Testler

8.Sınıf Türkçe Deneme Sınavı 6

1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, cümlede kullanılan deyimin açıklaması yoktur?
A) Bu adam evhamlı, kuruntulu, kuşkulu, her şeyden ürken; gölgesinden korkan biriydi.
B) Başını gözünü yararak okuduğu şarkıları hiç beğenmedik, boşuna gelmedik buraya.
C) Hiç gereği yokken üzücü, sıkıntı verici bir işe girişmiş, başını derde sokmuştu.
D) Bu davranışıyla arkadaşlarını sevindirmiş, onlara gönlünü okşamıştı.

2. Geçmişteki sanatçıları hiçe sayan gençlerin, sanat dünyasında başarılı olması mümkün değildir.
Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) İnsanların, karşısındaki kişilerle konuşurken dikkatli olması gerekiyor.
B) Ayrıntıları önemsemezsen başladığın bir işi bitirmen zorlaşır.
C) Bir anlık dikkatsizliğim, az kalsın kaza yapmamıza neden oluyordu.
D) Bazen düşünülmeden söylenen bir söz, dostların kalbini kırabiliyor.

3. Gündelik yaşamın kaskatı kurallarından sıyrılmak isteyen okuyucu, kurtuluşu bilim kurguda bulmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
A) Okurun birden bilim kurguyu keşfetmesi gerçekçiliğin sonu olmuştur.
B) Günün çözümsüz sorunları okurlarda yaşam sevgisinin solmasına yol açmıştır.
C) Okurun bilim kurguyu keşfetmesinde yaşamın sert kurallarından kaçışı etkili olmuştur.
D) Ortamın sıkıcılığından olsa gerek okurların gelecekle ilgili umutları canlılığını yitirmiştir.

4. Bireyin karmaşık olan benliğini edebiyat kadar güçlü ortaya koyabilecek başka bir araç yoktur.
Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
A) Bilinçaltını gün yüzüne çıkarmak için çeşitli araçlardan yararlanmak gerekir.
B) Sanatlar içinde insanların en çok ilgisini çeken dal edebiyattır.
C) Edebiyatla ilgilenen bir kişinin bellek birikimi oldukça zengindir.
D) Bir kişinin, dağınık ve düzensiz olan kişiliğini en iyi şekilde açıklayacak araç edebiyattır.

5. Edebiyat ürünlerinin okuyucu kitlesince doğru anlaşılmasında eleştirmenlerin çok önemli bir işlevi vardır.
Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
A) Eleştiri süzgecinden geçmeyen edebiyat ürünlerini okur kitlesi fazla beğenmez.
B) Edebiyat ürünlerinin gerçek değerini en iyi bilen kişiler eleştirmenlerdir.
C) Okur kitlesini eleştirmenlerin yönlendirmesi edebi ürünlerin anlam ufkunu daraltır.
D) Okurların, edebi ürünleri yanlış anlamamaları için eleştirmenlere çok büyük görevler düşmektedir.

6. I. Uzun cümle kullanılmadığı zaman, betimlenen varlığın her niteliği için ayrı bir cümle kurmak gerekir.
II. Bir varlığı, kendine özgü nitelikleriyle tam olarak betimlemek için kısa cümleli bir anlatımdan uzak durulmalıdır.
III. Başarılı bir betimlemede bir varlığın tüm özellikleri kişinin gözü önünde canlanır.
IV. Varlığın, ayırıcı ve belirleyici özellikleriyle eksiksiz biçimde tanıtılması için betimlemede kısa cümlelerden kaçınmak gerekir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
A) I. ve II.
B) II. ve III.
C) II. ve IV.
D) III. ve IV.

7. Bana kalırsa bir alışkanlık işi bu. Daha doğrusu kişinin kendince oluşturduğu bir yazı yazma ahlakı. Mesela bir yazar: “Müziksiz tek satır yazamam ve okuyamam.” diyor. Bir başkası ise müzik dinleyerek yazdığını, bu mümkün olmadığında odasının kapısını açarak gezetenin bütün gürültüsünü odasına aldığını söylüyor. Başka bir yazar ise müzik ile yazı rekabet ettiği için yazarken müzik dinleyemezmiş.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
A) Kitap okurken müzik dinlemek dikkati dağıtır mı?
B) Müzik eğitiminin yazmayı olumlu etkilediğine katılıyor musunuz?
C) Klasik müziğin yama gücünü artırdığına inanıyor musunuz?
D) Yazılar mutlaka müzik eşliğinde mi yazılmalıdır?

8. Sanat, yükselmek için her tür dirence dayanmak zorundadır. Bu söylediğim resim için, heykel için, musiki ve şiir için de doğrudur. Sanat ancak toplumun hasta olduğu devirlerde hürriyeti arar. Kolayca var olmak ister. Kendisini kuvvetli bulduğunda düşüş ve engel arar, kalıplarını paramparça etmekten hoşlanır. İşte bunun için hayatın en taşkın olduğu devirlerde değil midir ki en heyecanlı dehalar, en sıkı kalıpların ihtiyacıyla kıvranmışlardır.
Bu parçadan sanatla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Zorluklarla mücadele ederek yükselebileceği
B) Toplumun sağlıksız olduğu dönemlerde özgürlük peşinde koştuğu
C) Kuvvetli zamanlarında kalıplardan kurtulmaya çalıştığı
D) Toplumun en sıkıntılı zamanlarında ona yol gösterdiği

9.Tek bir yabancı dili bile çok iyi düzeyde kullanamayan, üstelik ana dilinin olanaklarını iyice bilmeyen yurttaşlardan oluşan bir toplumda yaşıyoruz. Bunlardan yoksun bir toplum, bilişim toplumu düzeyine çıkmış küresel bir uygarlık aşamasında siyasal, kültürel ve ekonomik bağımsızlığını uzun süre koruyamaz. Bu durumdaki bir toplumun başka ulusların dil yayılmacılığını gönüllü olarak kabul etmesi tarih boyunca sık gözlenmiş bir olaydır.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Halkımızın, ana dilini yeterince bilmediği
B) Okullarımızdaki dil öğretim yöntemlerinin değişmesi gerektiği
C) Kendi dilini iyi bilmeyen bir toplumun uzun ömürlü olamayacağı
D) Ana diline gereken önemi vermeyen toplulukların başka dillerin etkisine gireceği

10. Bu gazetecimiz, basın tarihimizin mihenk taşlarından biridir. Gazeteciliğin ilkeselliğini gündeme taşıyan böylesi bir mesleğin nasıl olması, yapılması gerektiğini gösteren bir ustadır o. Somut verilerden yararlanarak ele aldığı konuyu anlaşılır bir dille anlatmaya, çözümlemeye, öneriler getirmeye çalışır. Basın dünyamızdaki problemlere, tartışmalara değinir. Gazeteciliğin maddi, düşünsel, etik sorunları üzerine yazdığı köşe yazıları bugün bile aynı heyecanla konuşuluyor, bu konuda fikirler ileri sürüyor.
Bu parçada sözü edilen gazeteciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğini gösterdiğine
B) Basınımızın önemli temsilcilerinden olduğuna
C) Köşe yazılarıyla ilgili yazdıklarının hâlâ konuşulduğuna
D) Gazetecilikle ilgili yazdıklarının hâlâ konuşulduğuna

11. Sergi, yayaların yolu üzerinde olunca çok şey değişiyor. İşler olur olmaz herkesin konusu oluyor. Günlük hayatın içinde konuşulmaya, çekiştirilmeye, övülmeye başlanıyor. Mihenk sokakta kuruluyor. Kapalı kapılar ardında gösterilen şeyler için durum farklı. Konuşmalar sınırlı. Tepkiler ölçülü. Etkileşim yetersiz. Uzmanlar, ilgililer, meraklılar o kadar. Ayakaltı, göz önü olunca iş değişiyor. İyi iş ile kötü iş kendiliğinden ayrılıyor. Sahici bir tartışmanın zemini doğuyor.
Bu parçaya göre sergilenen eserlerin gerçek niteliğinin ortaya çıkması aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
A) Alışılmış değer yargılarından uzak, sıra dışı bir anlatımının olmasına
B) Sanattan anlayan kişiler tarafından yorumlanmasına
C) Nesnel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine
D) Herkesin kolayca uğrayabileceği bir mekanda, halkın gözü önünde sergilenmesine

12. Bir süt ürünü olan dondurma, çocuk beslenmesinde önemli bir işlev üstlenir. Çünkü dondurma; karbonhidrat, yağ, protein ve enerji bakımından sütten daha zengin bir besin maddesidir. Vitamin ve minarelleri ise süte yakın miktarlarda içerir. Dondurma, çocukların sağlıklı bir şekilde beslenebilmesine yardımcı olur. Bu bakımdan anne babaların, çocuklarına sık sık dondurma yedirmesi gerekir.
Bu parça için en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sütlü Yiyecekler
B) Çocuk Beslenmesi ve Dondurma
C) Dondurmanın Önemi
D) Sütün İşlevi
E) Çocuk Beslenmesinin Önemi

13. Bakın benim yeni bir ölçütüm var, aslında yeni değil, ama eskiden korkardım bu ölçütü kullanmaya, artık korkmuyorum: Birisi için iyi yazardır, dediler mi “Ne kadar satıyor eserleri?” diye soruyorum. Siz belki beğenmediniz, ben pek beğeniyorum bu ölçütü.
Bu parçaya göre iyi bir yazar olmanın ölçüsü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kendine özgü bir anlatımının olması
B) Halkın beğeneceği konularda yazması
C) Yapıtlarının çok satması
D) Gerçekleri söylemekten korkmaması

14. Öğretmenleri, öğrencilerinin kompozisyon derslerinde yazdıklarını bir kitap hâlinde bastırmış. Bana da bir örneğini göndermişler. Öğrenciler için ne kadar anlamlı, ne kadar değerli! İlk kanat vuruşları, ilk kalem işleri… Eserlerini bir kitapta görmek, okumak, okutmak… Hepsinde gençlik hayalleri, güzel düşler, yürek atışları var yazıların; hepsinde güzel başlangıçların tadı var. Ne mutlu bu gençlere!
Bu parçada yazarın öğrenciler için anlamlı ve değerli gördüğü şey aşağıdakilerden hangisidir?
A) Küçük yaşta edebiyat dünyasında adlarını duyurmaları
B)  İlk ürünlerinin bir kitap hâlinde yayımlanması
C) İlk eserleriyle ödül almış olmaları
D) Okuma alışkanlığına sahip olmaları

15. Şimdi siz benim için, acaba sanat yapıtı ile diş fırçası arasındaki ilişkiyi bilmiyor mu diye düşüneceksiniz. Biliyorum bilmesine ikisi de reklam istiyor. En etkili reklam ise eleştiri elbette. İyi ama şunun biraz daha akıllıcasını yapsak! Bir kargaşaya dalmış gidiyoruz ki sonu nereye varır bilinmez. Ama bir gün bakarsınız sanat yapıtı reklam istemez olmuş. Biz de umutla yaşıyoruz.
Bu parçaya göre yazar, aşağıdakilerin hangisinin gerçekleşmesini umut etmektedir?
A) Sanat yapıtının reklama ihtiyaç duymamasını
B) Sanat yapıtının tarafsız bir gözle eleştirilmesini
C) Soyut kavramlarla somut varlıklar arasındaki ayrımın anlaşılmasını
D) Sanat ile ilgili kavram kargaşasının çözümlenmesini

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat fil, sıfat görevinde kullanılmamıştır?
A) Cumhuriyet döneminde mizahi eserlerle adını duyuran “Beş Hececiler” grubundan Yusuf Ziya Ortaç özellikle sahibi bulunduğu ve uzun ömürlü Akbaba dergisindeki başyazıları ve fıkraları ile bu dalın sevilmesini sağlamıştır.
B) Gururu yaralanmış genç adam, duyduğu acı ile kendisini yeniden yaratmıştır.
C) Biz hak yolundan ayrıldığımız için başımıza bu gelmiş, ev başına üçer bin liramızı alıp gitmişti dolandırıcılar.
D) Şair, mizahi bir şiir olarak kaleme aldığı ve uzun süre yayımlamaktan çekindiği bu şiirin yarattığı ilgi ve heyecan karşısında hayrete düşer.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmada yanlışlık yapılmıştır?
A)Dayanıksız bir gemi yaparsanız / içini en kıymetli fikirlerle, duygularla da doldursanız / zaman içinde / yıpranır.
B) Şairin / dengeyi en saf hâliyle gördüğü yer / tabiattır.
C) Sanatçının sadece şair kimliğiyle değil, ressam kimliğiyle de dikkat kesildiği bir kavramdır / tabiat.
D) Ressamlar, / tıpkı bir tarla işçisi gibi / tabiatı ve manzarayı / işlemelidirler.

18. Aşağıdaki cümlelerde bulunan fiillerden hangisi çatı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A)Rüzgâr gibi hafifçe esmeyi, bulutlar gibi kalabalıkça dolaşmayı, yağmur gibi dağlara, denizlere, ovalara iplik iplik yağmayı, kurak ve kavruk tarlalara su ve serinlik götürmeyi diler.
B) Gönüllü yalnızlığını deneyimlemek üzere sığındığı tabiatta, “kendini bilme”ye gayret eder.
C) “Neden?” sorusu ile tanışmak için vakit de, mekân da erkenci davranmadı mı o sapsarı yanakların ıslaklığına.
D)Onarsam da, yeniden örsem de her hatırlayış ayrı bir yıkılış yüreğimde.

19. (I) Şimdinin aynasından görmenin imkânsız olduğu bu hatıra, çözülmeyi bekleyen bir düğüm hâlâ. (II) Toparlandı çocuk, doğruldu kaderinin en keskin yerinden. (III) Ardından yola revan olan arabanın içinde emanet bir göğüste içini çekti kimsesizler gibi. (IV)Kimse görmedi zira yaşını, kendi yaşını yine kendi sildi.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümle yapısına göre birleşik, yüklemin yerine göre devrik cümledir.
B) II. cümle yapısına göre sıralı, yüklemin türüne göre fiil cümlesidir.
C) III. cümle yapısına göre basit, yüklemin yerine göre devrik cümledir.
D) IV. cümle yapısına göre sıralı, yüklemine göre fiil cümlesidir.

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A) Ünlü yönetmenin son filmini üç milyon kişi izledi.
B) Yabancı filmler, sinemamızın gelişmesine katkı yapıyor.
C) O, birçok başarılı filmlerde rol almış usta bir oyuncudur.
D) Filmdeki kimi sahneler izleyicileri duygulandırdı.

CEVAPLAR: 1.B, 2.B, 3.C, 4.D, 5.D, 6.C, 7.D, 8.D,9.B, 10.C, 11.D, 12.B, 13.C, 14.B, 15.A, 16.C, 17.B, 18.C, 19.C, 20.C

Yazdır

Yazar hakkında

admin

Yorum yap