EKPSS DENEME SINAVLARI

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 41

EKPSS lisans 15 soruluk Türkçe deneme sınavıdır.

1.Kitapta, gündelik yaşamda karşılaştığımız olaylar karşısında takındığımız tutumlara ilişkin saptamalar yapılıyor. Davranışlarımızın perde arkası irdeleniyor. Yaptıklarımızla söylediklerimizin farklılığı ortaya konuyor. Hatalardan kaçıp olumsuzluklardan kendimize pay çıkarmayışımız üzerinde duruluyor. Sonuç olarak hatalarımızı suratımıza vuran bir kitap bu.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yaşanmışlıklardan yola çıkmak
B) Haklılığımızı kanıtlamaya çalışmak
C) Yaşananlardan ders çıkarmak
D) Yanlışları ortaya dökmek
E) Geçmişteki yanlışları düzeltmek

2. Bu sözlük, Türkçe bir kelimenin Fransızcasını, İngilizcesini, Almancasını internette arama kolaylığı içinde anında ortaya koyuyor. Okurlar dilden dile atlayıp aradıkları kelimelerin anlamlarını kolayca bulabiliyorlar.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Farklı dillere geçiş yapmak
B) Birçok dili iyi derecede bilmek
C) Karma bir dil yaratmak
D) Dillerdeki benzerlikleri ortaya çıkarmak
E) Yeni anlamda sözcükler türetmek

3. Romanlarının, öykülerinin, şiirlerinin eleştirisini kendi kendine yapamayan bir sanatçının ortaya koyduğu ürünlerini aşması hayli güçtür.
Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir sanatçı, diğer türlerde eser vermek için önce eleştiri dalında eser vermelidir.
B) Öz eleştiri yapan sanatçıların eserlerini okur kitlesi çok beğenir.
C) Düzyazı türlerinde eser veren sanatçılar eleştirilmekten korkmamalıdır.
D) Bir sanatçının kendi ürünlerinin eksik yönlerini görmesi çok güçtür.
E) Öz eleştiri yapamayan bir sanatçının daha iyi ürünler vermesi zordur.

4. Yaşanan bir olay, öykü, roman, oyun ya da bir başka edebi tür olarak anlatıldığında artık o, başka bir olay olmuştur.
Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öykü, roman ve oyun gibi türler gerçekler üzerine kurgulanmalıdır.
B) Gerçekler yazınsal yaratıya dönüştürülürken değişime uğrar.
C) Gerçeklerin olduğu gibi anlatıldığı eserler okurda bir heyecan yaratmaz.
D) Bir edebiyat eserinin ille de yaşadıklarımızdan doğması gerekmez.
E) Yaşanan olayların bir yazınsal yaratı olarak anlatılması doğru değildir.

5. Nehir, sarıçamlarla kaplı karlı dağların ortasından uğuldayarak veda ediyor bize. El değmemiş ormanlarla çevrili vadide kalem gibi dümdüz, upuzun sarıçam ormanlarında yaban hayvanlarının yürürken çıkardığı çıtırtılar eksik olmuyor. Dikkatle atılan adımların, etrafı süzen ürkek, kömür karası gözlerin, tereddütle oynaşan koca kulakların sahibi dünya güzeli karacalar, ormanda çete gibi dolaşan kurtlar, nehir kıyısındaki yaban ördekleri, gece gündüz fare peşinde koşan tilkiler, bu vadideki yaban hayatının zenginliğinin en büyük tanığı.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Pekiştirmeli sözcüklere yer verilmiştir.
B) Söyleyişe yorum katılmıştır.
C) Söz sanatlarına yer verilmiştir.
D) Konu örneklerle açıklanmıştır.
E) Ayrıntıların seçiminde birden çok duyudan yararlanılmıştır.

6. (I) O yıllarda,o çocuklar için uzun kış gecelerinde en güzel hediye kuşkusuz kitaplardı. (II) Çünkü günümüzdeki gibi televizyon falan yoktu. (III) Televizyon olsa bile haftada iki gece yayın vardı. (IV) Eskiden çocuklar oldukça çekingen davranırdı. (V) O iki gecede de televizyonun başına çocuklardan çok, yetişkinler kurulurdu. (VI) Dolayısıyla kitapların çocuklar için daha bir önemli olduğu, hediye değeri taşıdığı dönemlerdi o yıllar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) II.    B) III.     C) IV.     D) V.    E) VI.

7. Hiç kuşku yok ki her sanatçı, eserinin toplum tarafından ilgi görmesini, çok okunmasını ister. (II) Ne var ki eserlerinin toplum tarafından beğenilmesini isteyen bir sanatçının dikkat etmesi gereken noktalar vardır. (III) Sanatçı eserlerini ortaya koyarken bu noktaları göz önünde bulundurmazsa eserleri beklenen ilgiyi görmez. (IV) Çünkü yaşadığı toplumdan kopuk bir sanatçının verdiği ürünler, o toplumun bireylerine yabancı gelecektir. (V) İnsanların kendilerine yabancı gelen bir esere ilgi göstermesi, onu beğenip okuması düşünülemez elbette.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine “Bunların en başında sanatçının içinden çıktığı toplumla bağını güçlü tutması gelir.” cümlesinin getirilmesi uygun olur?
A)I.  B)II.    C) III.    D) IV.    E) V.

8. Öncelikle, eserleriyle yaptığım yolculuktu beni onların dünyalarıyla buluşturan. Sonrasında ise eserlerini üretip ortaya koyduklarını dile getiren bu söyleşiler uç verdi. Eğer adlandırmak gerekiyorsa yaşama, topluma yazının ucuyla tanıklık… Onların yeni bir dil yaratmak düşüncesinin ardından gidişlerin öyküsüdür bir bakıma da bu söyleşiler. İşte bu çıkış noktası, beni, birçok sanatçıyla yan yana getirdi. Onlarla yüz yüze konuşma olanağını buldum.
Bu parça aşağıdakilerden hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
A) Sanatçılarla yapılan söyleşilerin ne gibi yararları olduğunu düşünüyorsunuz?
B) İyi bir söyleşi yapabilmek için ne gibi ön hazırlıklar yapmak gerekir?
C) Sadece adından çok söz edilen sanatçılarla mı söyleşi yaptınız?
D) Yaptığınız söyleşilerde, sanatçıların hangi yönleri üzerinde durdunuz?
E) Sanatçılarla söyleşi yapma düşüncesi sizde nasıl doğdu?

9. Müzik, büyülü bir yolsa ben de onun tutkulu bir yolcusuyum. Seslerdeki ışığı, tınıyı keşfetme yolcusu… Hayatımda müziğe böyle bir anlam yükledim. Müzik yolculuğum uzun ve değişken bir zaman dilimini kapsıyor. Bu süreci yaşarken ilk önce kulağıma hoş gelen, vücudumu hareket geçiren seslerden hoşlanıyordum. Sonra ayrım yapmamaya başladım. Bütün sesler benim için bir oldu. Zaman geçtikçe müziğin ritmini iç dünyamda hissettim.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
A) Müziğin, yaşamınızdaki yeri nedir?
B) Farklı bir müziğin peşinden mi gidiyorsunuz?
C) Müzik dışında uğraştığınız bir alan var mıdır?
D) Sürekli müzik düşünmekten sıkılmıyor musunuz?
E) Müziği tanımlama yoluna gidecek misiniz?

10. Sekiz ya dokuz yaşındayken bir gün Doğan Kardeş dergisine bir şiirimi göndermiştim, yayımlandı. Şiirimin okur mektupları köşesinde yayımlanması üzerine ailem şair olduğuma karar verdi ve babam beni trene bindirdiği gibi Doğan Kardeş dergisine getirdi. Açıkçası orada bizi karşılayan kişinin adını hatırlamıyorum ama elini uzatıp “Merhaba genç şairimiz!” demesini hiç unutmayacağım. Sonra yıllarca şiir yazdım.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
A) Ailenizin şairliğiniz üzerinde etkisi var mıdır?
B) Hangi tür dergileri okursunuz?
C) Çocukken ne tür şiirlerden hoşlanıyordunuz?
D) Şairliğe nasıl adım attınız?
E) İlk şiiriniz hangi dergide yayımlandı?

11. Rehber öğretmenlerin temel eğitimde çok önemli yerleri vardır. Uyum sorunları olan ya da kaygı ve korku düzeyleri çok yüksek çocuklar, rehber öğretmenler sayesinde erken fark edilebilirse sorunları kemikleşip kişiliklerinde yer etmeden çözülebiliyor. Üstün çocuklar veya hiperaktif çocuklar da sorun yaratabiliyor ve bu çocuklarla nasıl ilgilenilmesi gerektiği konusunda öğretmeni bilinçlendirebilecek olanlar yine rehber öğretmenlerdir.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Rehber öğretmenlerin temel eğitimdeki yerinden
B) Sorunlu çocukların topluma kazandırılmasının öneminden
C) Üstün zekalı çocuklarla öteki çocukların aynı eğitime tabi tutulmasının yanlışlığından
D) Sınıf öğretmenlerinin rehberlik eğitimi alması gerektiğinden
E) Okullarımızda rehber öğretmenlere yeterince imkân tanınmadığından

12. Sanatçıların televizyonlara çıkıp olur olmaz tartışmalara girmesini doğru bulmuyorum. Peki yazarlar, şairler kendileriyle ilgili suçlamalara cevap vermesinler mi? Yahut güncel ülke sorunlarını tartışmasınlar mı? Elbette değil. Sanırım bunun da en şık ve en etkili yolu yine yazıyla yapılandır, bir yazarın elindeki en güçlü silah ile… Bir edebiyat adamının gerçek savunucusu, onun eserinden başkası değildir. Bugün okumaktan zevk ve heyecan duyduğumuz o eski edebiyat tartışmalarının, yersiz ve bayağı olduğunu kim söyleyebilir?
Bu parçada vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edebiyat adamlarının düşüncelerini yazı yoluyla aktarmaları gerektiği
B) Televizyonların edebiyat dünyasına daha çok ilgi göstermesi gerektiği
C) Ülke sorunları hakkında yazarların görüşlerinin alınması gerektiği
D) Tartışmayla bir sonuca varmanın mümkün olmadığı
E) Edebiyat adamının kendisiyle ilgili suçlamalara duyarsız kalmaması gerektiği

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yapım eki, eklendiği fiili isim yapmıştır?
A) Yaşlı bir adam kapının önünde bekliyordu.
B) Kimseye haber vermeden evden çıkıp gitmiş.
C) Salondaki gürültü gittikçe artıyordu.
D) Birtakım insanlara ne söyleseniz boş!
E) Sempozyuma, umulandan daha çok katılım oldu.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Senede bir iki defa kesinlikle ava giderlerdi.
B) Av sezonu dışında bu ormanda avlanmak yasaktır.
C) Yakından takip etmeye çalıştım ama tavşanı gözden kaybettim.
D) Eve elimiz boş dönmeyelim, diye balıkçıdan üç kilo balık aldık.
E) Balığa, böyle havalarda çıkmak gerektiğini söylerdi.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmalarla ilgili bir yazım yanlışı vardır?
A) Annesi TRT’de program yapımcısı olalı beş yıl olmuştu.
B) Program TV rehberinde belirtilen saatte yayımlanacak.
C) Yazıyı, AA’nın verdiği habere göre hazırladık.
D) UNESCO’nun 2007 yılını Mevlana yılı ilan etmesi, ülkemiz açısından gurur verici oldu.
E) TDK’nun çalışmaları sayesinde birçok yabancı kelimeye, Türkçe karşılık bulundu.

CEVAPLAR: 1.D, 2.A, 3.E , 4.B, 5.D, 6.C, 7.D, 8.E, 9.A, 10.D, 11.A, 12.A, 13.E, 14.C, 15.E

Yazdır

Yazar hakkında

admin

10 yorumlar

Yorum yap