Testler

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 28

1.Tatilinizi huzurlu, sakin ama sıkılmadan değerlendirmek isterseniz Kaş’a gidin. Antalya’dan yola çıkıp sahil boyunca gururlu ve hırçın dağların arasından kıvrılarak uzayan asfalttan giderek ulaşabileceğiniz Kaş; doğası, denizi ve insanı ile büyüleyici bir yer. Kaş, bir gidenin bir kez daha gitmemek için hiçbir neden bulamayacağı cennet misali bir köşe. Sırtını olabildiğince yüksek bir dağa dayayan Kaş, tarihi dokusuyla da görenleri şaşırtıyor. Kemer kadar güzel sahilleri olmasa da denizi fena değil.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
B) Benzetmeye yer verilmiştir.
C) İnsan dışındaki bir varlık insana özgü niteliklerle anlatılmıştır.
D) Ayrıntıların seçiminde farklı duyulardan yararlanılmıştır.
E) Gözlemler  sonucunda edinilen izlenimlere yer verilmiştir.

2. Bütün cemreler düştü sırayla: Havanınki havaya, suyunki suya, toprağınki toprağa… Başka cemre kalmadı artık. Lakin hâlâ gelmediyse bahar gülümseyen çehresiyle yüreğinize, hâlâ çiçekler açmadıysa içinizde dost misali ve hâlâ geçen kışın kırgınlıklarını ve yorgunluklarını taşıyorsanız sinenizde, yapılacak bir şey yok. Havanın, suyun, toprağın cemrelerinin faydası yok size. İlle de kendi baharınızın cemresi düşmeli sizin yüreğinize.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
B) Benzetmeden yararlanılmıştır.
C) Tanık gösterme yoluna gidilmiştir.
D) Değişik yapılı cümleler kullanılmıştır.
E) Yorum gerektiren cümlelere yer verilmiştir.

3. Boğaz’ın hazzına doğru yüzmeye kalktığı sırada vapurun vücudunda adeta bir lezzetin ürperişleri duyulur. O, yarışa iştirak edecek bir at gibi, hisli, sanki kişner ve bütün vapur ahalisinde bir neşe sezilirdi… Ey Boğaziçi! Vapurlarının kalkışa geçtiği saniyelerin, kalbimin derinliklerine gizlenmiş en kıymetli zamanlardır. Elli sene evvel, yaşamdan bıkmış bir çocuğun hülyalarına uygun bir muhite dönerken ruhuna bıraktığın beyaz izleri, bugün de o geçmiş günlerde olduğu kadar bir heyecan ile duyuyorum…
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişileştirmeye yer verilmiştir.
B) Sözcüklerin duygusal anlamlarından yararlanılmıştır.
C) Benzetmeden yararlanılmıştır.
D) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
E) Düşsel ögelerden yararlanılmamıştır.

4. İyi bir araştırmacı, güçlü bir anı yazarıydı. İstanbul hakkında çalışmak isteyen hiç kimse onun yazdığı onlarca monografiyi atlayamaz. Anılarını da Cumhuriyet döneminin güçlü bir tanıklığı olarak keyifle okumuştum, ayrıntılara meraklı bir tanıklıktı bu… Kitaplarını görsel açıdan belgelerle zenginleştirmesi de benim için hep önem taşımıştır.
Bu parçadan, sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Araştırmacılık yönünün güçlü olduğu
B) İstanbul hakkında yazılarının bulunduğu
C) Daha çok şair olarak tanındığı
D) Kitaplarını görsel verilerle zenginleştirdiği
E) Anılarının bir döneme tanıklık ettiği

5. Türk dilinin büyük ustası şair, hepimizin kullandığı sıradan sözcükleri, şiir yazma eylemiyle bir araya getirir. Böylece yazınsal derinlikli öyle bir atmosfer yaratır ki; dildeki o ulaşılamaz yaratıcılık düzeyinin, o tadın, rengin, kokunun hazzıyla dolarız. Onun şiiri bütün sarsıcı güzelliğiyle karşımıza çıkmaktadır; derinliği içerisinde sade, sadeliği içerisinde derin.
Bu parçadan, sözü edilen sanatçıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Türkçenin önemli şairlerinden olduğu
B) Sıradan sözcüklerle bir şiir evreni oluşturduğu
C) Şiirinin sade ve derin olduğu
D) Yaratıcılık düzeyinin üst seviyede olduğu
E) Gündelik sözcüklere yeni anlamlar yüklediği

6. İnsanın içindeki sırları, çaresizliği anlatmayı denemeyen tek bir yazar yoktur ki Shakespear’den etkilenmemiş olsun.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
A) Shakespear’in sanat görüşünden etkilenen bütün sanatçılar, aynı konuları işlemiştir.
B) İnsanın çaresizliğini, gizemini anlatan bütün sanatçılarda Shakespear’in izleri görülür.
C) İnsanın içinde sakladığı sırları, yaşadığı çaresizlikleri en güzel dile getiren sanatçı Shakespear’dir.
D) Shakespear’den önceki hiçbir sanatçı insanın çaresizliği ve sırları üzerinde yeterince durmamıştır.
E) Shakespear’i okuyan bütün okurlar, onun dile getirdiği çaresizliği derinden hisseder.

7. Yaşlanmanın getirdiği fiziksel durumu zihinsel durumla karıştırmayı hiçbir zaman doğru bulmadım.
Bu cümlede yazar aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
A) Fiziksel yaşlanmanın, beraberinde zihinsel yaşlanmayı getirmediğini
B) Fiziksel yaşlanmanın yaşam koşullarıyla doğrudan ilgisinin olduğunu
C) Zihinsel yaşlanmanın fiziksel yaşlanmadan daha önce başladığını
D) Fiziksel yaşlanmanın zihinsel yaşlanmayı da zorunlu kıldığını
E) İnsanın fiziksel yaşlanmanın değil, zihinsel yaşlanmanın daha çok üzdüğünü

8. Emekli olan meslektaşlarımın anılarını hayranlıkla okuyorum. Tarihe not düşüyorlar. İyi de ediyorlar. Yeni nesilleri bir bakıma eğitiyorlar.
Bu parçada geçen “tarihe not düşmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tarihin nesnel bir bakış açısıyla değerlendirilmesini gerekli görmek
B) Belgelenemeyen tarihi bilginin doğruluğundan kuşku duymak
C) Geçmişte yaşananları yazıya geçirerek onların geleceğe taşınmasını sağlamak
D) Kimi tarihsel bilgilerin yanlış olduğunu kanıtlayabilmek
E) Tarihsel gerçekleri sanatsal bir söyleyişler yazıya geçirmek

9. (I) Zekâ ile okumanın yakından ilgisi vardır. (II) İnsanın okuduğu şeyler zekâsını geliştirir. (III) Hatta insan zekâsının gelişmesini engelleyecek etkenler bile iyi seçilmiş eserler okumakla ortadan kaldırılabilir. (IV) Tıpkı vücudun tutulduğu hastalıkların uygun idmanlarla iyi edilebilmesi gibi. (V) Zekâ ile çevre arasında doğrudan bir ilişkinin olduğu söylenemez. (VI) Yani çevrenin zekâ düzeyine herhangi bir katkısı yoktur. (VII) Bu bakımdan çok farklı çevrelerde yetişenler aynı zekâ özelliklerine sahip olabilir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?
A) II.     B) III.       C) IV.       D) V.      E) VI.

10. Türkiye’de yetişmiş bir sürü resim ve heykel sanatçımız, kendi ülkelerinden istediklerini bulamadıkları için yurt dışında yaşamayı seçerken yurt dışında sanat alanında elde ettiğimiz başarılar bile Türkiye’deki yetkililerin uyanmasını sağlayamamıştır. Ülkemizdeki zenginlerimiz, gösteriş olsun diye koleksiyonlar yapmaya çalışırken yanlarında taşıdıkları sözde sanat danışmanları ile çağdaş resim sanatımıza darbe üstüne darbe vuruyorlar. Gerçek sanatçılarımız dışlanırken birtakım medyatik isimler ön plana çıkarılmaya çalışılıyor. İşte bu yüzden ülkemizde resim ve heykel sanatı gelişemiyor.
Bu parça, aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiştir?
A) Ülkemizdeki resim ve heykel sanatçıları niçin yurt dışına gidiyorlar?
B) Türkiye’deki yetkililer, resim ve heykelcilik konusunda üzerlerine düşeni yapıyorlar mı?
C) Ülkemizde resim ve heykel sanatının gelişmemesini neye bağlıyorsunuz?
D) Sanatçı olarak ün yapanlar gerçek sanatçılar mı?
E) Resim ve heykel sanatçılarımız yurt dışında başarılı olabilmiş midir?

11. …, Bunlar bir bütünü tamamlayan iki parçadır. Parçalar, ancak onları bir araya getirdiğimizde anlam kazanır. Bunları ayrı ayrı ele aldığımızda ise hiçbir şey ifade etmez. Edebiyat dilin ruhu, dil ise edebiyatın cesedi gibidir. Canlılık, her ikisinin bir arada bulunduğu zamanda ortaya çıkar. Birini ötekinden ayırdığımız gün, ikisinin de öldüğü gündür.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A) Edebiyat ile dilin iki ayrı unsur olduğu bir gerçektir.
B) Edebiyat, varlığını devam ettirebilmek için dili kullanır.
C) Dili koruyan ve onun gelişmesini sağlayan, edebiyattır.
D) Edebiyat ancak dil sayesinde ortaya çıkar.
E) Dil ile edebiyatı birbirinden ayrı düşünemeyiz.

12. (I) Bir sayı, bir ifade bizi şaşırtmadan veya endişelendirmeden ya da sevindirmeden önce, ne amaçla kim tarafından üretildiğini ve kullanıldığını sorgulamalıyız. (II) Daima farklı bakış açılarının olduğunu bilmeli ve onları dinlemeliyiz. (III) Dinlemeliyiz ki diğer dünya görüşlerinin şekillendirdiği farklı doğruları anlamaya çalışmalıyız. (IV) Bazen farklı görüşlerin bir veya iki noktada farklılaştığını anlayabilirsiniz. (V)O da olmazsa, en azından neden böyle düşündüğünü daha iyi anlayabilirsiniz. (VI) Bence bunu hepimiz yaparsak çatışma ve kutuplaşmalardan kolayca kurtulabiliriz.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. ve IV. cümlede isim fiil kullanılmıştır.
B) II. ve IV. cümlede sıfat tamlaması vardır.
C) III. cümlede bağlaç kullanılmıştır.
D) IV. ve V. cümlede zarf türünde sözcük vardır.
E) III. veya V. cümlede isim tamlaması vardır.

13. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “-den (-tan, -ten, -dan) ekini alan sözcük cümlede zarf olarak kullanılmamıştır?
A) İçten yapılmayan işten hayır gelmez.
B) Ahmet Bey kulağından ameliyat olacak.
C) Alnındaki iz onda doğuştan var.
D) Aniden kalp krizi geçirdi ve oracıkta vefat etti.
E) Sıkıntıdan ne yapacağını bilemiyordu.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük fiilimsi değildir?
A) Sahurda haşlanmış yumurta yemeyi ihmal etmezdi.
B) Bulmacası çözülmüş gazeteyi ben ne yapayım?
C) Fırınlanmış yemekler iftara hazır olacak.
D) Ermişlerden biri zamanın gelince sana cevap verecek.
E) Ütülenmemiş gömlekleri dolaptan çıkarıp masanın üstüne koydu.

15. Aşağıdakilerden hangisinde bir yazım yanlışı yapılmamıştır?
A) Sen de biliyorsunki bu şehir artık eski İstanbul değil.
B) Güzelsin ya, ne olursan ol, girdin öyküme…
C) Büyük bir özlemle oğlunu alıp bağırına bastı.
D) Aklından geçermi dersin, aklımdan geçen şeyler?
E) Boş yere üzülmekde fayda yok, anlıyorum.

 

CEVAPLAR: 1.D, 2.C, 3.E, 4.C, 5.E, 6.B, 7.A, 8.C, 9.D, 10.C, 11.E, 12.A, 13.B, 14.D, 15.B

Yazdır

Yazar hakkında

admin

7 yorumlar

  • Hocam 14 doğru 1 yanlışım yani 13.75 netim var.Yanlis olan sorum ise 6.soru.6.soruda cevabi D olarak buldum ancak daha sonra kontrol ederken B oldugunu İnsanın içindeki sırları, çaresizliği anlatmayı denemeyen tek bir yazar yoktur ki sozunden her yazarin caresizligi ve sirlari konu edindiğini Shakespear’den etkilenmemiş sozunden de Shakespear’den etkilendigini ve tam anlamiyla bagimsiz olamadiklari ve Shakespear’ın izlerinin goruldugunu cikardim.Yeni deneme ne zaman geliyor hocam?

Yorum yap