EKPSS DENEME SINAVLARI Testler

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 24

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 24
1.(I) Sanatçının öykülerindeki anlatım üzerinde dururken renkler konusunu da ele almak gerekir. (II) Yazar, renklerin dilinden bir ressam kadar anlar ve onları konuşturur. (III) İnsanın ruhsal durumunu, onların yüzündeki renklerle anlatır. (IV) Bir öyküsünde, “Mavi mavi bakan delikanlının gözlerinde sevinç vardır, delikanlıya kızgın kızgın bakan ihtiyarların gözleri ise kırmızıdır.” der. (V) Kullandığı renklerle kahramanlarının hayata bakış açısını, zevklerini, duygularını da yansıtır. (VI) Eleştirmenler de yazarımızın bu özelliğinden dolayı onu “renklerin ustası” diye adlandırmıştır.
Bu parçada numalaranmış cümlelerden hangisi, kendinden önceki cümlede belirtilen yargıyı örneklendirmektedir?
A) II. B) III. C) IV. D)V. E) VI.

2. Aşağıdaki yargılardan hangisi kişisel düşünce içermemektedir?
A) Yakup Kadri, Yaban adlı romanında Milli Mücadele yıllarını okurun gözünde canlanacak şekilde yansıtır.
B) Yaban’ın Kiralık Konak romanına göre daha çok sevilmesinin sebebi konusunun çekiciliğidir.
C) Yakup Kadri, Kiralık Konak’ta üç neslin çatışmasını ve birbirleriyle olan ilişkisini anlatır.
D) Yakup Kadri’nin hikâyeleri de romanları gibi insanı derinden etkiler.
E) Yakup Kadri, eserleriyle Milli Mücadele yıllarına ayna tutmuş çok büyük bir romancıdır.

3. (I) Eleştirmen; ele aldığı eseri inceler, yazarının ne yapmak istediğini tespit edip bunda da ne kadar başarılı olduğunu araştırır. (II) Yazarın önceki eserleriyle ele aldığı eseri arasında o sanatçıyla başka sanatçılar arasında karşılaştırmalar yaparak düşündüklerini anlatır. (III) Yoksa eleştirmenin görevi yazara yol göstermek değildir. (IV) Ele aldığı eser başarılıysa neden başarılı olduğunu, değilse neden başarılı olmadığını kendince göstermeye çalışır. (V) Ama tutup da böyle eserler yerine, şöylelerini yazsın demeye başladı mı eleştirinin sınırlarından çıkıp akıl hocalığına başlamış olur.
Bu parçada yazar, numaralanmış cümlelerin hangilerinde, eleştirmenin neler yapmaması gerektiğinden söz etmektedir?
A) I. ve II.
B) II. ve III.
C) III. ve IV.
D) III. ve V.
E) IV. ve V.

4. “Aynalar ve Renkler” sanatçının hayata ayna tuttuğu son romanı. Romanın dili sağlam, akıcı. Üslubu gayet tatlı. Okurken sıkılmıyor, ondan bıkmıyorsunuz. Daha ilk sayfada vuruluyorsunuz kitaba. Sayfalar hızlı çevriliyor, çünkü cümleler kısa ve özlü. Yer yer öykü tadı alıyorsunuz. Okurken doyumsuz bir tat aldım. Kitabın birçok cümlesi birer dize olacak nitelikte. Yazarın şiire verdiği yoğun emeği romana da verdiğini hatta romanına şiirini yansıttığını gördüm. Bundan böyle okuyucuları, ondan böyle romanlar isteyecektir. Şiir diliyle yazılan roman, öykü, deneme daha bir tat veriyor sanki.
Bu parçada, sözü edilen eserle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Şiirsel bir anlatımının olduğuna
B) Okuru kısa sürede kendisine bağladığına
C) Çok çaba harcanarak oluşturulduğuna
D) Okuru sıkmayan pürüzsüz bir dili olduğuna
E) Özgün yapısıyla benzerleri arasında öne çıktığına

5. Roman da yazıyorum, ama öykücülük benim için ayrı bir önem taşıyor. Okuyucuyla tanışmam ve onlarla kaynaşmam, dergilerde çıkan öykülerim aracılığıyla olmuştur. Bu öyküleri daha iyiye götürmek için sabırla, titizlikle çalıştım. Her yazdığımı beğenmedim, yazdıklarımın çok azını beğendim. Bu tutumum sonunda, kendi öykü çizgimi oluşturdum. Eleştirilere hep dikkat ettim, okuyucunun değerlendirmelerine önem verdim. Hatta sadece benim yazdıklarımı okuyan okuyucularım var. Onlara saygımdan dolayı yazdığım öykünün benim içime sinmesi gerekiyor.
Bu parçada kendisinden böyle söz eden yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Öykülerini oluştururken özenli davrandığı
B) Eleştirilere her zaman açık olduğu
C) Öykülerinin özgün bir nitelik taşıdığı
D) Öykülerinin romanlarından daha çok beğenildiği
E) Kendi okuyucu kitlesini oluşturduğu

6. Yahya Kemal, şiirleriyle genç kuşağa tarih bilinci kazandırırken şiirlerinde kullandığı kelimelerin uyumundan doğan müzikalite ile bize Divan şiirinin hatırlatmaktadır. Divan şiirinin nazım biçimlerini yepyeni konularla kullanan Yahya Kemal’in anıları; bu büyük şairin, yabancı bir ülkede kendi özüne nasıl döndüğünü, bunun için hangi aşamalardan geçtiğini göstermesi açısından önemlidir. Ayrıntılı ve nesnel bir biçimde yazdığı anıları sayesinde onun biyografisini, tarihe ve dile bakışını, şiir hakkındaki düşüncelerini öğreniyoruz.
Bu parçadan Yahya Kemal’le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Şiirlerinde ahenkli bir anlatımın olduğuna
B) Anılarını, tarafsız bir gözle ve detaylı bir şekilde yazdığına
C) Şiir anlayışını oluştururken tarih zenginliğimizden etkilendiğine
D) Anılarında yaşam serüvenini ve sanat anlayışını yansıttığına
E) Şiirlerinin biçim yönüyle eski, içerik yönüyle yeni bir nitelik taşıdığına

7. Fırsat buldukça günümüzde çıkarılan edebiyat dergilerine bakıyorum. Fakat çoğunda işe yarar bir yazı bulamıyorum. Bir sorunun enine boyuna irdelendiğini göremiyorum ve araştırma ürünü yazılarla karşılaşamadığım için üzülüyorum. Bu dergilerde bir yalınkatlıktır gidiyor. Tutarsız ve ayırt edici özelliği olmayan fikirler, bu yazıların temel özelliği. Elbette bunun birçok sebebi var ama ben bunların başında, dergicilerin aykırı yazılar yayımlama uğruna düşünce derinliği olmayan yazılara yer verme isteklerinin yattığını görüyorum.
Bu parçada sözü edilen dergilerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Okurların beklentilerinin dikkate alındığına
B) Yazılarının birbiriyle çelişen düşünceler içerdiğine
C) Tekdüze bir havasının olduğuna
D) Düşünce yoğunluğu olmayan yazılar yayımlandığına
E) Nitelikli yazılara yer verilmediğine

8. Gerçekçi öykü, insan yaşamının, detaylı bir gözlem ve sürükleyici bir dille anlatıldığı öyküdür. Bu öykülerde çevrenin tanıtılmasına, kişilerin özelliklerinin aslına uygun olmasına önem verilir. Kahramanların konuşmalarının, kişisel özelliklerine uygun olmasına dikkat edilir. Belli bir fikri okuyucuya ulaştırma amacının güdülmediği bu hikâyelerde yazar, hikâyeyi kişiliğinin değil, olayların oluşturmasını ister. Ancak bu, yazarın bütün bütün öyküden çekilmesi anlamına gelmez. O, bir şekilde okura fark ettirmeden sızıverir öykünün içine.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, gerçekçi öykünün bir özelliği değildir?
A) Kişileri gerçeğe uygun bir şekilde yansıttığına
B) Karakterleri, konuştukların dile uyum içinde verme
C) Bütünüyle yazarının yorumuyla şekillenme
D) Bir fikri iletme kaygısı taşımama
E) Akıcı bir anlatıma sahip olma

9. Şairlerde, diğer insanlarda görülmeyen kurma gücü, duyarlık ve duygu üstünlüğü vardır. Şiir, gerçekliğin aynen taklidine o kadar karşıdır ki hep bir yenilik ister. Gerçek bir şiirde, sözcüklerin bir araya gelişinde öyle bir giz vardır ki anlayamadığınız sihirli bir uyum sizi kendine çeker. Bu yüzden sanat eserinde değişen, içerik değil, hep söyleyiştir. Bir sanat eseriyle karşılaşan kişi de biçimdeki şaşırtan sihirle gerçekliğin kendini daraltan zorunluluklarından kurtulur.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Şairlerdeki kurgulama yeteneğinin diğer insanlarda olmadığı
B) Şiirin hep özgünlük peşinde olduğu
C) Yetkin şiirlerin, insanda etki bırakan özelliklerinin olduğu
D) Şiirde, anlatım değişirken anlatılanların değişmediği
E) Şiirde gerçeklerin hiçbir şekilde yer almadığı

10. Onun öyküleri, gözlem gücünü gözlemden ve gerçeklerin süsten uzak bir dille yansıtılmasından alıyordu. Yansıtılan gerçek de köylülerin çalkantılı hayatlarıydı. Yazar, tanıdığı, öykülerini dinlediği kişileri olduğu gibi anlatıyordu. Yaptığı tek şey, anlattığı olaya toplumsal bir yorum getirmeye çalışmaktı. İyi bir anlatıcı oluşu, konuşur gibi yazması da başarısını pekiştirmekteydi.
Yukarıdaki paragrafta öykücüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Yapıtlarında gördüklerini anlatmaktadır.
B) Yalın bir dil kullanmaktadır.
C) Eserlerinde gerçeklerden yola çıkmaktadır.
D) Ele aldığı konularda toplumsal bir yön vardır.
E) Başarısında üslubunun etkisi yoktur.

11. Gazete röportajlarında bolca zamanımız vardır. Söyleyişe havadan sudan konuşarak başlayıp uzun uzun sohbet edebilirsiniz. Kızgınlık, kırgınlık süreçlerinde mola verebilir, araya pembe renkli sorular koyabilirsiniz. Söyleşi sonrasında soru cevap sırasını ve içeriğini değiştirebilirsiniz. Ancak televizyondaki canlı yayında bunların hiçbirini yapmanız mümkün değildir. Zamanı çok iyi kullanmanız gerekir. Sorularınızın sırasına, nasıl bir ses tonu ile hangi sözcükleri seçerek soru soracağınıza dikkat etmeniz gerekir. Televizyondaki söyleşilerin, tekrarlamalara, uzun süren suskunluklara tahammülü yoktur.
Bu parçanın anlatımında aşağıda verilenlerin hangisi ağır basmaktadır?
A) Tanık gösterme
B) Karşılaştırma
C) Tanımlama
D) Örneklendirme
E) Benzetme

12. Bu yörede duyulan, yalnızca yörük keçilerinin çan, dağ keçilerinin ayak sesleri değildir. Kendilerine yol açma konusunda usta olan çağlayanların sesleri de sarp kayalıklarda yankılanır. Çağlayanlara giden yol, kurumuş dere yataklarından, dar patikalardan, çam ormanlarından geçer. Orman yolu birdenbire bir kayalığın önünde sona erer. Havada uçuşan su tanecikleri, güneşin yakıcılığını ve üzerinizi kaplayan tozu size unutturur. Adeta bir masal dünyasında dolaşıyor gibi hissedersiniz kendinizi.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Betimleyici ögelere yer verilmiştir.
B) Tartışmacı anlatıma yer verilmiştir.
C) Benzetmeye başvurulmuştur.
D) Farklı duyulardan yararlanılmıştır.
E) Anlatıma duygular katılmıştır.

13. Yorgunsunuz ya da keyfiniz yok (I) rahatlamaya ihtiyacınız var. Farklı bir yol önerelim size (II) Bir yemek kitabını karıştırın (III) resimlerine bakın ve iki kişilik ya da kalabalık sofralar için (IV) planlar yapın(V)
Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine herhangi bir noktalama işareti getirilmez?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A) Eğitim fakültesinin boş kontenjanlarına öğrenci alınacağı belirtildi.
B) Abimin hastalığı günden güne artınca onu yoğun bakım ünitesine bağladılar.
C) Derslerine zamanında çalışmadığın için başarısız olmana şaşmamalı.
D) Televizyondaki sipiker yayının birazdan devam edeceğini duyurdu.
E) Yeni aldığım eski arabayla bu dar patikalardan geçerken oldukça zorlandım.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ses düşmesine yer verilmemiştir?
A) Önümüzdeki çarşamba Hakkari’ye gidecekler.
B) Trafik kazasında paketçinin taşıdığı yemeklere yolun ortasına savrulmuştu.
C) Bu hafta da tiyatro salonundan aynı oyun oynanacakmış.
D) Çocuk minicik elleriyle babasına tutunmaya çalışıyordu.
E) Çarpmanın etkisiyle geminin burnu oldukça hasar görmüş.

CEVAPLAR: 1.C, 2.C, 3.D, 4.E, 5.D, 6.C, 7.A, 8.C, 9.E, 10.E, 11.B, 12.B, 13.D, 14.D, 15.A

Yazdır

Yazar hakkında

admin

11 yorumlar

Yorum yap