Eğitimle İlgili Yazılar

ÖĞRETMENLİK İDEALİ

öğretmenlik ideali

Öğretmen, tahammül etmesini bilen ve seven idealcidir. Öğretmenin hayalinde ideal bir dünya, bir ütopya vardır, yetiştirdiği öğrencilerini bu ideale göre yetiştirir. İdealini hayata geçirmek için karşısına çıkan engeller öğretmeni yıldırmaz. İşinin bazen buza yazı yazmak, bazen erimiş cevhere şekil vermek olduğunu bilir. Bilir de dondurucu soğuğa ve yakıcı sıcağa tahammül eder. İdealinin derdiyle dertlidir öğretmen. Eskilerin ifadesiyle ‘derdimi seviyorum’ diyen bir ideal abidesidir. Tahammülsüzlüğün ve şikâyetin başladığı yerde öğretmenlik idealinden bahsetmek mümkün değildir. Bazen, buz dağlarını hohlaya hohlaya eritirken soğuğa tahammül eder öğretmen, bazen de buza yazı yazmak için soğuğu kendisi talep eder. Bazen elindeki malzeme erisin şekil alsın diye sıcağa tahammül eder, bazen sıcağın yetmediği yerde kendi gönül ateşiyle eritir cevherini. Öğretmen kendisine teslim edilen nesilleri bu yüce ufka ulaştırmanın yolunun onu yılışıklıktan, lakaytlıktan kurtarıp ideal vermekle mümkün olduğunun farkındadır. Fatih’in zihnine silinmez bir nakış gibi işleyen Akşemseddin gibi bir ideal öğretmendir. Akşemseddin öğretmen olma idealine öylesine bağlıdır ki, İstanbul’un ve çağların anahtarlarını verdiği öğrencisinden hiçbir talepte bulunmaz. Medfun bulunduğu, bugün bile zorlukla ulaşılan Göynük’te talebe yetiştirmeye devam eder. Onun en büyük mükâfatı yetiştirdiği gönül fatihleridir. Öğrencisine ideal vermesi beklenen öğretmenin, önce kendi ideal sahibi olmalıdır. Öğretmenin ilk ideali “öğretmen olmak” olmalıdır. Öğretmen olmak; öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği zihinsel, ruhsal ve duygusal becerilerle donanmış olmak demektir. Aklıyla bin bir kaynaktan topladığı özü bal diye öğrencisine sunmalıdır. Kendi hazmetmediği şeyleri gıda diye vermenin, öğrencisinin sindirim sistemini bozacağını bilerek önce kendi hazmetmelidir idealini.

Yazdır

Yazar hakkında

Mehmet Nuri Öztürk

3 yorumlar

Yorum yap