OKUMA VE YAZMA BECERİSİ
KALDIRIMLAR
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
… Necip Fazıl Kısakürek
1. Verilen şiirde yer alan yapı unsurlarını tespit ederek yazınız. ( 15 puan )
Kafiye düzeni ( 3 puan ):
Ölçü ( 2 puan ):
Nazım birimi ( 2 puan ):
Kafiye/ redif ( 8 puan ):
2. Macide, altı aydan beri aynı evde yaşadığı hâlde henüz hiçbiriyle içli dışlı olamadığı akrabalarına daha fazla bir şey sormuyordu. Sabahları notalarını alıp gidiyor, akşamüstü henüz ortalık kararmadan gelip odasına kapanıyordu. Semiha’nın ona bu kadar içerlemesine sebep belki de bu uzak duruştu.
Bu parçadaki “içerlemek” kelimesinin anlamını bağlamdan hareketle yazınız. Siz de bu kelimeyi farklı bir cümlede parçadaki anlamıyla kullanınız. (10 puan)
3. Aşağıdaki metinlerden hareketle soruları cevaplayınız.
| (…) Mehmet Akif’i iki yıl uzaktan tanıdım: Sabahları Beylerbeyi iskelesinden vapura beraber binerdik. O, üniversitede metin şerhi profesörü Ferit Kam’la yan yana otururdu. Bazı üç kişi olurdular: Meşhur Şeyh Muhsin-i Fani, Hüseyin Kazım Bey de katılırdı aralarına… Ben, uzak düşmemeye çalışır; karşılarında bir yere ilişirdim. Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı ne özlü konuşurlardı. Elimde kitap ama tek sahife çevirmeden, tek satır okumadan bütün uyanıklığımla onları dinlerdim. “Güzeller mihriban olmaz hemen yalvarı görsünler!” mısrasındaki “yalvar”ın “yalvarmak” anlamına gelmediğini, bir paranın adı olduğunu, yine böyle bir sabah yolculuğunda üstat Ferit Kam merhumdan duymuştum. (…) Yusuf Ziya Ortaç, Portreler
| (…) Anne-kız sabah kalabalığının arasında, yabancı, çabuk yürüyorlardı. Annesi durmadan konuşuyordu. Böyle konuşkanlığının olduğu geçmişteki tek günü, hastaneye hasta bakıcı olarak aldıkları gündü. Çocuk, o zamanlar üçüncü sınıftaydı. Önlüğü ağarık bir kara olmuştu. Kış basmıştı. Bu, köşedeki kömürcüden kömür alma günlerinin başlamasıydı. Mangal yakmayı öğrenmişti. Kapıda ilk çırayı ateşleyip kömürleri dikine onların üzerine yerleştiriyordu. Boruyu koyunca çıtırtılar başlıyor, küçük kıvılcımlar çevreye saçılıyordu. (…) Füruzan, Parasız Yatılı
|
Bu metinleri verilen ölçütlere göre karşılaştırarak tabloyu doldurunuz. (15 puan)
| Ölçüt | I. Metin | II. Metin |
| Tür | ||
| Gerçeklikle İlişkisi |
4. Yardım etmeliyiz birbirimize.
İşin ucu dokunur sana
komşunun başına bir hâl gelse.
Bir eşekle bir at gidiyordu yan yana.
Hiç de kibar ve nazik değildi at.
Koşumundan başka şey de yoktu sırtında.
Eşek, eziliyor yükün altında fakat
atın yardımını diliyordu durmadan.
Yoksa ölecekti şehre varmadan.
— Dileğim, diyordu, yapılmaz bir iş değildir.
Bu yükün yarısı size vız gelir.
At kabul etmiyordu bunu.
Bu parçadaki temel çatışmayı ve bu çatışmanın çözümü için bir önerinizi yazınız. (15 puan)
5. “Ali Rıza Bey çıldırıyor musun? Ne yapalım şimdi böyle geçiyor… Kızlara koca bulmak lazım… Eve kapatılmış bir kızı bu zamanda kimse arayıp sormuyor… Bu yaptıklarımız sırf onlara hayırlı bir kısmet bulmak için… Çocuklarına hanlar hamamlar mı yaptın, bırak biçareler de başlarının çarelerine baksınlar…” diye çıkışıyordu. Görünüşte Şevket de bu fikirde idi:
— Baba, hayat değişmiş, diyordu. Emin ol ki bu eğlencelerde zannettiğin kadar korkulacak bir şey yok… Şimdi bütün dünya böyle… Ne yapalım… Asrın icabatına uymaya mecburuz… Sen başka bir zamanın adamı olduğun için bunların ne kadar tabii ve zaruri şeyler olduğunu görmüyorsun.
Ali Rıza Bey evvelâ şaşırdı, oğlunun da öteki çocukları gibi değiştiğine, bozulduğuna hükmetti. Fakat biraz sonra anladı ki Şevket yine eski Şevket’tir.
(…)
Yaprak Dökümü romanında anlatıcının tutumundan hareketle hangi bakış açısıyla yazıldığını belirleyiniz.
Belirlediğiniz bakış açısının esere nasıl yansıdığını açıklayınız. ( 15 puan )
( … )
Akşamın beş buçuğunda daha Niğde istasyonunda kahve içiyordum, sokak fenerleri yanarken Kayseri’de olacağım. Bisikletin ilk icadı zamanlarında ona verilen şeytan arabası ismini bu otoraya saklamak lazımmış! Fakat ikisi arasında âdeta nalınlı adam ile patenli adam farkı var. Otobüsün mütemadiyen taşla, toprakla boğuşmasına mukabil otoray, cilalı çelik raylar üstünde yağ gibi kayıyor. Ulukışla ile Kayseri arasında günde iki sefer yapan bu arabaların, birinci ve ikinci sınıf yolcuları için, şoförün arkasında dört maroken koltuğu, camekânlı bir kapı ile buradan ayrılan geri tarafında da demokratlara mahsus, yirmi otuz kişilik kanepesi var. Mesela, Kayserililer bizim Ada vapurları biletinden daha ucuz bir para ile günübirliğine Bor bahçelerinde eğlenmeye gidiyorlar. Şoför, daha doğrusu makinistin bana anlattığına göre Adana ve Kayseri’de oturan iki akraba, mesela bir ana kız, pazar sabahları bulundukları yerden hareket ediyor, öğleyin Ulukışla’da birleşiyorlar; akşama doğru yine evlerine dönüyorlarmış. Bu seyahat, artık yolculuktan usandığım bir zamana rastlamış olmakla beraber beni atlıkarıncaya binmiş bir bayram çocuğu gibi eğlendiriyordu. Otoray, son derece munis bir dekor arasından akıp giderken kâh makinistin omuz başından önümüzdeki yola, kâh arkaya geçerek akşam ışıklarıyla sararıp kızaran ovalara bakıyordum. Yolculukta akşam, insanın gayri ihtiyari garipsediği, kendini karanlık düşüncelere bıraktığı saattir. Halkın akşam garipliği terkibiyle anlattığı bu duyguda kendimizi uçsuz bucaksız mesafeler arasında kaybolmuş hissetmemizi, arkada bıraktığımız uzağı bir daha görmek şüphesinin, öndeki uzağa yetişememek korkusunun elbette bir payı vardır. Mesafelere hâkim olmak emniyeti işte bu şüphe ve korku mefhumunu kaldırıyor, insana bu geniş ovalarda kendi mahallesinde, evinin bahçesinde dolaşmak hissini veriyor.
6. Yukarıda verilen metnin türünü belirleyiniz. Belirlediğiniz metin türünün özelliklerinden üçünü yazınız.
( 15 puan )
–
–
–
7. Nihat Sami Banarlı’nın “Türkçemizin yanlış yoldan uyanması” olarak tarif ettiği durumdan yola çıkarak dilimizde yoğun olarak kullanılan yabancı sözcüklerin yarattığı olumsuz etkiyi değerlendiriniz. (Puanlama yapılırken metin içerisindeki bütünlüğe – giriş, gelişme, sonuç- (5 puan), yazım kurallarına (5 puan) ve noktalama işaretlerine (5 puan) dikkat edilecektir.)
9.sinif edebiyat sorumluluk sinav soruları A
9.sinif edebiyat sorumluluk sinav cevaplari A indir
