EKPSS DENEME SINAVLARI Testler

EKPSS LİSANS TÜRKÇE DENEME SINAVI 34

1.Ne tuhaf hâlleri oluyor şu sanat adamlarının! Çevrelerindekilerin hepsi kendilerine ilgi göstersin istiyorlar, gene de kalkıp çevresindekilere yukarıdan bakıyorlar.
Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çevredeki kalabalıktan rahatsız olmak
B) İletişim sorunu yaşamak
C) Etrafındaki insanları küçümsemek
D) Yalnız yaşamaktan mutlu olmak
E) Sıkılgan bir kişiliği olmak

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı düşünce değişik sözlerle yinelenmiştir?
A) Edebiyat metinlerde söyleyişe konudan daha fazla önem veren yazarlar, çoğu zaman biçemi, içeriğin önüne geçirirler.
B) Yazınsal metinlerde yazarın bulunduğu ortamın, yaşadığı dönemin izlerini görmek mümkündür.
C) İyi bir öykücü olmak için yazarlar işe öykünme ile başlamışlar, sonrasında kendi yollarında gitmişlerdir.
D) Öykünün edebiyatımızda yeni bir tür olmadığını, Halk edebiyatında anlatılagelen hikayelerin öykünün hazırlayıcısı olduğunu söyleyebiliriz.
E) Türk şiiri ustalarından Yahya Kemal, şiirin biçimine çok önem vermiş, “Dize haysiyetimdir.” demiştir.

3.(I) Bugün ısmarlama şiir yazabilen şair yoktur demiyorum, var. (II) Belki eskisinden daha çok var. (III) Ama ısmarlamacı şairlerin yazdıklarına yeni şiir diyemiyoruz. (IV) Günümüzün büyük şairleri, gerçek şairleri, ısmarlanamayacak şiirler yazıyorlar. (V) O şiirleri okuyunca da ısmarlama şiirle olan farkı net olarak görebiliyoruz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra “Çünkü ısmarlama şiir, yeni şiire özgü niteliklere sahip olmayan bir şiirdir.” cümlesinin getirilmesi uygundur?
A) I.     B) II.     C) IIII.     D) IV.       E) V.

4. (I) Cahit Sıtkı, ilk şiir kitabı Ömrümde Sükût’u 1933 yılında çıkarmıştı. (II) Usta şair, bu ilk kitabında şiir diline kendine özgü güzellikler katmıştı. (III) Şiirleri, okuyanları duygusal etki alanına çekiyordu. (IV) Biçim olarak yakaladığı başarılı çizgiye ritmi de eklemişti. (V) Şiir kitabı elden ele dolaşıyor, büyük bir beğeni topluyordu.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde nesnellik söz konusudur?
A) I.     B) II.     C) III.    D) IV.    E) V.

5. Şair ki kimi zaman açgözlüdür. Sınır tanımaz bir cesaretle bütün bir şiir dünyasını işgale kalkışır. Bütün iyi şiirlerin kendisinden doğduğunu ve dahası, muhtemel bütün iyi şiirleri yalnız kendisinin yazabileceğini söyler. Kendisinden sonra iyi şiirin ortadan kalkacağı iddiasındadır. Kimseyi beğenmez, kimsede azıcık bir şairlik değeri bulmaz, bu bakımdan kimseye iltifat etmezler. İltifatı, teşekkürü, onurlandırmayı hep başkalarından beklerler. Daima önde, ilk sırada gözükmek ister. Şiir antolojilerinden; başka isimlerle, diğer imzalarla bir arada bulunmaktan, onlarla aynı sayfaları paylaşmış olmaktan nefret ederler.
Bu parçada sözü edilen şairlerle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şiire olan ilginin artmasına engel oldukları
B) Öteki şairlerle anlaşmada uyum sorunu yaşadıkları
C) Şiirin, sosyal yaşamın içinden çekilmesinde paylarının olduğu
D) Kendini beğenen ve başka şairleri kabul etmeyen bir kişiliğe sahip oldukları
E) Günlük yaşamı çok yakından takip ettikleri

6. (I)Şiir üzerine yapılan tartışmalar, ara vermeden sürüp gidiyor. (II) Bu tartışmalar bir bakıma çok yararlı. (III) Bir okur veya yazar olarak tartışmanın hangi yanında durduğumuzu anlamamızı ve tartışmanın içinde yer almak için eksikliklerimizi gidermek adına araştırma yapmamızı sağlıyor. (IV) Şiiri sevmiyoruz demiyorum, elbette ki seviyoruz. (V) Ama sevdiğimizin ne olduğunu, yani şiiri pek bilmiyoruz. (VI) Bilmediğimiz bir şeyde tartışmacı olmaktan, şiir hakkında savlar ileri sürmekten de geri kalmıyoruz.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E)VI.

7. Halkın ağzındaki sözcüklerin gücünü göremiyoruz. Çünkü orta malı olarak kullanıla kullanıla bu sözcükler ayağa düşmüş, bayağılaşmış. Nice değerli sözler, güzel benzetmeler vardır ki halkın ağzına düştükten sonra, zamanla renkleri solmuştur. Lügatleri açtığınızda bu türden yüzlerce sözcükle karşılaşırsınız.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Halkın, dilin kıymetini bilmediği
B) Günlük dile düşen sözcüklerin zamanla asıl değerini kaybettiği
C) Anlamlarını yitiren sözcüklerin dilden çıkarılması gerektiği
D) İnsanların, dili bilinçli bir şekilde kullanmadığı
E) Halkın konuşma dilini güçlendirmek için çalışmalar yapmak gerektiği

8. Şüphe yok ki şiir, insanın hangi yolda yürüyeceğini gösterebilecek bir etkinlik görevini yüklenemez. Onun yüklendiği, yalnızca insanın kendi olmayı önemsemesidir. Kendi olmayı önemsemeyen insan, dünyadaki yerini alma onuruna da kavuşamaz. İnsanın kendisi olmayı önemsemesi ancak kendisi hakkında bir bilgi, bir bilinç elde etmesiyle mümkün olur. Bu bilgiyi, bu bilinç ve kavrayışı elde etmenin yolu, insan hayatında şiire gereken yeri vermekten geçer. Bu yeri verdiğimizde şiir asıl işlevine dönecek ve insan kendi olmayı önemseyecektir.
Bu parçada şiirle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Günlük yaşamın bir kılavuzu olduğu
B) Bir bilgi birikimi gerektirmeden okunabileceği
C) İnsanın kendi öneminin farkına varmasını sağladığı
D) Her okura ayrı bir yorum olanağı sağladığı
E) Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu

9. Günümüz şairleri aşk şiiri yazmıyor. Bilirim aşk şiiri yazmanın kolay olmadığını. Bu konu ki yüzyıllar boyunca işlenmiş, hangi bahçeye bir bülbül gelmişse onu söylemiş. Günümüzün şairleri ise ciddi insanlar… Biraz da bıraksınlar ciddiliği de uysunlar eskilere, bizi aşk şiirlerinden yoksun koymasınlar. Biz ne de olsa aşkı duyuyoruz, âşık oluyoruz. Günümüzün delikanlıları aşk şiiri arıyorlar, bulamayınca boyunları bükülüyor.
Bu parçada şairler hangi açıdan eleştiriliyor?
A) Şiire bir yenilik getirememeleri
B) Aşk şiiri yazmamaları
C) Toplumsal sorunlara ağırlık vermeleri
D) Gençleri anlamakta güçlük çektiği bir dil kullanmaları
E) Bireysel temalı şiir yazmayı küçümsemeleri

10. Bir zamanlar kitaplarını okuduğumuz, çok satan kitapların yazarlarının çoğu hayatta; ama . . . Eskisi gibi kitaplarını basıp dağıtanları yok. Kendileri pazarlayabildikleri için kimileri kitap çıkarmayı sürdürüyor, ama kitaplarında üretim değil tekrar var; düşünme değil ezber var. Bu yazarlar, kendilerine olan aşırı güvenleri nedeniyle gelişmeleri takip etmediler ve yeni edebiyatın dışında kaldılar. Eserleri ile kalıcılığı sağlayamadıkları için de edebiyat dünyasından silinip gittiler.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) yeni eser vermek yerine yazı ticaretini tercih ediyorlar
B) genç yazarlar tarafından keşfedilmeyi boşu boşuna bekliyorlar
C) kalıcılığı yakaladıkları için yeni ve özgün eserlerine çok önem veriyorlar
D) söyleyecek sözleri kalmadığından bir senteze ulaşamadıklarından üretimleri yok
E) son aylarda kararsızlıktan kurtulup yeni yeni eserler veriyorlar

11. Yazları bizden uzaklaşan ruhumuzu, güzün geri istiyoruz. O uzun tatil için bize teşekkür etmesini, gövdemize sığınmasını, minnet duymasını bekliyoruz. Anlamak çoğu zaman uzun sürer, bu kez de öyle oldu, insanın sahibinin eylül olduğunu yeni yeni anlıyorum. İstediğiniz kadar yaza soyunun, sözleriniz sonuna kadar çıplak kalsın, insan en çok eylülde açığa çıkıyor, çünkü insan en çok güzle birlikte içine dönüyor. İçine dönenin açığa çıkması… Eylül, insanı ruhuyla baş başa bırakıp kendisine getiriyor. O yüzden …
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) güz aylarını da emanet bir eşya gibi taşırız üstümüzde
B) yaz, ruhumuzla bedenimiz arasına sıcak günleri sokuyor
C) insan, kendisini yaz aylarında kış mevsimine hazırlıyor
D) insan, eylülde, ruhuyla buluşup kendisine ait oluyor
E) bir yılın yorgunluğu yaz aylarında üzerimizden kalkıyor

12. Mehmet Fuat’ın 1960’larda yayımladığı şiir yıllıkları kendine özgü bir tutumu yansıtıyordu. (II) Bu yıllıklar, nesnel kalmayı gözden uzak tutmamıştı. (III) Ama söz konusu yıllıkların hazırlayıcısı Mehmet Fuat bu yıllıkların nesnel değil öznel olduğunu vurgulamayı da unutmamıştır. (IV) Yıllardır öykünün can damarını yakalamak isteyenler öykü yıllıklarını izlediler. (V) Mehmet Fuat’ın, hazırladığı yıllıkları yararlılıktan ayrı düşünmediği de göz önünde tutulmalı. (V) Mehmet Fuat’ın şiir yıllarının taşıdığı kişisellik, niteliğin hep daha yukarıda belirlenmesini sağlamıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

13. (I) Sorun “az kelimeyle” , “edebiyat yapmadan” anlatmaksa, şu halde kullandığın o “az kelime”yi çok iyi seçeceksin. (II) İyi seçeceksin ki, okur, okuduğu kadarıyla, senin yazmaya gerek görmediğini içinde duysun, yaşasın. (III)  Tabii bir de “sıralama” var burada: (IV) Her şey birbirini öyle bir biçimde izleyecek ki zaten o sıralama neler olduğunu anlatacak. (V) Başka bir söyleyişle, yapı kendisi konuşacak.
Yukarıda numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I.cümlede Birden çok sıfat tamlaması vardır.
B) II. cümlede hem edat hem bağlaç kullanılmıştır.
C) III. cümlede hem fiilden isim hem de isimden fiil yapım eki almış sözcük vardır.
D) IV. cümlede farklı türden zamirlere yer verilmiştir.
E) V. cümlede yüklem edilgen bir fiildir. 

14.Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, birden çok yapım eki almıştır?
A) Konferans salonunu nitelikli bir dinleyici kitlesi doldurmuştu.
B) Konuşmacı, konuyu önceden hazırlamalıdır.
C) Şehir dışından gelen misafirlere yemek verildi.
D) Nutukçunun amacı dinleyicileri coşturmak olmalı.
E) Günler süren bir yolculuktan sonra hamama girmek şart oldu.

15. Aşağıdaki dizelerden hangisi öge dizilişine göre diğerlerinden farklıdır?
A) Sensiz adı olmaz yurdun, yuvanın
B) Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonlardan
C) Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna
D) Hâlâ o güven sevinciyle uçmakta gönlüm
E) Sen ve ben, göz yaşıyla ıslanmış hamurdanız

CEVAPLAR: 1.C, 2.A, 3.C, 4.A, 5.D, 6.C, 7. B, 8.C, 9.B, 10.D, 11.D, 12.C, 13.E, 14.E, 15.E

Yazdır

Yazar hakkında

admin

7 yorumlar

Yorum yap