Neden ağlıyorsun
Çanakkale?
Gölgende mi saklandı düşman
Yoksa mavi denizine mi sızdı gemiler!
Neden ağlıyorsun Çanakkale..
Biliyorum dönmedi Mehmet’ler
Yoksa yamacında mı vuruldu bu şanlı şehitler
Tarihler seni yazdı Çanakkale; yağmur gibi yağarken üstüne mermiler
Sevenler mi ayrıldı batarken tek tek gemiler
Yetim mi kaldı yoksa bebeler
Söyle neden ağlıyorsun Çanakkale
Bombalar mı patladı masmavi gökyüzünde
Kaç bin hayal söndü bir gece de
Şehitler yatar senin gölgende
Söyle neden ağlıyorsun neden Çanakkale.
Her karış toprağı şehit kanları ile sulanmış, asırlar boyunca şanlı tarihimize ev sahipliği yapmış olan vatanımız, bizler için kutsaldır.
Vatan; güvercinin söylediği türkünün, yağmurla açan güneşin pırıltısının, sessiz çığlıklardaki hüznün hissedildiği yerdir.
Sayın Okul Müdürüm,Kıymetli Öğretmenlerim, Sevgili Arkadaşlar,
Bugün Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümü. Bu eşsiz vatan savunmasını gönüllere nakşetmek, şehitlerimizinaziz ruhlarını yâd etmek için toplanmış bulunuyoruz.
Programı arz ediyorum:
• Saygı Duruşu
• İstiklal Marşı’mızın okunması
• Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşmanın yapılması
• Çanakkale belgeseli
• Çanakkale konulu şiirlerin okunması
• “Yarbay Hasan “isimli mizansenin sahnelenmesi
• Slayt gösterisi
• “Çanakkale Geçilmez ”adlı oratoryo sunumu
• Koro ve solo türküler
• Kapanış
Sizleri Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve ebediyete intikal etmiş Türk Büyüklerinin manevi huzurunda bir dakikalık saygı duruşuna ve akabinde söylenecek İstiklal Marşı’mızıokumaya davet ediyorum.
DİKKAT! HAZIR OL!
“ Savaşı en iyi bilen, dünya ordularını Çanakkale’de durduran büyük asker Mustafa Kemal, bu zaferin ne kanlarla, ne canlarla kazanıldığını iyi biliyordu.O savaşın zafer dolu yüzünün arkasındaki korkunç yüzünü de biliyordu.Bu nedenle asker olarak barıştan yanaydı.”Yurtta barış dünyada barış “ diyerek barış dolu insancıl bir dünya istiyordu.”
Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşmayı tarih öğretmenimiz ………………………yapacaktır.Arz ederim.
Bir Tarih akıyor Mehmetçiğin ayaklarının altından… Bir ateş geçiyor Mehmetçiğinyüreğinden… Düşen bir asker,dirilen bin yürek… Bakın bir yürek daha kalktı şaha…Elinde 250 kilo mermiyle… Bu vatan bizimdir imanıyla koydu mermiyi topun ucuna… O top nasıl ateşlemesin kendini? Nasıl gidip de düşmanın gemisini çökertmesin? Gidiyor. Gidiyor… Havada süzülerek gidiyor Seyit Onbaşından hatıra diyerek düşmanın kalbine konuyor…
Slayt gösterisi eşliğinde Mehmet Akif’in bu anları ölümsüzleştiren ”Çanakkale Şehitlerine” isimli şiiri ……………………..okuyacaktır. Arz ederim.
Mustafa Kemal korkusuzca ateş altında durarak emirler veriyor ve askerlerini cesaretlendiriyordu.Bir ara bir şarapnel parçası tam göğsüne isabet etti.Yaverlerinden biri dehşet içinde “Vuruldunuz efendim!” diye bağırdı.Mustafa Kemal başkaları duymasın diye eliyle yaverin ağzını kapatarak “Yok öyle şey !” diye cevap verdi.Şarapnel parçası göğüs cebine çarparak cebin içindeki saati,parçalamış ve göğsünde yalnız büyükçe bir kan çukuru bırakmıştı.Atatürk sonradan bu saati göstererek “Ve işte bir saat ki bir hayata değer “ demiştir.
Öğrencilerimizin canlandıracağı “Yarbay Hasan “ adlı mizanseni izliyoruz.
Her düşen Mehmetçikle, bir ana ağlıyor uzaklarda… Gözünden oğlu damlıyor toprağa.Damlayan yerden bir yiğit muştulanıyor.Düşen oğlundan sancağı alıp koşuyor düşmanın üstüne.Onunda gözüne değiyor bir bomba.Daha orada patlamadan bir ananın yüreğinde patlıyor o bomba..Bir oğul daha damlıyor gözlerinden toprağa.Bir daha bir daha… Durmuyor o gözyaşı… Akıyor… Akıyor… Yere düşen her Mehmetçikle çağıldayarak akıyor o gözyaşı… Nasıl akmasın, kurbanınız olayım, vatan gidiyor elden…
Slayt gösterisi eşliğinde “Sen hiç Çanakkale’ye gittin mi?” isimli şiiri …………………okuyacaktır. Arz ederim.
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Çanakkale savaşında yaşananlardan geriye kalan ve savaşın acımasızlığını bir kez daha gözler önüne seren slayt gösterisini izliyoruz.
Mektup türleri arasında asker mektuplarının ayrı bir yeri vardır. Hayatlarının en deli çağlarında askere giden gençlerimiz memleket özlemi ve aile hasretini satırlara dökerler ve sevdiklerinden gelen mektuplarla moral bulurlar. Geçmişte birçok cephede savaşan Türk askerlerinin cepheden gönderdikleri mektupların da ayrı bir tarihi ve kültürel değeri vardır. Bazen cepheden yazılan ama bir türlü gönderilmeye fırsat bulunamayan şehit askerlerin ceplerinden çıkan mektup örneklerine de rastlanmıştır.
Bunlar içinde elde en çok bulunan örnekler Çanakkale cephesinden yazılan mektuplardır. Bir vasiyet hükmünde de olan bu mektuplar, şehit askerlerin yakınlarına son seslenişleridir. Bu mektuplarda hep ümit, hep asker olmanın vatan için savaşmanın haklı gururu vardır.
Şimdi de Çanakkale Cephesinden yazılan bir mektubu okulumuz öğrencilerinden ……………………………………..okuyacaktır.
Oğul,
Sen giderken,
Ardından baktığım oğul
Seni gözledim.
Doğduğundan beri yaptığım gibi,
Seni izledim,
Yüzüne çarparsa yel yüreğim ürperir oğul
Ayağına taş değerse, bağrım yanar oğul,
Kıyamadım gülü ellemene,
Dikeni vardır diye.
Canımdan can, kanımdan kan oğul.
Oğul…
Bu gün git oğul, Yoluna git.
Şu İslam toprağını gâvur alacaksa
Ezanların susacaksa,
El kemendini boynuna takacaksa,
Çiğnenecekse şehit atanın mezarı,
Git oğul,
Git…
Okulumuz öğrencilerinin “Çanakkale Geçilmez ”adlı oratoryo gösterisini izliyoruz.
Vatan dedi koca Seyit,
Zaman durdu, mekân dondu.
Bayrak dedi koca Seyit,
Bayrak mahzun bakıyordu!
Bakın bir bomba geliyor bu tarafa… Bakın havayı yara yara geliyor… Düşüyor tozu dumana katarak… Çökertiyor düştüğü yeri. İşte Bakın bir Mehmetçik daha düşüyor yere kanlar içinde… Vücudu beş parçaya bölünmüş. Yıldız misali sere serpe uzanmış kıpkızıl yere… Gökteki Ay buna nasıl dayansın… O da atıyor kendini alevler içine. Konuyor Yıldızın yanına. Etraf mı zaten al kan içinde. Semadan melekler gözlüyor yere sere serpe uzanmış AY ve Yıldızı…
Okulumuz öğrencileri sizlere birbirinden güzel eserlerden oluşan beraber ve solo türküler sunacaklardır.
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ORATORYO
ERKEK ÖĞRENCİ
Onlar ki toprakta karınca, suda balık,
havada kuş kadar çokturlar;
Korkak, cesur, hâkim ve çocukturlar.
Ve vatanı kurtaracak onlardır,
Destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
ERKEK ÖĞRENCİ
Ey ahali! Ecdatyadigârı vatanımıza saldıranlara haddini bildirmek için… Devlet için, vatan için, millet için; teninde kanı, yüreğinde imanı, dizinde dermanı bulunan herkes, bugün öğlen vakti Çarşı Camisinin avlusunda toplansın. (Davul) Sevkiyat vaaaaar!… (Davul) Duyduk duymadık demeyin. (Davul) Küffar üstüne mukaddes cihat ilan edilmiştir.
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Antep’ten Hüseyin oğlu Şahin!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Edirne’den Kahraman oğlu Seyit!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Üsküp’ten Hasan Çavuş!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Maraş’tan piyade er Metin Öztürk!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Çanakkale’den Abdurrahman oğlu Seyit!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Samsun’dan Ahmet oğlu Osman!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ben Sivas’tan Bekir oğlu Yusuf!
ERKEKLER(HAZIR OLA GEÇER)
Emret Komutanım! Düşmanlar toprağı yaktı, bir uçtan bir uca.
KIZLAR
DİNLE!
ERKEKLER
Kahramanlar bu vatanı kurtardı.
KIZLAR
DİNLE!
ERKEKLER
Bağımsız ve özgürüz.
KIZLAR
SAYENDE
ERKEKLER
Küllere dönüşmüş vatan kurtuldu.
KIZLAR
SAYENDE
KIZLAR
Kuşlar ötüşür, dağlar benimdir.
ERKEKLER
BENİMDİR!
KIZLAR
Susmuşken söyleyen diller benimdir.
ERKEKLER
BENİMDİR!
KIZLAR
Sesime tüm can etmekte eşlik,
TÜM ÖĞRENCİLER
SAYENDE!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ey, cihanın yıkamadığı cephe, binlerce şehit saklayan Çanakkale!
TÜM ÖĞRENCİLER,
SELAM OLSUN!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ey, toprağı kanlı dağlar, yanık hisarlar, sarp hisarlar,
TÜM ÖĞRENCİLER,
SELAM OLSUN!
ERKEK ÖĞRENCİ
Ey, silahını bırakmadan Hakk’a kurban olanlar, son nefesinde vatan vatan diye haykıranlar,
Ey,şehid oğlu şehid,
TÜM ÖĞRENCİLER,
SELAM OLSUN!
TÜM ÖĞRENCİLER
İnsan büyür beşikte, mezarda yatmak için.
Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için…
Ey, şanlı Türk evladı,
Ruhun Şad olsun!
KIZ ÖĞRENCİ
Çanakkale yaşlı bir annenin kalbindeki onulmaz yâre,
Sevdalı yürekte kor gibi yanan meşale,
Köyden şehre, şehirden cepheye, cepheden sonsuza uzanan bir hikâye,
Henüz on üçünde, on beşinde yollar yürümekten, umutlar beklemekten biçare…
KIZ ÖĞRENCİ
Yıl,1915,dünya kanlı bir savaşı yaşıyor,
Ülkenin her köşesinden, dağ başlarından,
Çocuk yaşta gençler, askere gitmek için can atıyor.
KIZ ÖĞRENCİ
Ey, güzel toprak,
Bedenimsin, tenimsin.
Seninle kucaklaşan erlerinle
TÜM ÖĞRENCİLER
BENİMSİN! BENİMSİN! BENİMSİN!
KIZ ÖĞRENCİ
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
KIZ ÖĞRENCİ
Çanakkale dedik ya!
Çanakkale yanlış aslında!
Can kale! Siper kale!
Şehit kale demeliydik vatan toprağına.
ERKEKLER
Ateş, ölüm, kan,
ERKEK ÖĞRENCİ
Ülkeler sıkarken birbirine yumruğunu,
İnsanlık adına insanoğlu veriyor belki son soluğunu.
TÜM ÖĞRENCİLER
Çanakkale’den geçerek İstanbul’a varmak ister İngiliz cenapları,
Sonra hasta adamın mirasını bölüşmekmiş hülyaları.
KIZ ÖĞRENCİ
Geldiler.
Dünyanın en büyük donanmasıyla geldiler.
Geldiler.
Dünyanın en ölümcül silahlarıyla geldiler.
TÜM ÖĞRENCİLER
AMA GEÇEMEYECEKLER!
GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER!
Kahraman… Vücudunun bir tek organını veyaorganlarını değil, canını ‘doğru kabul edilen ’ yolda ortaya koyan insan…
Malından, gençliğinden, hayallerinden, beklentilerinden, ulaştıklarından, ulaşma ihtimali bulunanlardan vazgeçerek, ortaya düşüp canıyla bir doğruyuyaşatmaya çalışan insan, kahraman…
Cinsiyeti ve yaşı yok kahramanın: Erkek de olur, kadın da, çocuk da olur, yaşlı da…
Bedir’in aslanları, Anafartalar’ın, Dumlupınar’ın, Sakarya’nın, 15 Temmuz’un, Gabar’ın gözü dumanlı, yüreği imanlı canları ve onların komutanları kahraman…
Kahraman babaların, anaların, kahraman çocukları olur; kahraman dedelerin ve ninelerin kahraman torunları…
Kahraman; özlenen, özlemle beklenendir. Dün de, bugün de yarında…
Anadolu coğrafyasının sınırlarını kanlarıyla çizmek için, canlarını çekinmeden feda eden Atatürk’e, silah arkadaşlarına, gazi ve şehitlerimize minnettarız.
Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanı korumak, onların hatırasına olan en büyük borcumuzdur.
“Vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”
RUHLARI ŞAD OLSUN.
Programımız sona ermiştir. Teşekkür ederiz.
