Roman Yorum-Özet

BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK-HARPER LEE

Yazar Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek isimli eserinde o dönemde siyah ve beyaz insan ayrımına karşı bir tepki görmekteyiz.

Toplumdaki adaletsizliklere karşı çıkan ve tüm insanların eşit olduğunu savunan bir avukatın iftiraya uğramış olan zenci bir kişiyi savunma maceralarını görüyoruz.

Bir gün avukatın hizmetçisi, avukatın çocuklarını zencilerin de gitmiş olduğu bir kiliseye götürür. Çocuklar burada zencilerin de kendileri gibi insan olduklarını, onların hakkında söylenilenlerin doğru olmadığını görürler.

Avukat, iftiraya uğrayan bir adamın savunmasını yapmak durumundadır. Bu kişi hakkında görünür bir delil yoktur; ancak tecavüz ithamı ile suçlanmaktadır. Bu kişi bir zenci olduğu için ona karşı bir ön yargı vardır. Bundan dolayı da bu kişinin yargılanması için bir baskı mevcuttur.

Bülbülü öldürmek kitabı aslında o dönem yaşanmakta olan adaletsizliğe karşı bir başkaldırıdır. Kitabın sonuna doğru avukat, zenci vatandaşın suçsuz olduğunu kanıtlamıştır. Böylelikle zencilere karşı bakış açılarının biraz olsun değişmesine sebebiyet vermiştir.

Zenci vatandaşın suçsuzluğu ispat edilmiş olsa da halk arasında zencilere karşı olan ön yargı sebebiyle yine de cezalandırılmıştır. O dönemde bir zencinin cezalandırılması demek, idam edilmesi anlamına gelmekteydi.

Bu kitap hem insanlar arasındaki ön yargıları nazara vermekte hem de yetişkinlerin çocuklarını nasıl zehirlediklerini yani onların özgür ve bağımsız düşünme yetisini yok ettiğini de vurgulamaktadır.

Kitapta geçen şu söz çok manidardır: “İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

DEĞERLENDİRME: Yazar Harper Lee, Bülbülü Öldürmek isimli eserinde insanların eşit yaratılmış olduğu halde insanlar arasındaki ayrımcılığın anlamsız olduğunu, önyargılarımızın bizleri zehirlediği gibi çocuklarımızı bile zehirlediğini anlatmaktadır.

Yazdır

Yazar hakkında

Fatih Pınar

Yorum yap