende çalışırken kuars tozundan sağlığı bozulunca akrabalarının yardımı ile Alabanda bekçiliği yapan Hidayet’in yaptığı işi severek yaptığı anlatılırken Alabanda’nın Efes gibi bir antik kent olacağı özlemini de dile getiriyor.

Çukur hikâyesinde doğanın talan edilişinin hayvanlardaki yansıması anlatılırken doğaya karşı kazanmanın aslında kaybediş olduğu dile getirilmiş.

Vicdan’da vicdanı ile cüzdanı arasında kalan bir müdürün başına gelecekleri tahmin ettiği hâlde vicdanını tercih edişinin öyküsünü okuyoruz.

Filamingo Sitesi’nde filamingo manzaralı bir binada oturan bir iş adamının filamingoların olduğu yerden yol geçirilecek olmasıyla ilgili duyguları anlatılıyor.

Bozkır Çeşmesi, bir maden ocağının yer altından binlerce ton su çekmesiyle civardaki köylerde suların kesildiğini, hayvanların dahi içecek su bulmak için kilometrelerce ötelere gitmek zorunda olduğunu anlatıyor.

Agonya’nın Leyleği’nde insanoğlunun tabiatı mahvetmesiyle leyleylerin aç kalıp yiyecek bulmakta zorlandıklarını ve yavaş yavaş ölüme terk edilişlerinin hazin hikâyesini okuyacaksınız.

Zeytin ve Zeybek’te derebeylik sistemine karşı çıkıp onlarla savaşan bir zeybeğin efsanesi anlatılıyor. Yatağan’dan Gökbel’e doğru yol genişletme çalışmasında zeytin ağaçlarının yok edilmesi eşliğinde anlatılıyor.

Çoban Yağmuru’nda  tilkilerin derisi için nasıl zehirlenerek öldürüldükleri anlatılıyor. Bozkır onların eviydi, evlerinde bile onlara rahat yoktu anlaşılan.

Peygamberdevesi ve Ölüm öyküsünde böceklerin özgürce yaşadığı Aliağa-Foça civarındaki fabrikalardan dolayı hayvanlar ve insanlar için yaşanmaz hâle gelen çevre anlatılıyor.

Bodrumlu Ahlat Ağacı öyküsünde rüzgâr enerjisi elde etmeke için ağaçların nasıl kesildiğini, hayvanların o bölgeden nasıl uzaklaştığını ahlat ağacının ağzından anlatıyor.

Akdeniz fok balıklarının neslinin tükenişinden toplu balık ölümlerinin anlatıldığı hikâyeler de bize suyun ne kadar kirletildiğini anlatan birbirinden güzel, bir o kadar da okudukça insanoğluna kızgınlığımızın artmasına sebep öyküler. Fabrika atıklarının tertemiz suyu nasıl zehre çevirdiğinin örnekleri bunlar.

İnsanoğlunun çevreyi bilinçsizce kirlettiğini anlatan okunası öyküler, cennet vatana sahip bizler için mutlaka okunmalı. Çevre bilinci oluşturma adına gençlerin özellikle okuması gereken öykülerden oluşuyor.

Yazdır

Yazar hakkında

Süleyman Kara

Öğrenci ve öğretmenlere faydalı olmak için onlara kaliteli edebiyat sitesi olan edebiyat sultanını sundum.

Yorum yap