Roman Yorum-Özet

YA DA BİZ MASAL OLSAK-EZGİ DURMUŞ-KİTAP ÖZETİ

Roman,en yakın arkadaşına platonik aşk besleyen Nehir’in yaşadıklarını konu alıyor gibi görünse de aslında iç yüzünde psikolojik durumlar barındırıyor.Aşık olduğu adamın onun farkına varmadığını görmesi Nehir’i derinden yaralasa da yine de duygularını açığa vurmaktan çekiniyor.Can ise günün birinde Ece adında biriyle çıkmaya başlıyor.Kadının halinden ancak başka bir kadın anlar lafı buraya cuk oturuyor.Ece,Nehir’in hissettiklerinin farkına varıyor ve ilişkilerinde ona yer olmadığını söylüyor.Nehir ise artık hislerini açığa çıkarmaya niyetleniyor,Can’ın yanına gidip tam artık arkadaşlığımızı bitirelim diyecekken Can öne atılıp ona aynı şeyi söylüyor ve işte Nehir’in hayatı da böylece çıkmaza giriyor.İlaçlar kullanıyor,hastanede yatıyor,ataklar geçiriyor.Evden çıkmıyor,kimseyle görüşmüyor,kısacası hayatı yaşamayı bırakıyor.
Yaşadıklarını anlatmak,bir nebze de olsa rahatlamak için bir blog açıyor.Şans bu ya Hakan da blog yazıyor.Ve bunlar mailleşmeye başlıyorlar.Aralarındaki ilişki ilerliyor ve sevgili oluyorlar.Nehir yeniden aşık olduğu için mutluluktan havalara uçuyor ve iyileştiğini düşünerek ilaçlarını kullanmayı bırakıyor.Kısa zaman önce onu hasta eden aşk bu sefer ona derman oluyor.Tabiki bu süreçte Hakan’a Can’dan bahsetmiyor.Ki nasıl bahsetsin.İyileşmesi bile bu kadar zorken anlatması kim bilir ne kadar zordur.Gün geçiyor bu iki deli aşık beraber aynı şehre yerleşmek için işlerinden istifa ediyorlar.
Nehir’in iş bulması daha kolay oluyor.Nitekim ikisi de misafir olarak kaldıkları evden bir an önce ayrılıp kendi evlerinde yaşamak istiyorlar.Nehir,Hakan’la ev bakmak için buluşacağı gün Can’ı bir otele girerken görüyor ve peşinden gidiyor.Uzun süre takip ediyor sonrasında ise izini kaybediyor.Sonra da Hakan’la buluşacağı kafeye gidiyor.Kafası allak bullak oluyor.Ardından Hakan’ın da sanki içine doğmuş gibi nerede olduğunu sormasıyla Nehir her şeyi anlatmaya başlıyor.Fakat inanması zor böyle bir duruma.Hakan,yalana tahammülü olmadığını belirterek Nehir’e inanmıyor ve Can’ı gördüğü otele gitmek istiyor.Otelde öyle birinin kalmadığını öğreniyorlar.Hakan,yaşadığı hayal kırıklığı ile Nehir’i otelin lobisinde öylece bırakıyor.Ardından Nehir bir atak geçiriyor.Görevliler Hakan’a ulaşıyor ve kızı hastaneye götürüyor.Biraz kendine gelince de hastaneden ayrılıyorlar.
Hakan ayrılacağını söylese de son gecelerini beraber otel odasında geçiriyorlar.Sabah olunca Nehir’i yolcu ediyor ve içi içini yese de yine de ayrılıyorlar fakat Hakan’ın tek istediği vardığında ondan haber alabilmek.
Nehir kalbi yerinden çıkacakmışcasına bir hisle otobüste varacağı yere gidebilmenin telaşını yaşıyor.Telaşlı;çünkü Hakansız hayatı tahayyül etmekte zorlanıyor.Otobüsteki adamın konuşmasını duyan Nehir,onu garipsese de kulağını bir türlü söylenenlere kapatamıyor.Otobüsten inince taksi beklerken otobüste konuşmasını duyduğu Arif adındaki şifacı ile karşılaşıyor ve adamcağız onu evine bırakmak istiyor.İçinde kötü bir his olmadığına inandığı bu adamın arabasına biniyor ve de ertesi gün adamın düzenlediği seminere katılıyor.Tesadüf bu ya burada Ece ile karşılaşıyor.Can ayrılığından sonra Ece’yi görmek ona garip gelse de bu tesadüf karşılaşma daha da garip geliyor.Ece,Can’ın bir kazada öldüğünü söylüyor ardından da Can’ın Nehir’e yazdığı mektubu veriyor ve bunca zaman onu bulmak için çok çabaladığını söyleyerek veda ediyor.
Mektup ve seminer ile Nehir anlıyor ki Can ile vedalaşmalı ve de artık geçmişi kabullenmeli.İyileşmenin en iyi yolu kabullenmektir.Can’ın mezarına gidiyor ve iyileşmenin ilk aşamasını gerçekleştiriyor.Sonrasında da Hakan ile yeni bir başlangıca adım atıyor.
Yazarın dili gayet anlaşılır hatta bu alanda yeni olmasına rağmen hikayenin yapısal düzeni de takdire şayan.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

10 yorumlar

Yorum yap