Kitaplar Kitap Tanıtımları

İskender Pala-Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk-Kitap Yorumu

  İskender Pala,edebiyatçıların yakından tanıdığı hatta Divan edebiyatını neredeyse onun sözlükleriyle sevdiği bir akademisyendir.Tarihimize dair işlediği konular;bunları da edebi şahsiyetlerimizle kurgulaması hep araştıralım,sevelim diyedir bence.
Kitap,bize Divan edebiyatını yakından tanıma fırsatını sunuyor.Okurken adeta bilgi havuzuna düşmüş gibi oluyorsunuz.Dili epey sade olmasına rağmen herkesin okuyacağı bir kitap değil maalesef,bilgi ve kişilerin çokluğu olayın anlaşılmasını zamana bırakmaya sebep oluyor amma velakin okudukça da insanın elinden bırakmaya gönlü razı gelmiyor.
Tanpınar’ın dizeleriyle başlayan hikaye hüzne şahit olacağımıza kanıt niteliğinde aslında.Fuzuli başta olmak üzere Baki,Hayali,Atai,Nef’i,Nabi,Nedim… gibi birçok şairin dizeleri eşlik ediyor hikayeye.Sonunda da canımız Namık Kemal karşımıza çıkıyor tüm asaleti ve bilgisi ile.
Babil Cemiyeti(BC),uzay araştırmaları yapan yedi bilge rahipten oluşuyor.Kurdukları merkezde Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve Güneş çevresinde döndüğünü keşfetmiş BC ama kimseye söyleyememişler ki bu o zamanlar da hiç de kolay bir durum olmasa gerek.Zalim kral Nippin’in bu bilgiden korkacağı,dolayısıyla rahiplerin öldürüleceği düşünülüyordu.Ve madem söyleyemeyeceklerdi o zaman bu bilgileri kalıcı hale getirmenin yolunu aramışlar.Buldukları bilgileri şifreleyerek fırında pişirip korudukları yedi tablete yazmışlar.İçlerinden biri krala bunları ispiyonlamış,kral da bunları malzemeleriyle birlikte bulundukları kuyuya gömmüş.Tesadüf o ki o gün bilge Arşiyan Akeldan hasta annesini ziyarete gittiği için şehir dışındaymış.Olanları öğrenince gizlice İştar Tapınağı’nın mahzeninde girmiş ve araştırmalarla birlikte kendini de orada ölüme terk etmiş.Bir tek Siruş başlıklı hançeri kölesine vermiş ve bilimsel zekalı insanların eline geçmesi gerektiğini söylemiş.
Gel zaman git zaman Fuzuli ile âmâ ve kambur kütüphanecinin yolları kesişmiş.Adının Hilleli Mehmet Efendi olduğunu bildiğimiz Fuzuli araştırmaları için bulunduğu kütüphanede bu zat ile epey iyi anlaşmış.Dönemin koruyucu hükümdarı yöreyi işgal altına aldığından kütüphaneci,askerler gelmeden önce ona sırlı olduğunu söylediği bir hançer emanet etmiş.Maliyeci Celalzade,kütüphaneyi devralmaya geldiğinde sözlerinden tanımış Fuzuli’yi ve onunla münasebetini ilerletmek istemiş.Hikaye bir parşömen kağıdının ağzından anlatılıyor,eğer ki kitabın ruhunu anlarsanız betimlemelerin de inceliğini kavrayabilirsiniz.Birçok kişi tarafından yazılan Leyla ile Mecnun hikayesini saraya davet edilen Fuzuli’nin de yazmasını istemeleri üzerine parşömen kağıdı oluyor bize L&M hikayesi.Eğer ki Fuzuli,korkusunu yenip kafa yorsaymış verev şeridi hançerin spiral çizgileri üzerine saracak ve bilge rahip Arşiya Akeldan ile BC’nin büyük sırrına ulaşacakmış.
“ Leyla amcasının oğlu Kays’a aşık olmuş.Aşkının karşılığını alsa da deliye verilecek kız yok cümleleriyle evliliklerine izin verilmemiş.Ardından Leyla,İbn Selam ile evlendirilmiş.İbn Selam ölünce Leyla yaş tutuyormuş gibi yapıp aşk hasretiyle gözyaşları dökmüş.”işte budur asıl L&M’nin başlangıç hikayesi.
L&M sarayda ciltlenişini öylesiyle derinden anlatıyor ki acıyı sanki siz çekiyorsunuz.İşkencede kullanılan giotin’in onu güzelleştirmek için kullanılması garip geliyor.Ciltlenişine azap olarak bakıyor.Okurken parşömen kağıdının çığlıklarını duyuyorsunuz adeta.Ve ciltlenişinden üç gün sonra kendini tanıyamıyor.Ciltlenişini beğenmesini “Ben bir köleydim ama şahane giysiler içinde buldum kendimi.” sözleriyle ifade ediyor.Artık kendini altın işlemeli kaftan giymiş bir şehzade gibi görüyor.
Hikayenin içinde hikaye var bu eserde.Öyle ki Sultan Süleyman ve Hürrem’in aşk hayatının gidişatı veriliyor ve hazin sonlarını da hiç beklemeden okuyabiliyoruz.Saraya giren parşömen kağıdının aşık olduğu Leyla’sı da artık Rukal adında can buluyor. L&M Leylasını aramayı hiç ama hiç bırakmıyor.Sürekli koruyor kolluyor,el değiştirse bile ondan vazgeçmeyi hiç düşünmüyor.
Fuzuli’nin dizeleri arasında saklı olan BC’nin sırrı için sürekli birileri peşinden koşuyor L&M’nin.Dolayısıyla sık sık el değiştiriyor L&M.Zaman zaman iyi,zaman zaman kötü niyetli kişilerin eline geçse de sonunda Paris’te Halet Efendi’nin eline geçiyor.Yaşadığı sıkıntıları bir an olsun unutmak için gizlice Kontes Laurent’in villasına giden Halet Efendi,L&M’nin izini kaybettirmek için onu Kontes’e veriyor.Kontes ise parasız kaldığı bir zaman kitapçıya gidiyor ve elindeki L&M ile çare aramaya çalıştığını söylüyor.Orada Namık Kemal ile karşılaşan Kontes sözlerinden etkilendiği bu kişiye hediye ediyor L&M’yi.On yaşından beri Fuzuli’nin dizelerini okuyan Namık Kemal hemen tanıyor şairin dizelerini.Ardından ülkesine dönen Namık Kemal hasta olan Reşit Paşa’ya takdim ediyor L&M’yi.Reşit Paşa BC hakkında her şeyi anlatıyor ve Siruş başlı kutsal hançeri Namık Kemal’e hediye ediyor.Zaman geçiyor ve Koldewey isimli casus Magosa’da Namık Kemal’in kitapları arasından L&M’yi çalıyor.Sonunda da büyük hazineyi buluyor.Hazineyi çıkartabilmek için mağarayı buluyor ve günlerce kazılar yapıyor.Hırsından takip edildiğini bile fark etmiyor.Sonunda takip edildiği kişilerce vuruluyor,hastaneye kaldırıyor.İyileşince elbette mağaraya geri dönüyor ve aç gözlü kişilerin tabletleri un ufak etmesiyle tüm hayalleri sona eriyor.
L&M ise Leyla’yı aramaktan ona kavuşmaktan hiç vazgeçmiyor.Aslında anlıyoruz ki Fuzuli L&M’yi bilgilenmek için değil hissedilmek için yazmış.

Yazdır

Yazar hakkında

Aslı Cansız

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni

2 yorumlar

  • İskender Pala iyi bir araştırmacısıdır. Belki de edebiyat alanındaki en iyisi… Ama iyi bir edebiyatçıdır diyemem.
    Roman sanki divan edebiyatının bir kronolojisi olmuş. Temelde divan edebiyatının altı büyük şairi var. Kurgu çok zayıf. Olaylar akıcı gelebilir ama estetik bir tat bulmak zordur. Bir Orhan Pamuk, İhsan Oktay değildir. (Bu isimleri çağdaşı olduğu için söylüyorum. )
    Pala’nın ilk romanıdır. Bizzat yazara imzalatarak almıştım.

  • Üniversitede birkaç kez dersimize konuk olarak gelmişti ve şunu diyebilirim ki sohbeti muazzam,söylediği hiçbir şeyi kaçırmak istemiyorsunuz not almak ihtiyacı hissediyorsunuz.Evet bence de eserin kurgusal düzeni daha iyi olabilirdi.

Yorum yap