Testler

Paragraf Testi 7

PARAGRAF TESTİ 7

1. İyi bir resmin sadece renklerle, nitelikli bir müzik eserinin sadece seslerle oluşturulmayacağını bilenler, iyi bir şiirin de yalnız kelimelerle yazılamayacağını, buna bir de —- katmak gerektiğini de kabul ederler.
Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) atan bir yüreğin sesini
B) sanatçılara özgü duyuş ve duyarlılıkları
C) okurların yorum gücünü
D) “ilham” denilen iksiri
E) toplumun duyurmak istediği sesini

2. Ünlü yönetmen Ahmet Uluçay, Tavşanlı’nın küçücük bir köyünde gördüğü çocukluk düşlerini yıllar sonra dünyaya duyurmayı başardı. O tertemiz, sevgi dolu filmi “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”, kendisi gibi büyük ırmaklara karışmak arzusuyla yanıp tutuşan köy çocuklarının düşlerini kucaklayıp dünyaya taşıyor şimdi. Uluçay, yazmaya ilk başladığım günlerden beri hiç görmeden, tanımadan sevdiğim dostlarımdan biridir benim. Dost olmak için birbirini görmeye gerek var mı? Yıllar var ki yaptığımız işlerle, sımsıcak selamlar gidip gelir aramızda. Ben onun dünyasını tanırım, o benimkini. Belli ki hayallerimiz aynı sularda yüzüyor.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Sanatçılar, eserleri aracılığıyla iletişim kurabilirler.
B) Yazarlar, en çok kendi yazdıklarını beğenirler.
C) Sanatla uğraşanlar, birbirlerini eleştirmekten hiç hoşlanmazlar.
D) Yönetmenler ve yazarların dünyaya bakışları çoğu zaman birbirine benzer.
E) Kimi zaman dostluklar küçücük olaylardan çıkan kıvılcımlarla başlar.

3. Büyük kültür eserlerini okumak insanın duygu ve düşünce dünyasını, bilimsel araştırmalar bilgi ve maharetini geliştirir. Okulu bitirdikten sonra kitap okumayanlar belli bir noktada durmuş saate benzerler. Zaman ilerledikçe onlar gerilerler. Meslek hayatının ve günlük zorunlulukların çemberinden bizi ancak kişiliğimize yeni bir şeyler katan kitaplar kurtarır. Güzel ve iyi bir kitap, insan için, gidilmemiş yeni bir ufuktur.
Bu parçada vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğrenmenin ve kendini geliştirmenin sonu yoktur.
B) Kişisel gelişimde okulu tek yol olarak görmek yanlıştır.
C) Kitap okumak zamanı değerlendirmek için en iyi yoldur.
D) Okumak, kişisel gelişimi sürdürmenin önemli bir yoludur.
E) Kültürel alanlarda uğraşanların farklı becerileri vardır.

4. Alaca karanlık gittikçe koyulaştı. Arkalarında, aşağıdaki ağaçların arasında bir sis, vadinin soluk sınırları üzerine serildi. Yıldızlar belirmesine rağmen gökyüzü berraktı. Yükselmekte olan ay batıya doğru ilerliyordu. Kayalık tepelerin etekleri gölgeler nedeniyle simsiyahtı. İzleri takip etmek artık çok güç olduğundan hızları azalmıştı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden faydalanılmıştır?
A) Öyküleme – karşılaştırma
B) Betimleme – öyküleme
C) Karşılaştırma – betimleme
D) Tartışma – açıklama
E) Benzetme – tartışma 

5. Öncelikle, şiirsiz duramam, onun için. Sonra, öteki kitaplardan daha kolay okunur şiir kitabı. Sık sık bölünmez dikkatiniz. Örneğin üç dört saatlik bir otobüs yolculuğunda güzel bir oyunu, bir romanı kesintisiz okuyamazsınız. Oysa şiiri çabucak okursunuz.
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?
A) Niçin şiiri bu kadar çok seviyorsunuz?
B) Niçin şiir yazıyorsunuz?
C) Niçin şiir kitapları daha kolay okunur?
D) Niçin yola çıkarken yanınıza kitap alıyorsunuz?
E) Niçin yolculukta şiir kitaplarını tercih ediyorsunuz?

6. Hırs, bir geminin yelkenini şişiren yele benzer, çoğu gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar. (Voltaire)
Bu özdeyişte aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) İsteksizlik
B) Azim
C) Cesaret
D) Çaba
E) Ölçü

7.Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, yaşanan olayların, izlenimlerin, duygu ve düşüncelerin kahramanın ağzından anlatıldığı bir ben romanıdır. Romanın kahramanı 15 yaşındaki hasta bir gençtir. Romanda gencin psikolojik çözümlemesi başarıyla yapılmıştır. Bu yönüyle eser, psikolojik bir romandır. Olaylar 15 yaşındaki genç üzerine kurulsa da Nüzhet ve Doktor Ragıp da romanın önemli kişileridir. Ancak bunlar ikinci planda ve silik olarak bırakılmıştır. Hasta gencin, kaldığı konakta Nüzhet’e duyduğu karşılıksız sevgi, romanın okunurluğunu olumlu yönde etkilemiştir.
Bu parçada Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Yaşananların birinci şahsın ağzıyla anlatıldığı bir üslubunun olduğuna
B) Ana kahramanının hasta bir genç olduğuna
C) Hasta gencin, yazarın kendisi olduğuna
D) Psikolojik çözümlemelerin ağırlıkta olduğuna
E) Gencin karşılıksız sevgisinin, romanın okunurluğuna katkı sağladığına

8. Şiir, kişisel sorun anlatma aracına indirgenemez. Anlatılanlar ozanın içinde bulunduğu özel koşullara tıpatıp uysa bile, dahası şair “Evet, bu şiirde ben kendimi anlattım.” dese bile, şiirin özünü ilgilendirmez bu. Nice halk şiirini, son dizelerde şair adını belirttiği için mi okuruz? Yani özel yaşamları konusunda bilgi edinmek için mi? Elbette ki hayır. Bir şiiri şiir olarak çekici kılan şey, sunduğu iletinin düzenleniş biçimidir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)Şair, şiirde kendi sorunlarından yola çıkarak toplumun problemlerini anlatmayı amaçlar.
B)Şiir, okuyucuya mesaj verme amacına uygun bir tür değildir.
C)Şiiri etkili kılan unsur konusu değil, konuyu işlerken söz¬leri diziş biçimidir.
D)Şiir, bireysel konuları işlemeye başladığında toplumdan uzak, soyut bir sanat olur.
E)Şiirde adı geçmese bile, gerçek şair üslubuyla kendini belli eder.

9. Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karşısında rahat, düş gücü gelişkin bir kadın oyuncu arıyordu. Gazeteye ilan vererek adayları davet etmişti. Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu. O, kendine yeni bir kahve koyarken, sıradaki oyuncu adayını içeri aldılar. Genç kız, yüzünde meraklı bir tebessümle deneme kamerasının karşısına oturdu ve yönetmenle sohbete başladı. Kısa bir konuşmadan sonra yönetmen değişik bir şey denemiş olmak için “Çantanızı açıp bana içindekileri birer birer anlatır mısınız?” dedi. Genç kız arkadaki çantaya uzandı. Fermuarını açtı. Önce eline gelen iri kır¬mızı elmayı çıkarıp anlattı: “Bu elmayı sabah tezgah başında meyvelerini parlatırken gördüğüm manav hediye etti. Çok iştahlı bakmış olmalıyım.” Sonra çantadan bir kitap çıkardı.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi belirlenebilir?
A) Hikâyenin gözlemci bakış açısıyla yazıldığı
B) Metnin yazılış amacı
C) Yazarın sahip olduğu zihniyet
D) Metin – gelenek ilişkisi
E) Metinler arasındaki ilişki

10. Akdeniz bölgesinin çatısı Toros Dağları tarafından meydana getirilmektedir. Dağlar bazı yerlerde denize çok sokulur, kayalık ve az girintili çıkıntılı bir kıyı üzerine dikine inerler. Bazı yerlerde ise kıyı çizgisi ile dağ sınırları arasına Adana Ovası gibi geniş düzlükler girer. Bu bölge özelliğini kendine komşu olan ılık denizden alır. Fakat denizin etkisi yüzey şekillerine ve yükseltiye göre değişir. Akdeniz iklimi kıyı ovalarından içeriye sokulduğu halde dağlık yerlerde ancak dar bir şerit üzerinde kendini belli eder ve yükseklere doğru önemli değişikliklere uğrar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?
A) Öyküleme – betimleme – benzetme
B) Açıklama – betimleme – karşılaştırma
C) Tanımlama – açıklama – karşılaştırma
D) Karşılaştırma – tartışma – betimleme
E) Öyküleme – örneklendirme – tanımlama

11.Karanlık kavuştuğu için aşağıdan akan derenin uğultusu daha çok geliyordu. Kalkıp yürümeye başladık. Güneş batmış, bulunduğumuz yer, yerini birdenbire artan serin rüzgârlara bırakmıştı. Kazdağı’nın bu yamacında saatlerce sürecek akşam başlamıştı.
Yukarıdaki parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Tartışmacı anlatıma başvurulmuştur.
B) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
C) Görsel öğelere yer verilmiştir.
D) İşitme duyusundan yararlanılmıştır.
E) Dokunma duyusundan yararlanılmıştır.

12.Onun istediğiniz bir hikâyesini seçin, seçtiğiniz hikâyenin herhangi bir yerinden bir kelime çıkarın ya da onun yerine başka bir kelime koymaya çalışın. Bunu genellikle başaramadığınızı göreceksiniz.
Bu parçada sözü edilen yazarın öykülerinde görülen anlatım özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Açıklık
B) Akıcılık
C) Yoğunluk
D) Duruluk
E) Doğallık

13. (I) İnsanlık tarihi boyunca fazla kilolar, sağlığın ve refahın simgesi olarak görülegelmiştir. (II) Günümüzdeyse şişmanlık, dünyanın en varlıklı ülkelerinde yaşayan insanların sağlıklarını tehdit eden bir hastalık olarak algılanıyor. (III) Şişmanlık kalıtımsal bir hastalıktır. (IV) Özellikle gelişmiş ülkelerde şişmanlığın görülme sıklığı sürekli artıyor. (V) Öyle ki şişmanlığa bir tür salgın hastalık gözüyle bakılıyor. (IV) Bu hastalığı tedavi etmeye aday sağlık merkezleri de artıyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.

14. Çok başarılı bir roman.(I) Dili çok güzel,pürüzsüz.( II) Cümleler kısa ve yalın.( III) Yazar her şeyin dilde başlayıp dilde bittiğini çok iyi anlamış.( IV) Hiçbir bölümde anlaşılamayan bir yön yok. ( V) Tiplemeler de çok canlı.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinin yerine “Söylenenler apaçık” cümlesi getirilirse parçanın anlamında daralma olmaz?
A) I B) II C) III D) IV E) V

CEVAPLAR: 1.C, 2.A, 3.D, 4.B, 5.B, 6.B, 7.C, 8.C, 9.A, 10.B, 11.A, 12.D, 13.B, 14.D

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap