1. Göktürk Âbideleri kimler adına dikilmiştir? Bugün nerede bulunmaktadır? Âbidelerin özelliklerinden beş tanesini yazınız. (20 PUAN)
2. Ergenekon Destanı hangi Türk devletine aittir? Destanı kısaca anlatınız. Ergenekon’dan çıkış gününü Türkler günümüzde hangi bayram olarak kutlamaktadır? (20 PUAN)
3. ‘’Dede Korkut’’ kimdir? Dede Korkut Hikayeleri kaç hikayeden oluşmaktadır? Dede Korkut Hikayelerinin Türk Edebiyatı ve kültürümüzdeki yerini açıklayınız. (20 PUAN)
4. Aşağıdaki kavramları açıklayınız. (20 PUAN)
Sav:
Sagu:
Koşuk:
Destan:
Balbal:
Yuğ:
Kurgan:
Kopuz:
Kam\ baksı:
Manasçı:
5. Dünyanın en uzun destanının adını ve hangi Türk boyuna ait olduğunu yazınız? Destan hakkında kısa bilgi veriniz. (20 PUAN)
CEVAPLAR:
1. Göktürk Âbideleri kimler adına dikilmiştir? Bugün nerede bulunmaktadır? Âbidelerin özelliklerinden beş tanesini yazınız. (20 PUAN)
II. Göktürk Devleti zamanında 8. Yüzyılda Bilge Kağan (735), Kültigin (732) ve Vezir Bilge Tonyukuk (720- 725) adına dikilmiştir. Âbideler bugün Moğolistan’da Orhun Nehri kıyısında bulunmaktadır.
Türklerin ilk yazılı eseridir.
Göktürklerin tarihine ışık tutar.
Yazıtlar, Türklerin ilk millî alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile yazılmıştır.
Söylev (Hitabet) türünde yazılmıştır.
Türk hitabet sanatının erişilmez bir şaheseridir.
Tarih, anı ve söylev türlerinin ilk örneği sayılabilir.
Oldukça gelişmiş, işlenmiş ve yalın bir dil kullanılmıştır.
Türk dilinin gelişmişlik düzeyine ilişkin etraflı bilgiler edinilebilir.
Hem dinî hem de din dışı konular işlenmiştir.
Tarih, coğrafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir.
2. Ergenekon Destanı hangi Türk devletine aittir? Destanı kısaca anlatınız. Ergenekon’dan çıkış gününü Türkler günümüzde hangi bayram olarak kutlamaktadır? (20 PUAN)
Göktürklere ait Türk destanıdır. Moğol ilinde Oğuz Han soyundan İl Han’ın hükümdarlığı sırasında Tatarların hükümdarı Sevinç Han, Moğol ülkesine savaş açtı. İl Han’ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak yendi. İl Han’ın ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalnız İl Han’ın küçük oğlu Kıyan, yeğeni Nöküz ile eşleri kaçıp kurtulmayı başardılar. Düşmanın, onları bulamayacağı bir yere gitmeye karar verdiler.
Yabani koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağda dar bir geçide vardılar. Bu geçitten geçerek içinde akarsular, pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyve ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrı’ya şükrettiler ve burada kalmaya karar verdiler. Bu yere “maden yeri” anlamında “Ergene Kon” adını verdiler. Kıyan ve Nüküz’ün oğulları çoğaldı. Dört yüzyıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılar ki, Ergenekon’a sığamadılar. Atalarının buraya geldiği geçidin yeri unutulmuştu. Ergenekon’un çevresindeki dağlarda geçit aradılar. Bir demirci, dağın demir kısmı eritilirse yol açılabileceğini söyledi. Demirin bulunduğu yere bir sıra odun, bir sıra kömür dizdiler ve ateşi yaktılar.
Yetmiş yere koydukları yetmiş körükle hep birden körüklediler. Demir eridi, yüklü bir deve geçecek kadar yer açıldı. İl Han’ın soyundan gelen Türkler yeniden güçlenmiş olarak eski yurtlarına döndüler, atalarının intikamını aldılar. Ergenekon’dan çıktıkları gün olan 21 Mart’ta her yıl bayram yaptılar. Bu bayramda bir demir parçasını kızdırdılar, demir kıpkırmızı olunca önce Hakan, daha sonra beyler demiri örsün üstüne koyarak dövdüler. Bugün hem özgürlük hem de bahar bayramı olarak Nevruz (Yenigün) Bayramı adıyla hâlâ kutlanmaktadır.
3. ‘’Dede Korkut’’ kimdir? Dede Korkut Hikayeleri kaç hikayeden oluşmaktadır? Dede Korkut Hikayelerinin Türk Edebiyatı ve kültürümüzdeki yerini açıklayınız. (20 PUAN)
Korkut Ata (Dede Korkut), Oğuz Türklerinin eski destanlarında yüceltip kutsallaştırılmış; bozkır hayatının geleneklerini ve törelerini çok iyi bilen, boy teşkilatını koruyan yarı-efsanevi bir bilgedir ve Türklerin en eski destanı olan Dede Korkut Kitabı’ndaki hikayelerin anlatıcısı ozandır.
Dede Korkut Hikayeleri 13 hikayeden oluşmaktadır.
1- DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN
Toy edilirken Karatağ’a oturtulan ve çocuğu olmayan Dirse Han’ın bir oğlu olur ve Bayındır Han’ın boğasını öldürdüğü için Dede Korkut tarafından “Boğaç Han” olarak adlandırılır, bey olur.
Dirse Han’ın 40 yiğidi, oğlanı babasına kötüler. Babası avda oğlunu oklar. Annesinin sütü ve kır çiçeği oğlanın yarasına derman olur.
Oğlan, kırk yiğit tarafından kaçırılan babasını kurtarır. Dirse Han oğluna taht verir.
2- SALUR KAZAN’IN EVİNİN YAĞMALANMASI
Salur Kazanoğlu Uruz Han’ın uyarısına rağmen, Oğuz beyleriyle ava çıktığı sırada, evine üç yüz yiğidi ve Uruz’u bırakmasına rağmen düşman gelir. Eşini, gelinini ve oğlunu esir alır. Gördüğü rüya üzerine avdan dönen Salur Kazan, düşman ellerine gider. On bin koyununu düşmana vermeyen çoban da (o istemese de) kendisiyle gelir. Oğuz beyleriyle birlikte düşmanı yener ve yurtlarına dönerler.
3- KAM BÜRE BEG OĞLU BAMSI BEYREK
Bayındır Han’ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beylerin oğullarıyla gelmesi üzerine, Büre Bey üzülür. Oğuz beyleri, Büre Bey için bir oğul, Bican Bey’e de doğacak oğlana vermesi için bir kız dilerler. Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye getiren bezirgânları kafirlerden kurtarır ve “Bamsi Beyrek” adını alır. Banı Çiçekle evleneceği gece kafirler düğünü basarak Bamsi’yi esir alır. Banı Çiçek’in abisi Deli Karçar’a Yalancı oğlu Yaltacık’ın kanlı bir gömlek getirip “Bamsi öldü.” demesiyle Banı Çiçek Yaltacık’a verilir. Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden, tekürün kızının yardımıyla kaçan Bamsi, yaşadığını Bani Çiçek’e bildirir. Sonra düğün yapılır.
4- KAZAN BEYİN OĞLU URUZ BEYİN TUTSAK OLMASI HİKAYESİ
Kazan Bey, oğlunun henüz bir kan akıtıp, baş kesip isim sahibi olamayışına üzüldüğünü bildirir. Oğlu da babasından nasıl savaş edildiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister. Kazan Han bunun üzerine oğlunu ava çıkarır, bu sırada düşman gelir ve Kazan Han savaşmaya başlar. Oğluna sadece izlemesini söylemesine rağmen oğlan babasına fark ettirmeden savaşır. Babası, oğlunu bulamaz; evde de göremeyince düşmanla savaşılan yere gelir. Oğlunun kılıcını görünce onun esir düştüğünü anlar. Düşmanla tek başına savaşa giden Kazan Bey, yenilir. Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kafirleri yener. Oğuzlar yurtlarına dönerler.
5- KOCA DUHA OĞLU DELİ DUMRUL HİKAYESİ
Duha Koca oğlu Deli Dumrul, bir kuru çayın üstüne köprü diker, geçenden de geçmeyenden de akçe alır. Bunun sebebini de erliğinin, yiğitliğinin yayılması olarak açıklar. Köprü üstünde birinin ölmesi üzerine Deli Dumrul, bu yiğidin canını alan Azrail’in gelip kendisiyle savaşmasını ister. Bu başkaldırı üzerine Allah, Azrail’i Deli Dumrul’un canını alması için yollar. Deli Dumrul, Azrail’i bir türlü yakalayamaz ve Allah’ın birliğine iman eder. Bir can getirmesi şartıyla canı bağışlanacak olur.
Annesi de babası da can vermeyi kabul etmez. Artık öleceğine inanan Deli Dumrul, karısıyla helalleşmeye gider. Karısının kendisine canını vermesini istemesi üzerine Allah’a “Ya ikimizin canını de canını al ya ikimizi de yaşat.” der. Allah ikisine de 140’ar yıl ömür verir. Annesi ve babasının da canını alır.
6- KANLI KOCA OĞLU KAN TURALI HİKAYESİ
Kanlı Koca adında bir Oğuz eri kahraman oğlu Kan Turalı’ya onu evlendirmek istediğini söyler. Ancak oğlan, aradığı kadar kahraman, gözü pek bir kız bulamaz. Babası arar ve Trabzon tekürünün kızının tam oğlunun istediği gibi bir kız olduğuna kanaat getirir. Bir aslanı, bir boğayı ve bir deveyi öldürmek şartıyla verilecek olan kızı, Kan Turalı bu şartları gerçekleştirerek alır. Evlendikleri gece kafirlerin saldırısına uğrar ve savaşırlar. Savaş devam ederken Selcen Hatun eşini arar, bulamaz. Bulduğu yerde de yardım eder. Selcen Hatun’un düşmanı yendiği için övüneceğini düşünen Kan Turalı, Selcen’i öldürmeye karar verir. Ok çekerler; ancak Selcen, okunun başındaki demiri çıkartmıştır. Selcen’i böylece deneyen Kan Turalı ve Selcen, yurtlarına dönerler.
7- KAZICIK KOCA OĞLU YİĞENEK HİKAYESİ
Bayındır Han’ın İç Oğuz beylerini sohbete çağırdığı bir gün, aralarından Kazılık Koca denilen bir bey Bayındır Han’dan akın ister. İzin alınır, Kazılık Koca yararlı ihtiyarlarla birlikte Karadeniz kenarındaki bir kaleye gider. Kalenin Tekürü Kazılık Koca’yı aklar ve esir alır. 16 yıl esir kalan Kazılık Koca’nın 16 yaşına gelmiş olan oğlu Bayındır Han’a giderek babasını kurtarmaya gideceğini söyler. Yanına 24 sancak beyini de alır. Yola çıkmadan gördüğü rüyada Dede Korkut’tan öğütler alan Yiğenek, Allah’a sığınıp dualar ederek tekürü yener. Babasını kurtarır.
8- BASAT’IN TEPEGÖZ’Ü ÖLDÜRMESİ HİKAYESİ
Basat, Uruz Bey’in Oğuzlar’ın göçü sırasında düşürülüp bir aslan tarafından büyütülen oğludur. Uruz’un çobanı Oğuzlar’ın yaylaya göç ettikleri sırada bir peri kızıyla çiftleşir. Peri kızı, bunun acısını Tepegöz’ü (çobandan olan çocuğu) Oğuzlar’ın içine salarak çıkarır. Tepegöz, çocukların kulaklarını, burunlarını yer; adamları yiyerek öldürür. Basat’ın kardeşi Kıyan Selçuk da Tepegöz yüzünden ölmüştür. Basat gider ve kardeşi uğruna Tepegöz ile savaşır. Önce gözünü yok eder; sonra da öldürür.
9- BEGİL OĞLU EMREN’İN HİKAYESİ
Bayındır Han, Gürcistan’dan haraç olarak bir kılıç, bir çomak, bir at geldiğini görünce kızar. Bunları yiğitlere, boylara veremeyeceğini söyler. Dede Korkut, bu üç haracın da bir yiğide verilmesi yönünde akıl verir. Begil Yiğit, bunları kabul eder. Haraçları alan Begil Yiğit, Gürcistan sınırına yerleşir. Oğuz’a geldiğinde Kazan Bey’in Begil Yiğide avda hünerli olduğunu; ancak bu hünerin ata bağlı olduğunu söylemesi üzerine darılır. Oğuzlara başkaldırışından onu ancak karısı döndürür ve ava çıkmasını söyler. Av sırasında sağ uyluğunu kıran Begil, bunu bir süre saklar. Açıklaması üzerine Tekür bunu duyar ve Oğuz üstüne yürür. Begil oğlu Emren direnir. Allah ona kırk er gücü verir, böylece kafirler yenilir.
10- UŞUN KOCA OĞLU SEĞREK HİKAYESİ
Uşun Koca adında birinin Eğrek ve Seğrek adında iki oğlu vardır. Eğrek, bir gün beyleri çiğneyip Kazan Bey’in karşısına gelir, oturur. Ters Uzamış adında bir bey ona baş kesmediğini, kan dökmediğini, aç doyurmadığını, burada ne aradığını sorar. Eğrek, baş kesmenin, kan dökmenin hüner olduğunu öğrenince Kazan Han’dan akın diler. Kazan Han, kabul eder; üç yüzer verip gönderir. Bu akın sırasında esir düşer. Kardeşi Seğrek, onu kurtarmaya gider. Kafirler, Eğrek kardeşini tanımadığı için bir tuzak kurmak isterler. Seğrek’in bir deli olduğunu, yoldan geçenlerin ekmeğine el uzattığını, bunun üstüne yürürse onu serbest bırakacaklarını söylerler. Eğrek gidince bu kişinin kardeşi olduğunu öğrenir. Kafirleri yenerler. Yurtlarına dönerler.
11- SALUR KAZANIN TUTSAK OLUP OĞLU URUZ’UN ÇIKARDIĞI HİKAYESİ:
Tarabuzan Tekürü Salur Kazana bir şahin gönderir. Salur Kazan şahincibaşına haber vererek ava çıkacağını söyler. Av sırasında şahin, Taman’ın Kalesine iner. Şahinin arkasından gittiği sırada Salur Kazanın uykusu gelir, 7 gün uyur. Taman, Salur Kazan’ın Oğuz beyi olduğunu öğrenince onu esir alır. Taman’ın eşinin isteği üzerine esir edildiği kuyudan çıkarılan Salur Kazan’dan kafirleri övmesi istenir, ama o övmez. Kardeşi ve oğlu olduğu için de öldürülemez. Oğlu Uruz, Salur Kazan’ı kurtarmaya gelir. Kazan ile oğlu savaştırılır ve Uruz babasını yaralar. Tam bu sırada Kazan Bey Uruz’a babası olduğunu açıklar. Uruz, babasının elini öper, yurtlarına dönerler.
12- İÇ OĞUZ DIŞ OĞUZ ASİ OLUP BEYREK’İN ÖLDÜĞÜ HİKAYESİ:
Kazan 3 yılda bir İç ve Dış Oğuz beylerini toplar, helalini alır, nesi var nesi yoksa yağmalatırdı. Yine Kazan’ın evini yağmalattığı bir zaman Dış Oğuz beyleri gelmez, İç Oğuz beyleri yağma eder. Bunun üzerine Dış Oğuz beyleri Kazan’a düşman olur. Kılbaş adında bir bey Dış Oğuz beylerinden Aruz’un evine gider ve Dış Oğuz beylerinin Kazan Han’a kin beslediğini öğrenir. Kıbaş gittikten sonra Dış Oğuz beyleri yemin eder, Beyrek’in bu yemine katılmasını yoksa öldürüleceğini söylerler. Beyrek, kabul etmez, ancak Dış Oğuz beyleri de Beyrek’e kıyamaz. Aruz Bey, Beyrek’in sağ uyluğunu keser. Beyrek öleceğini anlayınca Kazan Han’a kanını yerde bırakmamasını vasiyet eder. Kazan Bey bunun üzerine İç Oğuz beylerini toplayarak Aruz’un evini yağmalar, kendisini öldürür. Kazan, Dış Oğuz beylerini affeder…
13- SALUR KAZAN’IN EJDERHAYI ÖLDÜRMESİ HİKAYESİ
Kazan, Kayser Salur ayası ve diğer beylerle karlı dağlarda ava çıktıktan sonra, bir ulak on bin düşmanın geldiğini söyler. Kazan, daha sonra yirmi bin, otuz bin, kırk bin, elli bin, altmış bin, yetmiş bin, seksen bin ve doksan bin düşmanın geldiğini öğrenir, ancak hiçbir zaman korku hissetmez. En sonunda, yüz bin düşmanın geldiğini duyduğunda, abdest alır, namaz kılar ve Muhammed ve Ali’ye dua eder.
Sağdan saldırdığı kişiler arasında Bayındır Padişah için elçilik yapan Biçen Padişahı alt eden Han Afşar yer alırken, soldan saldırdığı kişiler arasında Demir Kapı Derbendi’ni tepip alan Kıyan Oğlu Deli Dündar bulunmaktadır. Ayrıca metinde, bu kişilerin bazı özellikleri de anlatılmaktadır, örneğin Han Afşar’ın bir avcı başı olduğu ve Kıyan Oğlu Deli Dündar’ın Tabasaran Sultanı olduğu belirtilmektedir.
Ulaş Oğlu Kazan adındaki bir asker, eski savaşlarından bahsederek zaferlerini anlatıyor. Bir gün ava çıkan Kazan, yalnız başına avlanmak isteyerek askerlerini geri gönderir. Ancak avda başarısız olur ve geri dönerken ordusunu sandığı ışıkların peşinden gider. Kazan’ın lalası Lala Kılbaş da onu takip eder.
Kazan, yedi yer evreninde meşale gibi yanan bir ejderhayla karşılaşır. Ejderha, kokusu ve tütüşüyle Kazan’ın korkusunu arttırır. Lala Kılbaş’a danışarak ejderha ile mücadele etmek mi yoksa kaçmak mı daha iyi olur diye sorar. Lala, Kazan’ın er yiğit olduğunu düşünerek ejderhanın üstüne gitmesini önerir. Kazan, er olmanın hilesiz bir mücadeleyi gerektirdiğine karar verir ve ejderhayı okuyla uyandırır.
Kazan, ejderha ile karşılaşır ve ejderhayı uyandırmak için ok atar. Uyanan ejderha Kazan’a saldırır ve Kazan, Allah’a yalvararak kurtuluş için dua eder. Allah’a yalvaranların mahrum kalmayacağına inanan Kazan için bir kaya oluşur ve Kazan, kalkanı ve mızrağı ile ejderha ile savaşır. Kalkanı, ejderhanın ağzına doğru yuvarlanmasına izin vermez ve Kazan, kayanın kuytu yerinde tutunarak ejderhaya karşı koymaya devam eder.
Kazan, ejderhaya karşı savaştı ve onu öldürdü. Ejderhanın kanı Kazan’ın bir gözünü kan çanağına çevirdi ama Kazan gözünü kendine namert olarak itham ederek, kılıcı ve oklarıyla ejderhayı öldürdü. Ejderhanın yedi başını kesip, ağzına hançerini, kılıcını ve bıçağını saplayarak üzerine oturdu. Lala Kılbaş yanlışlıkla Kazan’ın ejderha tarafından yutulduğunu düşündü ama aslında Kazan ejderhayı yendi ve yedi başını öldürdü.
Kazan, ejderhayı öldürdükten sonra, Lala en iyi ustaları bulup ejderhanın derisini yüzdürür. Kazan, ejderhanın derisinden giysi, silah ve aksesuarlar yaptırır. Padişah Bayındır’a gitmek için yola çıkar. Ancak insanların Kazan’ın ejderha olduğunu düşünmesi nedeniyle tepkiler alır. Padişah ise Kazan’ın iyi bir adam olduğuna inanır ve ona güvenir. Kara Budak da Kazan’ın karşısına çıkıp eğer ejderha olduysa kendisini yutmasını ister.
Kara Budak, Kazan’ın karşısına çıkıp ona ejderha olduğunu söyledi ve onunla bir söyleşi yapması gerektiğini söyledi. Kazan atından indi, Kara Budak’ın beline kılıcını bağladı ve Bayındır Padişah’a ejderhayı öldürdüğünü söyleyen Kara Budak’ın yanına gitti. İç Oğuz ve Dış Oğuz, Kazan’ı karşıladı ve Bayındır Padişah’ın yanına getirdiler. Kazan, Bayındır Padişah’ın ayaklarına kapanarak ejderhadan yapılmış bir gölgelik dikti ve Padişah’ı yedi gün boyunca konuk etti. Dedem Korkut, Kazan’ın eşsiz bir yiğit olduğunu söyler.
Dede Korkut Hikayeleri Türk yazılı ve sözlü kültürünün en önemli eserlerinden birisidir. Bu hikayeler Türk kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılmasında, toplumsal değerlerin kazandırılmasında ve belirli normların ortaya çıkmasında önemli etkiler oluşturmuştur. Dede Korkut Hikayeleri edebiyat, tarih ve sosyolojinin alanına girdiği kadar eğitim bilimlerinin de alanına girmektedir. Zira bu hikayeler aracılığı ile toplumsal normların ve değerlerin kazandırılmasına ve çocuk yetiştirme yahut ideal birey tasavvuruna ilişkin bazı detayları ve dönemin pedagoji anlayışını da görmek mümkündür. Sözlü kültürün bir toplumsal bellek oluşturucu tarafı esas alınarak Türklerin kendi öncelediği değerleri bu tür hikayeler aracılığı ile yaşatarak ideal birey yetiştirmeye çalıştıkları görülmektedir. Tüm bu yönleriyle ele alındığında Türk tarihi, kültürü, gelenek ve görenekleri açısından en önemli yeri tutan destanların neredeyse tüm özelliklerini taşıması Dede Korkut Kitabı’nı ister istemez Türk tarihi ve edebiyatını en güzide konumuna yerleştirmiştir. Hikayelerin dili ve anlatım tarzının o dönemin Türk dili hakkında bilgiler vermesi bir tarafa hikayelerde anlatılan olayların Türk tarihi ve milli kültürü hakkındaki bilgileri daha fazladır.
4. Aşağıdaki kavramları açıklayınız. (20 PUAN)
Sav: Atasözü.
Sagu: Ağıt.
Koşuk: İslamiyet öncesi aşk ve doğa şiirleri
Destan: Milletlerin hayatında derin izler bırakmış olayların ve kahramanlıkların işlendiği uzun yazılar.
Balbal: Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.
Yuğ: Cenaze töreni.
Kurgan: Mezar.
Kopuz: Çalgı aleti, Türklerin millîsazı
Kam\ baksı: Din büyüğü.
Manasçı: Manas Destanı’nı söyleyenlere verilen ad.
5. Dünyanın en uzun destanının adını ve hangi Türk boyuna ait olduğunu yazınız? Destan hakkında kısa bilgi veriniz. (20 PUAN)
Manas Destanı’dır ve Kırgızlara aittir. Manas Destanı, Kırgız Türklerinin millî destanıdır. Manas Destanı, Kırgızların düşmanları olan Kalmuklar ve Çinlilerle yaptıkları savaşları ve kendi içlerindeki mücadeleleri anlatmaktadır. Destan Kırgızların tarihinde önemli izler bırakmış tarihî ve menkıbevî kahramanlara ait parçaları ihtiva eder. Bu destana sonradan M.S. XVI-XVII. yüzyıllara ait bazı Nogay ve Kalmuk kahramanlarının menkıbeleri de girmiştir. Eser göçebe hayatıyla medenî şehir hayatının bir mücadelesi olarak görülebilir. Destan anlatımında anlatımı daha anlaşılır hâle getirmek için kullanılan yöntemler arasında tasvirler önemli yer tutar. Tasvir çevreyi, kişileri, olayları daha iyi tanımamızı sağladığı gibi destan anlatıcısı ile dinleyicisinin buluşmasını sağlayan bir unsur olarak da dikkati çeker. Tasvir destanda yer alan kişileri, yerleri, nesneleri sanatın imkânlarından faydalanarak görünür kılmaktır. Her dilin kendisine ait kuralları, o dili kullanan halkın hayat tarzı, geçimi, âdet ve geleneği, düşünce tarzı ile ilgili olan bir tasvir etme sistemi vardır. Manas Destanı’nda yapılan tasvirler Kırgızların dünya görüşlerini yansıtmaktadır. Destanlarda yapılan tasvirler şahıslar hakkında bilgi vermekle beraber, metnin estetik değerini de kat kat arttırmaktadır. Tasvir anlatımı daha belirgin, canlı ve çarpıcı hâle getirmek için yapılır. Var olan veya düşünülen şey tasvir yoluyla somutlaştırılır ve kalıcı hâle getirilir. Bu makalede Manas Destanı’nda yer alan kahraman tasvirleri tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu sayede bu anlatmaları yaratan insanların inanç ve değerler sistemi, hayat tarzı, geçimi, düşünce tarzı ile ilgili bazı sonuçlara ulaşılacaktır.
Ortak Türk Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı indir
