Konu: Öğretici metni, edebî metne dönüştürme
Öğretmen Değerlendirme Ölçeğindeki Kriterler:
1.Seçtiği öğretici metnin anlamını dönüştürdüğü edebî metne tam olarak yansıtma,
2.Metnin içeriğine uygun görsel/işitsel ögeler kullanma,
3.Metnin dilini, işlevine uygun olarak kullanma,
4.Metindeki dil ve anlatım unsurlarını özgün bir üslup oluşturacak şekilde kullanma,
5.Söz sanatlarını metnin etkileyiciliğini artıracak şekilde kullanma,
6.Metni estetik açıdan iyi dönüştürebilme,
7.Metinde yazım ve noktalama kurallarına tamamen uyma
Değerlendirme Sistemi:
Her kriter 3(Oldukça iyi), 2 (Kabul Edilebilir), 1 (Geliştirilmeli) gibi sayısal değerlerle puanlanır.
Dereceli Puanlama Anahtarından alınan puan, toplam puana bölünür. Örneğin bu anahtarda yedi ölçüt (anlam, görsel ve işitsel ögelerin kullanımı, dil işlevi, özgünlük, etkileyicilik, estetik, yazım ve noktalama) ve üç başarı düzeyi (oldukça iyi, kabul edilebilir ve geliştirilmeli) bulunmaktadır. Öğrencinin her ölçütten alabileceği puan en fazla 3×7= 21 olacaktır.
• Aşağıda verilen öğretici metni okuyunuz.
• Bu öğretici metni, uygun gördüğünüz bir edebi metne dönüştürünüz. Yazınızı size verilen A 4 kağıdına yazınız.
Güler Yüz
Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız desem tabii bana gülersiniz. Zaten ben de biraz gülmeniz için söze böyle başladım. Güler yüze ve gülmeye dair olan bu konuşmayı asık suratla dinlemenizi istemem tabii. Konuşurken söze başladığınız sırada karşınızdakinin kaşlarını çattığını, asık bir suratla sizi dinlediğini görürseniz konuşmak hevesiniz kırılır. Lafı kısa kesip bu tatsız sohbeti bir an önce bitirmeye bakarsınız. Bir de karşınızdakinin sizi güler yüzle dinlediğini, hatta araya biraz da tatlı söz karıştırarak sohbete renk verdiğini görecek olsanız konuştukça konuşacağınız gelir.
Zaten öyledir. Güler yüz her şeyden önce insana cesaret verir. Çünkü güler yüzlü insanlar her kusuru hoş gören, affeden insanlardır. Dünyada ilk adımlarını yeni atmaya başlamış bir çocuğa herkes güler yüzle bakar. Onun her kusuru yapabileceğini ve bütün kusurların affedilmeye layık olduğunu önceden kabul ettiğimiz için çocuk karşısında gülümser bir yüz takınırız. Olgun insanlar yalnız çocuklara değil, herkese affedici, kusura pek aldırmayıcı bir yüzle bakarlar.
Bu dünya öyle çatık kaşla dolaşmaya, şunun bunun kalbini kırmaya değer bir dünya değildir. Onun için güler yüzlü insanlar arasında yaşayanların hayatı daha tatlı geçer.
Bazı kimseler vardır, sanki Cenabı Hak onlara gülmeyi yasak etmiştir. Gülümsemeyi aklı başında adamın ciddiliğini bozan bir hâl sayarlar. Yüzgöz olmasınlar diye çocuklarına gülmezler; laubali demesinler diye komşularına gülmezler. Kaşları sanki kudreten çatılmıştır. Çalışırken çatık, konuşurken çatıklar. Hatta kendilerine etikleri zulüm yetmiyormuş gibi gülenlere de kızarlar.
Hayatı böyle saymak çok yanlıştır. Unutmayalım ki, biz insanların hayvanlardan bir farkımız konuşmaksa öteki farkımız da gülmektir.
Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
Şevket Rado, “Eşref Saati”
