1- Aşağıdaki soruları verilen şiire göre cevaplandırınız.
MEMLEKET İSTERİM
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ne ben farkı olsun
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
Cahit Sıtkı TARANCI
a) Şair nasıl bir memleket istemektedir? Yazınız. (15 puan)
b) “Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun” dizesinde zengin-fakir kelimeleriyle hangi sanata yer verilmiştir? Yazınız. (5 puan)
c) Şiirler içerik özelliklerine göre lirik, epik, didaktik, pastoral, satirik olmak üzere beş gruba ayrılır. Yukarıdaki şiir, duygusal bir şiirdir. Buna göre şiirin türünü tespit edip yazınız(5 puan):
2- Aşağıdaki soruları verilen metinlere göre cevaplandırınız.
I. Metin
Atatürk’ün ölümünü İstanbul’dan dönüşümde Prag’a vardığım gün haber almıştım. Tarihinin en kara, en dramatik devrini yaşamakta olan Çekoslovakya’da herkes adeta kendi derdini unutmuş, bizim yasımıza katılır gibiydi. Prag radyosu sık sık ve uzun uzadıya Atatürk’ten bahsediyor, yaptığı büyük işleri birer birer sayıyor ve ölümünün Türk milleti için yerine konulmaz bir kayıp teşkil ettiğini anlatmaya çalışıyordu. Elçiliğimiz bana başsağlığı dilemeye gelen yerli dostlar ve yabancı meslektaşlarla dolup taşmıştı. İçlerinde Brezilya elçisi o kadar heyecana kapılmıştı ki bu durumu şöyle anlatır: “ Bize eskiden Türkiye denince gözümüzün önüne böyle dört beş milyonluk küçük bir Balkan memleketi gelirdi. Ne vakit ki Mustafa Kemal adını işittik o hayalimizdeki küçücük Türkiye gözümüzde büyüde de büyüdü.
II. Metin
Haziran 1954
Bugün döndüm Ankara’ya. Yine dokuz saat motorlu tren, yine yorgunluk, yine gürültü… İnsan trende ne yapacağını bilemeyince vakit geçirmek için boyuna kahve içiyor, şunu bunu yiyor, sinirlerinin bozulduğu yetmiyormuş gibi midesini de bozuyor. Birkaç gün sonra bir daha gideceğim İstanbul’a, yine bir hafta kalacağım. En çok on gün. O yorgunluğu düşünüyorum da şimdiden ürperiyorum. Yolculuğu seven, serüvenler arkasında koşan kişilerden değilim ben. Bir yerde oturmalıyım, pek uzaklaşmamalıyım evimden. Yolculukları kitaptan okumak neyime yetmiyor? Yolculuklardan hoşlanmadığım bundan da belli.
A. Yukarıdaki metinlerden birinci metnin ve ikinci metnin türleri nelerdir?(5+5=10 puan)
Birinci metnin türü:
İkinci metnin türü:
B. Bu iki metin arasındaki ortak yönlerden veya farklı yönlerinden birini yazınız?(5 puan)
3. “Gamsız’ın Ölümü” adlı hikâyenin hikâye haritasını (yapı unsurlarını) oluşturunuz. (5+5+5+5=20p)
Gamsız’ın Ölümü
O sabah ana mektebinin bahçesinde fevkalade bir telaş ve canlılık vardı. Talebe bayramı günüydü. İlk ve orta mektepler, kafile kafile marşlar söyleyerek sokaklardan geçiyor, şehrin uzak mesirelerine dağılıyorlardı. En ihtiyar talebesi altı yaşında olan bu ana mektebinin o kadar uzaklara götürülmesine imkân yoktu. Onlar, bayramlarını–kendi minimini ve paytak adımlarıyla- yirmi dakika çeken bir dere kenarında yapacaklardı. Hazırlık, dehşetti. Bahçe, renk renk elbiselerle canlı bir çiçek tarlasına dönmüştü. Erkek çocuklar, yeni potinlerini siliyorlar, kızlar birbirlerinin saçlarını düzeltiyorlar, çözülmüş kuşaklarını bağlıyorlar, düğmelerini ilikliyorlardı. Altı yaşında bir kız, taş merdivenin basamağına oturmuş, dört yaşında bir öksüz, arkadaşının sökük gömleğini dikmeye çalışıyordu. Nihayet hazırlık bitti, kafile yola düzüldü. Bir elleriyle, taburda arkadaşlarının ellerini tutuyorlar, ötekiyle renkli paketler, minimini sepetler içinde yiyecekleri, oyuncaklarını taşıyorlardı. Sokaklarda fazla gürültü, intizamsızlık olmasın diye öğretmenler, çocuklara marş söyletmeğe başlamışlardı. Büyükler, göğüslerinin bütün kuvveti, kalplerinin bütün sevinciyle bağırıyorlar, küçükler, yürümekte olduğu gibi, şarkı söylemekte de geri kalıyorlar, eğlenceli bir karışıklık oluyordu. Tabur, sokaklardan geçerken pencereler açılıyor, kadın başları sarkıyor, dükkânlardan satıcılar çıkıyordu. Bu ana mektebinin bütün gezintilerde olduğu gibi, alay başını yine “Gamsız” çekiyordu. Gamsız, sarı tüylü ihtiyar bir mahalle köpeğiydi. İnsan gibi anlayışlı, fakat insandan daha vefakâr bir mahlûktu. Galiba serseri ve kalender meşrebi için ona mahallede “Gamsız” demişlerdi. Fakat hakikatte o, köpeklerin en gamlısı idi, birkaç sene evvel büyük bir mateme uğramıştı. Dört yavrusunun birden zehirlendiğini, gözünün önünde kıvrana kıvrana öldüğünü görmüştü. Onları götüren süprüntü arabasının arkasından uzak mahallelere gitmiş, bir hafta geri dönmemişti.
KARAKTERLER:
MEKÂN:
ZAMAN:
OLAYLAR:
4) Türkçe bir kelimede ünlü seslerin kalınlık incelik bakımından birbiriyle uyumlu olması gerekir. Yukarıdaki metinde (Gamsız’ın Ölümü) altı çizili kelimeleri kalınlık-incelik uyumu bakımından değerlendiriniz. (4+4+4+4+4=20p)
5. Anı hakkında bildiklerinizden de hareketle bugüne kadar başınızdan geçmiş, ilginç, sizde iz bırakmış veya bugüne kadar unutamadığınız en az on cümleden oluşan bir anınızı(hatıra) yazınız. (20p)
(Yazınız; cümle sayısı, verilen konu, türün özellikleri, fikir, tutarlılık, bütünlük, üslup ile imla ve noktalama kurallarına uygunluk bakımından değerlendirilecektir.)
NOT: Bu sınavın soruları, Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan 9. Sınıf konu soru dağılım tablosu 3. senaryoya uygun olarak hazırlanmıştır.
CEVAPLAR:
1. a) Tertemiz, dertsiz tasasız, kavgasız, eşitliğe dayalı, sıkıntısız, sevgi dolu bir memleket istiyor.
b) Tezat (Zıtlık) sanatı
c) LİRİK
2- A. Birinci metnin türü: ANI
İkinci metnin türü: GÜNLÜK
B. İkisi de ben merkezli metinlerdir./ İkisinde de kişisel düşünceler, yorumlar, duygular dile getirilir./ Yaşantılardan kesitler, gözlemler ve ayrıntılar (yer–zaman–kişi) bulunabilir. /Öyküleme ve betimleme teknikleri ikisinde de görülebilir.
Geçmişte yaşanmış olayları sonradan anlatır. Olayları yaşandığı gün ya da çok yakın zamanda yazar. / Duygusallık vardır ama günlük kadar yoğun/anlık değildir; daha nesnel. / Günlük daha içe dönüktür: kişinin iç dünyası, duygu durumları, tereddütleri, sevinçleri daha doğrudan yansır. / Anıda olaylar genelde seçilip düzenlenir; önemli görülen kesitler anlatılır. Günlükte kişinin hayatına dair kesitler daha sık ve daha ayrıntılı yer alır (günlük rutin, küçük olaylar, anlık düşünceler).
3. KARAKTERLER: Çocuklar: Öğretmenler: Gamsız:
MEKÂN: • Ana mektebinin bahçesi • Dere kenarı (çocukların bayram yapacakları yer) • Sokaklar (çocukların yürüyüş yaptığı güzergâh)
ZAMAN: Olay, bir bayram sabahında geçiyor. Bu durum, çocukların bayram hazırlıklarından ve şenlik havasından anlaşılmaktadır.
OLAYLAR: Metindeki ana olay, bir anaokulunun talebe bayramı kutlamaları için düzenlediği gezi hazırlıkları ve çocukların dere kenarına doğru keyifli bir yolculuğa çıkmasıdır. Geziye mahallede sevilen, sadık bir köpek olan Gamsız da eşlik eder
4) Bahçesinde: a kalın, e ince, i ince, e ince = Uymaz
Hazırlık: a kalın, ı kalın, ı kalın = Uyar
Nihayet: i ince, a kalın, e ince = Uymaz
Gamsız: a kalın, ı kalın = Uyar
Öğretmenler: ö ince, e ince = Uyar
5. Anı hakkında bildiklerinizden de hareketle bugüne kadar başınızdan geçmiş, ilginç, sizde iz bırakmış veya bugüne kadar unutamadığınız en az on cümleden oluşan bir anınızı(hatıra) yazınız. (20p)
(Yazınız; cümle sayısı, verilen konu, türün özellikleri, fikir, tutarlılık, bütünlük, üslup ile imla ve noktalama kurallarına uygunluk bakımından değerlendirilecektir.)
9.sinif tde 1.donem 2.yazili bep b indir
