Yazılı Soruları

12.Sınıf Edebiyat 2.Dönem 2.Yazılı Soruları A (BEP)

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ 12.SINIF 2.DÖNEM 2.YAZILI SINAV SORULARI (BEP)

YAŞLI ADAM VE DENİZ
(…)
Şafak vakti hava soğuktu; ısınmak için tahtalara dayandı. Bir yandan da, “Onun dayandığı kadar ben de dayanırım” diye düşünüyordu. İlk ışıklar belirirken her şeyden önce, omzundan sarkıp havada üç-beş kulaç uzandıktan sonra suya gömülen ipe baktı. Kayık aynı biçimde yoluna devam ediyordu. Güneşin ucu yaşlı adamın sağ omzu üstünde yükseliverdi.
Yaşlı adam, “Kuzeye gidiyor” dedi. “Akıntı doğuya doğru öteye sürüklerdi” diye düşündü. Keşke
akıntı yönünde dönse. Yorulduğuna işaret olurdu bu.”Güneş iyice yükseldikten sonra yaşlı adam oltanın ucundaki balığın hiç de yorulmamış olduğunu anladı. “Allah’ım, zıplatıver şunu” diye mırıldandı. “Onu idare edecek kadar bol ipim var şimdi.”“İpi biraz gerecek olursam canını yakıp zıplatabilirim belki”diye düşündü. “Şimdi ortalık iyice aydınlandı, bir zıplayacak olursa karnına hava dolar, bir daha da derinlere inemez.”
Oltanın ipini germeye çalıştı; balık zokayı yutalı beri ip ilk kez kopacak dereceye gelmişti. Arkasına doğru abanıp ipi çekerken şiddetli bir karşı koyma hissediyor, daha fazla çekemeyeceğini anlıyordu. “Zaten daha fazla germek doğru değil” diye düşündü.Oltanın ipine sarı yosun parçaları takılmıştı, yaşlı adam bunların bütün gece denizi taramalarından ileri geldiğini biliyordu; hatta bir dereceye kadar da hoşnut oldu buna. Gece denizin karanlık sularını kıvılcımlandıran sarı Gulf yosunlarıydı bunlar.
“Balık” diye söylendi. “Seni seviyorum, sana saygı duyuyorum. Ama bilmiş ol ki gün bitmeden
seni öldüreceğim.”
İçinden de “Dilerim öyle olur” diye geçirdi.
Tam bu anda balık birden ileri atıldı; az kalsın yaşlı adamı oturduğu yerden alıp pruvaya sokuyordu. Bir kenara tutunup oltanın ucunu salmasaydı, çekip götürebilirdi de.Oltanın oynayışıyla kuş havaya fırlamıştı, yaşlı adam onun gidişini fark etmedi bile. Oltayı tutan sağ eli hafiften kanıyordu.
“Artık sen de biliyorsun ki, canına tak dedi, değil mi balık?” diye mırıldandı.
Oltanın ağırlığını sol omzuna aktararak yavaş yavaş diz çöküp ellerini deniz suyuna soktu; bir
dakikadan fazla kanının okyanus sularında bıraktığı pembe izi seyretti. Eline vuran dalgalar şimdi
pek hafiften geliyordu.Yaşlı adam elini suda daha uzun süre tutmak isterdi ama balığın yeni bir hamle yapmasından çekindiğinden ayağa kalktı; sırtını küpeşteye dayayıp elini güneşe doğru uzatarak baktı. İpin açtığı yara hafif sayılırdı ama elinin pek işlek bir yerinde oluşu canını sıkıyordu. Bu işi bitirmek için eline
çok ihtiyacı vardı ve daha başlangıçta böyle yaralanmak hoşuna gitmiyordu.
(…)
Yaşlı balıkçı ellerinin kanamasına, yorgunluğuna ve uykusuzluğuna rağmen üçüncü günün sonunda zıpkınla kılıç balığını avlamayı başarır. Balık tekneden çok büyük ve ağırdır. Balığı iplerle tekneye bağlar ve geri dönmek üzere harekete geçer. Bir süre sonra köpek balıkları kılıç balığını yemek için teknenin etrafını sarar. Balıkçı avını korumak için zıpkınlar ve sopalarla köpek balıklarıyla mücadele etse de karaya çıktığında yakaladığı balığın sadece baş kısmının kaldığını görür. Eve dönüp yatağına uzandığında yorgun olduğu kadar mutludur da çünkü gelenler balığın büyüklüğünü tartışmaktadır. Umudunu yitirmeden azimle mücadele eden yaşlı balıkçı böylece tekrar adından söz ettirmeyi başarır.
Ernest Hemingway
Yaşlı Adam ve Deniz
1,2 ve 3.soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız.
1. Romanın kahramanları kimlerdir? ( 15 puan)
2. Romandaki olaylar nerede ve ne zaman yaşanmıştır? ( 10 puan)
3. Romandan çıkarmamız gereken dersler nelerdir? ( 15 puan)
4. Yukarıdaki metinde geçen sözcüklerin anlamlarını yazınız. ( 15 puan)
Tekne:
Mücadele:
Umut:
Şafak:

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşlarınla tartışıp kavga ettiğin zaman bu tahta perdeye bir çivi çak.” demiş.
Genç bir gün tahta perdeye bolca çivi çakmış, ancak gün geçtikçe bu sayı azalmış. Bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babası onu çağırıp “Şimdi de kimseyle kavga etmediğin her gün için tahta perdeden bir çivi çıkar.” demiş. Günler geçmiş tüm çivileri genç çıkarmış. Babası ona: “Aferin iyi davrandın, ama bu tahta perdeye iyi bak, tahta perdede çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak. Arkadaşlarınla kavga ederken kötü sözler kullandın, her kötü kelime aynı bu tahtadaki gibi bir delik bıraktı.” demiş.
5. Yukarıdaki metne göre neden arkadaşlarımıza kötü sözler söylememeliyiz?( 5×3=15 puan)

Yaşar Kemal’in okuduğum bu son romanında anlattığı insanlar tuhaf bir gösterinin insanları sanki, hayat da tuhaf bir gösteri gibi. Çağdaş insanı ( ) ilkel insanın kılığı içinde anlatıyor yazar ( ) Halk diline kulak veriyor ( ) bölge dilinden, yerel dilden neyi ne kadar alması gerektiğini iyi biliyor. (IV) Halk dilinin ihmal edilmiş( )bir köşede yazarını bekleyen kelimelerine can veriyor, onların varlıklarını duyuruyor bize( )
Yukarıda boş bırakılan yerlere uygun noktalama işaretlerini getiriniz.(5×3=15 puan)

6. Aşağıdaki cümlelerde yazımı yanlış olan sözcükleri bulup doğrularını yanlarına yazınız.
(5×3=15 puan)
A) Fırat nehri, döküldüğü topraklara eşsiz bir bereket katmaktadır.
B) En sevdiğim kuzenim, Ayşe Teyzemin kızıdır.
C) Kışın sıcak sobanın yanından ayrılmayan kedim tombik, yine uyku keyfinde.
D) Yapdığım değişiklikleri kaydetmeyi unuttuğum için yazdıklarım silindi.
E) Misafirler, akşam yemeğin yeyip geleceklerini söylemişler

12.sinif edebiyat 2.donem 2.yazili sorulari a (bep) indir

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap